logo yeni

calisanlar2 copy

Danıştay'da Ünvan Değişikliği Sınavlarının İptali Emsal

Çok
6 yıl 10 ay önce #3219 Yazan: jayjay
-6-

Kariyer ilkesinde: ??yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlamaktır? amacı hedeflenmektedir.

Benim de almış olduğum teknik eğitim-öğretim neticesinde, kamu yararına uygun olarak Teknik Hizmetler Sınıfında değerlendirilme talebimin, Kamu Yararına hizmet ettiği açıktır. Ancak iptali istenen Madde hükmü, kamu yararına hizmet etmekten uzak olup, aksine atanma talebimin ?yürürlükte bulunan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği? gerekçesine dayandırılarak reddedilmesi, almış olduğum eğitim-öğretim neticesindeki birikimlerimi Kamu yararına kullanma istek ve azmimi de zedelemektedir.

Liyakat ilkesinde ise, ??ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılma? amacı güdülmektedir. Ancak İdare tarafından uygulanmakta olan ?Unvan Değişikliği Sınavı?, bu amaç ve güvenliğe de aykırılık oluşturmaktadır. Karayolları Genel Müdürlüğünde ?boş kadro? bulunmasına karşın; davalı İdare, kanunun öngördüğü şekilde kadro değişikliğimi yapması gerekirken, ?İnşaat Teknikeri? boş kadrosunu doldurmak üzere yasal olmayan sınavı dahi açmamaktadır (EKLER-11, 12, 13). Kaldı ki bu tür bir sınavın yapılması şartının Yasada açıkça ifade edilmesinden geçtiğine kuşku bulunmamalıdır.

6.madde: ?Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar?amir hükmünü içermektedir. Devlet memurlarının kadro değiştirme hakları bulunduğu ve bu hakkın kullanılabilmesi için?Unvan Değişikliği Sınavı?na 657 S.K hükümlerinde yer verilmediği açık iken, İdare tarafından ?yönetmelik? ile Yasaya aykırı ve Yasada bulunmayan, dava konusu Ek 3.madde ile getirilmiş bulunan ?Unvan Değişikliği Sınavı?na girmem gerektiği hususu,6.maddeye de aykırıdır. Çünkü 6.madde açık bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına bağlı kalmak ve sadakatla uygulamayı emretmektedir. Yasanın bana yüklememiş olduğu bir uygulamayı,yönetmelik ile yükleyen İdarenin, bu işleminin hukuka aykırılığına şüphe bulunmamaktadır.

7.madde: ? Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayrım yapamazlar?? davalı kurumumun; Aynı hukuksal atanma koşullarını taşıdığım M.T ve B.Y adlı memur arkadaşlarımın kadro değişikliğini yapıp, benim kadro değişikliğimi gerçekleştirmemesi; kadro değişikliği yapılan arkadaşlarımın yararını benim ise zararımı hedef tutan bir davranıştır.

Ayrıca, yükseköğrenimli olduğum halde, beni gişe memuru olarak gişede çalıştırıp; ortaöğrenimli gişe memurlarını İstasyon Amiri ve Sorumlusu olarak üstümde çalıştırması, üstelikte; bu kişilerden: H.O, N.I, A.M, N.Ş ve R.S adlı beş arkadaşımdan, adları sayılan ilk dört kişisinin, aynı ??..Sen üyesi bulunması, siyasi ayrımcılıktır. Davalı kurumumun bu türden eylem serbestliği ise, davalı Başbakanlıkça yürürlüğe konulan dava konusu Ek 3.maddeye dayanmakta olup; Ek Madde 3 ise, neden olduğu sonuçları itibari ile 7.maddenin işleyişine aykırılık oluşturmaktadır.

18.madde: ?Kanunlarda yazılı haller dışında Devlet memurunun memurluğuna son verilemez, aylık ve başka hakları ellerinden alınamaz? ifadesi ile Devlet memurlarının iş güvenlikleri ve özlük hakları güvence altına alınmıştır. Tekniker kadrosuna atamamın gerçekleşmesi halinde özlük haklarımda ve maaşımda bir iyileşmenin olacağı kuşkusuzdur. Ancak, İdare tarafından atamamın gerçekleştirilmemesi, yürürlükteki mevzuat gereği ?Unvan Değişikliği Sınavı? şartına bağlanması, Yasaya aykırılık oluşturduğu gibi özlük haklarıma karşı yapılan bu müdahalenin yasal bir dayanağı da yoktur. ?Kanunlarda yazılı haller dışında? bir sınava tabi tutulmam, açık şekilde hukuka aykırıdır.

33.madde: ?Kadrosuz memur çalıştırılamaz? amir hükmüne karşın; davalı İdare, bazı görevleri? Bazı devlet memurlarına asli kadroları dışında yaptırmaktadır. Davalı İdarenin, üst öğrenimli kişiler bulunmasına karşın, bazı görevlendirmeleri diğer bazı alt öğrenimli personele yaptırmasında bir kamu yararından bahsetmek olanaksızdır. İstasyon Amiri ve Sorumlusu adlı görevler ortaöğretimli gişe memurlarına yaptırılmakta olup, bu görevlerin belirtildiği isimlerde bir kadro unvanı, Karayolları Özel Yönetmeliğinde bulunmamaktadır. Kaldı ki, İstasyon Amiri veya Sorumlusu adlı görevler yaptırılacaksa da, bu görevler için; atanılacak kadroların olması gereken karşılığı, davalı kurumun yönetmeliğinde Şef ya da Büro Şefi olarak yer almaktadır. Bu üst görevlere de ancak, benim de diplomasına sahip bulunduğum, ??En az 2 yıl süreli Eğitim veren Yükseköğrenime?? sahip olanların getirilebileceği, yönetmelikte açık bir şekilde belirtilmiştir[6](EK-9). Üst öğrenimli kişilerin, kamu yararı açısından daha verimli olacakları birimler emrine atanmaları konusunda yargı kararları bulunmasına karşın, İdare tarafından dikkate bile alınmamaktadır. Böylece davalı İdare, bir yandan yargı kararlarını görmezden gelirken, diğer yandan da ?Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğini? öne sürerek talepleri reddettiği, kendi Özel Yönetmeliğine dahi uymamakta kendi koyduğu kuralları çiğnemektedir.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 10 ay önce #3220 Yazan: jayjay
-7-

Davalı idare, Gişe Memuru kadrosunda bulundukları halde; ?..Otoyol Bakım İşletme Şefliğinde: Santral Memuru ve Daktilograf kadrosunda bazı Gişe Memurlarını çalıştırmaktadır[7]. Hal böyle iken, davalı İdare, Yasanın bana vermiş olduğu kadro değişikliği talebime; yasal olmayan mevzuat hükümlerini (Unvan Değişikliği Sınavı) ya da gişe memuru yetersizliğini vs. gerekçe göstererek ret cevabı verirken, örneği yukarıda gösterildiği üzere, asli kadrosu dışında, anılan görevlerde ?Kadrosuz memur çalıştırmaktadır.?

36.madde: Tesis Edilen Sınıfları göstermiş olup, ?Tekniker? Teknik Hizmetler Sınıfında sayılmıştır. İdare Tekniker olarak intibakımı gerçekleştirmiş, kadro değişikliğimi ise 1997 yılından beri ısrarla gerçekleştirmemektedir. 36.madde de veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda veya başkaca hiçbir Kanunda yer almayan ?Unvan Değişikliği Sınavı? gerekçesi ile talebimin reddedilmesinin hukukla bağdaşmadığı açıktır. İdarenin tekniker olarak intibakımı gerçekleştirirken, yasal davrandığı konusunda bir şüphe bulunmamakla birlikte, kadro değişikliği talebimde aynı şeyden bahsetmek olanaksızdır. Davaya konu EK 3.madde hükümlerine dayanılarak çıkarılan Genel Yönetmelik(EK-8) ve Karayolları Özel Yönetmeliğinin(EK-9) değişik hükümleri, Yasanın öngörüsünden uzak olup, Yasa ile bir arada değerlendirilmesi ve ilişkilendirilmesi imkânsızdır. 36.madde gereği Teknik Hizmetler Sınıfında sayılmam için, tekniker görevini fiilen yapmam şartı yeterli görülmüştür. Bu şartın yerine getirilmesi için İdare tarafından, Yasal olmayan Unvan Değişikliği Sınavına tabi tutulmamın izahı mümkün değildir. Çünkü, Yasa fiilen görevlendirme için sınav şartının değil, kadro ve hizmet gereklerinin esas alınması gerektiğine hükmetmiştir.

45.madde: ?Hiçbir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz? Şeklinde, Kanun Koyucu tarafından düzenlenmiştir. Kanunun bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, memurların özlük haklarından olan atanma hakkı ve atanma şartları arasında ?Unvan Değişikliği Sınavı? sayılmamış olup, kamu yararı açısından memurların en yüksek verimde olacakları birimler emrinde görevlendirilmesine ve kadro durumunun dikkate alınmasına hükmedildiği görülmektedir.

Yasa tarafından halen memur olarak görev yapan memurların, bitirmiş oldukları üst öğrenime uygun sınıfta değerlendirilmeleri konusunda, ?Unvan Değişikliği Sınavı? öngörülmemiştir. Özlük haklarına Kanun tarafından müdahale edilebileceği gerçeğinden hareketle, Kanunun kadro değişikliği hükümleri arasında bulunmayan, ?Unvan Değişikliği Sınavı? hükümleri ile Kanunun hükümleri kısıtlanmış, atanma konusunda özlük haklarına Yönetmelik ile müdahale edilmiştir. Dolayısıyla, 657 S.K?un 71. madde hükmü ile ?Hizmet Sınıfı? değiştirme hakkı; Yönetmelik ile ?Unvan Değişikliği Sınavı? şartına bağlanarak engellenmiş olup, aynı üst öğrenimden dolayı ?Tekniker? olarak intibakımın yapılmasına ve boş ??İnşaat Teknikerliği?? kadrosu bulunmasına rağmen, 45.maddeye aykırı olarak ?sınıfımın dışında? çalışmaya zorlanmaktayım (EKLER-11, 12, 13).

71.madde: Bir Sınıftan Başka Bir Sınıfa Geçme başlıklı olan bu madde, memurların sınıf değiştirme haklarının bulunduğunu açık şekilde ifade etmektedir. ??Bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu Kanunda veya kuruluş kanunlarında belirtilen niteliklere sahip olmaları şarttır? denilerek, akabinde, ?...Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve ünvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler?? hükmü gereği atamanın ne şekilde yapılacağı belirtilmiş, Hizmet Sınıfı değişikliklerinin Kanuna dayanması gerektiği ifade edilmiştir. ??bu Kanunda veya kuruluş kanunlarında ? ise bu değişiklik için ?Unvan Değişikliği Sınavı? şartı olmadığı görülmektedir. Anayasa tarafından Bakanlar Kuruluna yönetmelik çıkarma görev ve yetkisi verilmiş ancak bu yetki sınırsız bir yetki olmayıp, ??kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla?? amir hükmü ile yönetmelikler konusunda kesin bir sınır çizilmiştir.

Yapılan yönetmelik değişikliği ile 657 S.K?un 71.madde hükümleri ?Unvan Değişikliği Sınavı? sonucuna bağlanarak, Kanun maddesine müdahalede bulunulmuş ve Yasanın işlerliğine kısıtlama getirilmiştir. Aynı zamanda Yasanın işlerliği kısıtlandığı gibi, atamanın gerçekleştirilebilmesi için ??bu Kanunda veya kuruluş kanunlarında? bulunmayan yeni bir düzenleme getirilerek Kanun maddesinin kapsamı genişletilmiştir.

Yönetmelikler ile Yasa maddelerinin kısıtlanması, genişletilmesi mümkün olmadığı açık iken, dava konusu Ek 3.madde doğrultusunda getirilmiş olan düzenlemeler, yönetmelikler konusundaki yetki sınırlamasını ortadan kaldırmaktadır. Zira yönetmelikler Normlar Hiyerarşisinde Anayasa, Yasa ve Tüzükten sonra gelen düzenlemelerdir. Alt norm olan yönetmelik ile üst norm olan Yasanın uygulamasının sınırlandırılması ve Yasada bulunmayan yeni bir ?Atama usulü? getirilmesi, bir Hukuk Devletinde mümkün değildir. Ancak dava konusu Yönetmelik hükmü ile ?Unvan Değişikliği Sınavı? adı altında yeni bir atama usulü getirilmiştir.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 10 ay önce #3221 Yazan: jayjay
-8-

74.madde: Yasa maddesine göre memurların, ??bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibarıyla girebilecekleri sınıftan bir kadroya nakilleri mümkündür?.Yasa maddesinin bütün olarak incelenmesinden de görüldüğü üzere, bu nakillerde kadro dereceleri ön planda tutulmaktadır. Daha alt kadro derecesine atama yapılması için, ??memurların isteği de şarttır? denilerek, memurların hak kaybına uğramamaları için bir teminat ve rıza şartı konulmuştur. Gerek 657 sayılı Kanunun bütünü ve gerekse 74.maddeden de görüleceği üzere, memurların hak kaybına uğramamaları konusunda Yasa Koyucu çeşitli hassasiyetler sergilemiştir. Anayasamız ve 657 Sayılı Kanun, Sosyal ve Ekonomik haklar konusunda çalışanlar açısından hak kaybına uğramamaları için düzenlemeler içermekte iken; alt bir norm olan yönetmelik ile memurların özlük haklarının iyileşmesi amacıyla yaptıkları üst öğrenim ve bunun bir sonucu olarak kamu yararı açısından daha verimli olacakları birimler emrine atanma talepleri, yasal bir dayanağı bulunmayan ?Unvan Değişikliği Sınavı? adı altında bir sınava girmeleri konusunda, idare tarafından mecbur bırakılarak reddedilmektedir.

92.madde: ??memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler,? 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir eşit derecedeki kadrolara atanabilirler? şeklinde ifade edilmiş olan bu Yasa maddesi, 28 Temmuz 2009 tarihli Devlet Personel Başkanlığı Genel Tebliğinde de yer almaktadır. Ancak ne Yasa maddesinde ne de dava konusu Ek 3.maddenin yürürlüğe giriş tarihinden sonra yayımlanmış olan Genel Tebliğde, Unvan Değişikliği Sınavından bahsedilmemekte, buna bir atıfta da bulunulmamaktadır.

657 S.K?un 71.Madde Hükmünde ise yine herhangi bir sınav öngörülmemektedir. Aynı şekilde 657 S.K bütün olarak incelendiğinde de kadro değişikliği için ?Unvan Değişikliği Sınavı? şartına göre değil, kadro durumu ve hizmet gereklerine göre değerlendirmelerin yapılması öngörülmektedir.

Yine 92/b maddesinde ifade edildiği üzere ??boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler? hükmü gereğince boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak şartı getirilmiştir. İdarenin boş kadrosunun bulunduğu ve benim de Teknik Hizmetler Sınıfında değerlendirilme konusunda gerekli nitelikleri taşıdığım halde, İdare tarafından ?yasanın öngörmediği Unvan Değişikliği Sınavına? girmeye zorlanmamın, yasa ve hukuk ile bağdaşmadığı açıktır.

Davanın muhataplarından biri olan; Devlet Personel Başkanlığının 28 Temmuz 2009 tarihli ve 27302 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Genel Tebliğine göre, ?Unvan Değişikliği Sınavına? girmeksizin atanma talebinde bulunabilmem için, memurluktan çekilmem ya da çekilmiş sayılmam, sonrasında ise tekrar memurluk için başvuruda bulunmam gerekmektedir. Çünkü ilgili Tebliğ de Unvan Değişikliği Sınavından bahsedilmediği gibi herhangi bir atıfta da bulunulmamaktadır. Zira 657 S.K memurlar hakkında detaylı düzenlemeleri içermektedir. Bu düzenlemeler içerisinde kadro değişikliği için ?Unvan Değişikliği Sınavı? olmadığı göz önüne alındığında, iptal davamızın haklı gerekçelere dayandığı açık biçimde görülmektedir. Yasa Koyucunun bu tür bir sınavı gerekli görmesi halinde, ilgili Yasa maddesinde gerekli düzenlemeleri yapması ve sonrasında yönetmeliğin de bu düzenlemeyi açıklaması hukukun öngördüğü bir yöntemdir. Aksi bir uygulama ise Yasa koyucuya ait olan yetkinin, yönetmelik ile İdare tarafından kullanılması anlamına gelmektedir.

93.madde: 92.madde kapsamı içerisinde bahsedilen Yasaya aykırılıklar 93.madde için de geçerli olup, emekli olanların tekrar memurluğa giriş yapmalarını düzenlemektedir. Burada da geçilecek olan sınıfın niteliklerini taşımak bir şart olarak ileri sürülmekte ancak bir Unvan Değişikliği Sınavından bahsedilmemektedir. Bir Devlet memuru olarak emekli olma hakkım bulunmaktadır. Teknik Hizmetler Sınıfında ?Tekniker? kadrosunda değerlendirilme konusunda gerekli nitelikleri taşımama rağmen, memur olarak görev yapmakta iken atamamın ?Unvan Değişikliği Sınavı? şartına bağlanarak gerçekleştirilmemesi, ancak emekli olduktan sonra boş kadro bulunması halinde ?Unvan Değişikliği Sınavı? şartı olmadan tekrar memur olarak değerlendirilebilmem hususu, hiçbir mantıksal düşünce ile izah edilemeyecek bir olgudur.

Yukarıda bahsettiğim Yasa maddelerinde; kadro değişikliği için, Unvan Değişikliği Sınavı öngörülmemiş, atama konusunda kadro durumu ve hizmet gerekleri açısından İdarelere yetki verilmiş iken, İdare tarafından Yasa ve hukuka aykırı bir şekilde ?Ek 3.madde? doğrultusunda düzenlemeler yapılmış, bunun sonucunda ise hem hukuk yok sayılmış, hem ?atanma hakkım? engellenmiş ve hem de ?özlük haklarıma? yasal düzenlemeler dışında bir müdahale yapılmıştır. Devlet memuru olarak, Yasanın emri doğrultusunda görev yapmam bir zorunluluk olduğu gibi, Yasanın sağlamış olduğu özlük haklarımı savunmak da yine bir zorunluluktur. Yasanın bana yüklememiş olduğu bir sınava, İdare tarafından zorlanmış olmam neticesinde, Yüce Mahkemeniz nezdinde bu davayı açmam yukarıdaki zorunluluğun bir neticesidir.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 10 ay önce #3222 Yazan: jayjay
-9-

b- ??YASAYLA DÜZENLENMEYEN BİR KURALIN YÖNETMELİKLE DÜZENLENMESİ??, Hukuken

Normlar Hiyerarşisine Aykırı Bulunmaktadır.

Anayasa ve Yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde atanmada, ?Unvan Değişikliği Sınavı? öngörülmediği halde; dava konusu yönetmeliğin EK 3.Maddesiyle unvan değişikliği sınavının, atanmada kurala bağlanmasının hukuka uyar bir yanı olmadığı görülmektedir. Bu nedenle, Yasayla düzenlenmeyen bir hususun; yönetmelikle düzenlenmesi hukuken normlar hiyerarşisine aykırı bulunmaktadır. ?Hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde Evrensel Hukuk İlkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen Kanunlar yürürlüğünü Anayasa?dan, Tüzükler yürürlüğünü Kanundan, Yönetmelikler ise yürürlüğünü Kanun ve Tüzükten almaktadırlar.?? Bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır? [8] . Bu ilke de, İdare Hukukunun yerleşmiş köklü içtihatlarındandır. Dava konusu Yönetmelikle, 657 Sayılı Kanunda düzenlenmeyen bir kuralın getirilmesi, açıkça normlar hiyerarşisine aykırı bir husustur.

Nitekim Danıştay 5.Dairesinin, ? Üst Hukuk Normuna Aykırı Bulunan Yönetmelik Hükmüne Hukuki Bir Değer Yüklemek Suretiyle Hüküm Kurulmasında İsabet Bulunmadığı Hakkında? ki [9] kararı da bu yöndedir(EK-18).

T.C Anayasası?nın 13.Maddesi ile: ?Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir?? Denilerek, Temel hak ve hürriyetlerin, Kanunla konulup değiştirileceğine hükmedildiğinden, benim de eğitim-öğrenim hakkım ve meslekte yükselme haklarım olması itibarı ile, söz konusu alanlarda kanunlar dışında daha alt hukuk normlarıyla herhangi bir düzenleme yapılması mümkün değildir. Normlar Hiyerarşisinde Anayasal korumanın ele alındığı düzenlemeler arasında bulunan, Anayasanın 115. Maddesi ile Bakanlar Kuruluna verilen ve Kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere çıkarılan Tüzüklerin Kanunlara aykırı olamayacağı belirtilmekte olup, AYİM.2.Daire?nin bir kararında ise konuya şöyle açıklık getirilmektedir: ?Anayasanın 124 üncü maddesine göre Yönetmelikler, ?kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla? çıkarılabilirler. Anayasanın bu hükmüne göre, bir yönetmeliğin yaptığı düzenleme, normlar hiyerarşisinde kendi üstünde yer alan normlara, yani tüzük, kanun ve Anayasa hükümlerine aykırı olamaz. Yönetmeliğin yaptığı düzenleme, normlar hiyerarşisinde kendi üstünde yer alan normlara, yani tüzük, kanun ve Anayasa hükümlerine aykırı ise, bu yönetmelik, konu unsuru itibarıyla sakat hale gelir (GÖZLER Kemal, İdare Hukuk, C.1, Bursa 2003, s.1116). Yasa ile düzenlenmeyen bir hususta yönetmelikle kısıtlama konması halinde de normlar hiyerarşisine uygunluktan bahsedilemez.Danıştay Onuncu Dairesi, bir kararında(EK-19), yasayla düzenlenmeyen bir hususun yönetmelikle düzenlenmesini hukuka uygun bulmamıştır (08 Aralık 1997 tarih ve E.1996/1268, K.1197/5493). Bu itibarla dava konusu olan Astsubay Meslek Yüksek Okulları Yönetmeliğinin 66 ncı maddesinin ??.tazmin edilecek masrafların ödenmesiyle ilgili olarak, Muhakemat Müdürlüğünden alacağı belgelerin düzenlemesi üzerine?? ifadesi, yasa ile düzenlenmeyen bir hususta ve kısıtlayıcı bir hüküm öngördüğünden ?Normlar Hiyerarşisi İlkesi?ne kesin surette aykırıdır ? [10].

Bu husus; Prof.Dr.Kemal GÖZLER?in, Yürütme organının Düzenleyici İşlemleri adlı eserinin 17.Bölümü?nde şöyle ifade edilmektedir: ?Anayasanın 124?üncü maddesi, ?Başbakanlık ,bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri,kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere?yönetmelikler çıkarabilirler? dediğine göre yönetmeliklerin sebep unsurunu bir kanun veya tüzük teşkil eder. (Günday, op. cit., s.83.). Ancak, kanunun daha önce hiçbir şekilde düzenlemediği bir alanda yönetmelik çıkarılması mümkün değildir. Yönetmelikler bu anlamda bir kanuna dayanmak zorundadır. Türk hukukunda, idarenin bir alanı asli olarak yönetmelik ile düzenlemesi mümkün değildir. Türk hukukunda ?muhtar bir yönetmelik yetkisi? bulunmamaktadır. (Güneş, Türk Pozitif Hukukunda Yürütme Organının Düzenleyici İşlemleri, op. cit., s.184-185.) ? [11] . Burada vurgulanan husus, dava konusu yönetmelik hükmünde daha önce yasaya konu olmayan bir hukuki olgunun (memur iken kadro değişikliğinin ?Unvan Değişikliği Sınavı? şartına bağlanması) doğrudan yönetmeliğe konu edilmesiyle ilgilidir. Düzenlemenin hukukiliğinden söz edilebilmesi için, ilgili sınav öngörüsünün Yasada açıkça ifade edilmesi gerektiğine kuşku duyulmamalıdır.

? Hakkın, kişilere hukuk tarafından tanınan menfaat ve ondan yararlanma konusunda verilen yetki olduğu(Tan,age,s,61) dikkate alındığında;hakkın,anayasa ve kanun gibi hukuk kurallarına dayalı olması gerektiği ve dayandığı yasadaki değişikliklerden etkileneceği açıktır.

Yasama organınca çıkartılan? yasalar; objektif hukuk alanında yeni bir durum yaratan veya varolan durumları düzenleyen veya ortadan kaldıran kural işlemlerdendir.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 10 ay önce #3223 Yazan: jayjay
-10-

? Yasalar ilke olarak yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal ve ileriye yönelik uygulanır. Yasaların geriye yürümemesi, hukukun genel ilkelerindendir?? [12]. Normlar hiyerarşisinde, Anayasa, Yasa ve Tüzüklerin altında bir hukuk normu olan Yönetmeliklerin; üst hukuk normları bulunan Anayasa, Yasa ve Tüzüklerde yapılan düzenlemeleri ?sınırlamak, genişletmek ve değiştirmek? gibi bir fonksiyonları olamaz. ? Yasa hükümleri ancak bir başka Yasa ile değiştirilebilir.? Bir hukuk devletinde, idarenin hukuka aykırı işlem ve düzenleme yapamayacağı, yapılan bu türden idari işlemlerin yürürlükte kalamayacağı hukukun gerekleridir.

c- ANAYASANIN 124.MADDESİNDE, idarelerin; ancak, ?KANUNUN UYGULANMASINI

GÖSTERMEK VE BUNLARA AYKIRI OLMAMAK? Şartları dâhilinde yönetmelik çıkarabileceklerine hükmedilmiştir.

? Yönetmelikler; Anayasa'nın 124. maddesinde belirtildiği üzere, başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve

Bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabilir.

Yönetmeliklerin belirtilen niteliği ve hukuk kuralları sıralamasında Anayasa, kanun ve tüzükten sonra yer alması dikkate alındığında, üst kurallara uygun olması gerekmektedir.

Başka bir deyişle yönetmelikler, yasa tekniğine uygun olmaması ve güçlükler bulunması nedeniyle yasal düzenlemelerde yer almayan, ancak; idarenin işleyişi ve kamu yararı için önceden belirlenmesi zorunlu bulunan teknik konu ve ayrıntıların yasal çerçeve içerisinde kalmak koşuluyla objektif, somut ve sürekli kurallarla belirlenmesini amaçlar.? [13]. Düzenleyici işlemleri yapma yetkisine sahip olan idarelerin ancak ?Kanunun uygulanmasını göstermek ve bunlara aykırı olmamak? Şartları ile yönetmelik çıkarabileceklerine Anayasanın 124.maddesi ile hükmedilmiş, bunun dışında yasaya aykırı bir düzenleme yapılmasına izin verilmemiştir. Aksi bir durumda, yapılan düzenleme, Yönetmeliklerin kanuna aykırı olamayacağına ilişkin Anayasanın 124.Maddesine aykırı olur.

Nitekim Kanun ile düzenlenmeyen bir hususta yönetmelikle düzenleme yapılamayacağına ilişkin, DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ, 23 Şubat 2006 tarihli ve E.2004/2733, K.2006/54 sayılı bir kararında (EK-17), ? ? Yönetmelik kuralının yasal dayanağının bulunmadığı, Yasada yer almayan bir yükümlüğün yönetmelikle getirilemeyeceği?? hususuna ilişkin, Düzenlemeyi hukuka uygun bulmamıştır. ??Yürütme organı, kanunlara aykırı düzenleyici işlem yapamaz. Yürütmenin düzenleyici işlemleri kanunlara uygun olmalı, kanunların çizdiği sınırlar dışına çıkmamalıdır. Zira kanun ile idarenin düzenleyici işlemleri arasında hiyerarşik güç farkı vardır. İdarenin düzenleyici işlemlerinin gücü, daima kanunun gücünden daha aşağıdadır. Yürütmenin düzenleyici işlemleri, kanuna bağımlıdır. Yürütmenin düzenleyici işlemleri kanuna aykırı olamaz, yürütme ancak kanunların çizdiği sınırlar içerisinde düzenleme yapabilir. (Gözler,age.,s.1028) ? [14]. Dava konusu, olayımızda ise; Yönetmelik ile yürürlüğe konulan ?Unvan Değişikliği Sınavının? yasal dayanağı bulunmamakta, Yasa bana bu yükümlülüğü yüklememektedir.

ANAYASANIN 128.MADDESİNDE, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerinin temel hakları olan özlük haklarına ? kanun haricinde müdahale edilemeyeceğine ? kesin bir şekilde hükmedildiği gibi; Başbakanlık, Devlet Personel Başkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğüne hiçbir Kanunda ?Unvan Değişikliği Sınavı? Düzenlemelerine dair, bir yetki verilmediği görülmektedir.

d- YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİNDE, ?KAYNAĞI KANUNDAN ALINMAYAN? YETKİ!

KULLANILMAKTADIR.

Unvan değişikliği sınavı yapılmasına ilişkin kural, 21.09.2004 tarih ve 2004/8246 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki yönetmeliğin 6.Maddesiyle, Genel Yönetmeliğe eklenen Ek 3.madde ile düzenlenmiş olup, bu kural, herhangi bir Yasa maddesinde bulunmamakla birlikte; kaynağını Bakanlar Kurulu Kararından almaktadır. Söz konusu Ek 3.Madde, davaya konu yönetmelik değişikliği ile Genel Yönetmeliğe eklenmiş, bu yönetmeliğin Görevde Yükselme Yönetmelikleri başlıklı 15.Maddesi gereği Karayolları Özel Yönetmeliğinde de Ek 3.Maddeye ilişkin Unvan değişikliği sınavı kuralı düzenlenmiştir. ??Bakanlar Kurulu, yasama ve yargı fonksiyonuna giren işlemler yapmamak şartıyla yürütme fonksiyonu alanında istediği her işlemi yapabilir. Ancak, yürütme alanına giren bu işlemlerinde Bakanlar Kurulu, bir kanuna dayanmak ve Anayasa ile kanunlara aykırı olmamak zorundadır. O nedenle, Bakanlar Kurulunun yürütme alanına giren görev ve yetkilerini tespit ederken kullanmamız aramamız gereken iki şart vardır: (1) Bakanlar Kurulunun yaptığı işlemin bir kanuna dayanması; (2) Anayasaya ve kanunlara aykırı olmaması?? [15].

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 10 ay önce #3224 Yazan: jayjay
-11-

Ancak; 21.09.2004 tarihli ve 2004/8246 sayılı BKK eki, 28 Aralık 2004 tarihli ve 25684 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan dava konusu yönetmelik, dayandırıldığı 657 Sayılı Yasaya aykırıdır. Çünkü; 657 Sayılı Yasada, Ek Madde 3 hükmüne ilişkin Unvan değişikliği sınavı yapılmasına dair hiçbir kural yer almamaktadır.

? Anayasa?nın 11? inci maddesinde yer alan ?Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz? şeklindeki düzenlemeyle de kanunların Anayasa?ya aykırı olamayacağı belirtilmekte ve Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu vurgulanmaktadır. Anayasa?da normlar hiyerarşisi hususunda yer alan düzenlemelerden birisi de bizzat Anayasa tarafından bazı konuların kanunlarla düzenlenmesi gerektiğinin önemle vurgulanmasıdır. Örneğin Anayasa?nın 13? üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin, 35? inci maddesinde mülkiyet ve miras haklarının ancak kanunla sınırlanabileceği ve 73? üncü maddesinde ise vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulup değiştirilebileceği veya kaldırılabileceği hususları yer almak suretiyle söz konusu alanlarda kanunlar dışında daha alt hukuk normlarıyla herhangi bir düzenleme yapılması mümkün değildir.? [16].

T.C ANAYASASININ 115.MADDESİNDE: ? Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın incelemesinden geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir??, 124.MADDESİNDE: ?Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler??,

128.MADDESİNDE: ??Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir...? Denilerek, amir hükümlerde bulunulmuştur. Anayasanın bu hükmü, Memurların ve diğer kamu görevlilerinin özlük haklarından birisi olan ??atanmaları?? hususunda; davanın dayanağı durumunda bulunan, 657 Sayılı Yasanın İlgili Maddeleri ve Yasanın bütünü ile paralellik taşımaktadır[17].

Bakanlar Kurulunun işlemlerinin ?yürütme fonksiyonu? kapsamında kalması gerektiği, Bakanlar Kurulunun yasama ve yargı fonksiyonuna giren işlemler yapamayacağı ortadadır. Anayasanın 7.maddesinde, ?Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.? Hükmü yer almakla birlikte, Anayasanın 87. maddesinde: ?Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve Bakanları denetlemek?? olduğu şekliyle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri belirlenmiştir. ?Anayasa?nın 7. ve 87.maddeleri de, yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi?ne ait olduğunu ve devredilemeyeceğini öngörmektedir. Buna göre, idarenin suç oluşturacak tarzda düzenleme yapmasına olanak bulunmamaktadır.? [18] .

TBMM iradesi ile çıkarılmış Kuruluş Kanunları ve 657 Sayılı Kanun kapsamında bulunmayan bir kuralın, Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan davaya konu yönetmelikle getirilmesinde,

davalı idare Başbakanlığın, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÜSTÜNDE BİR YETKİ! KULLANDIĞI AÇIKTIR. Kaldı ki, öyle olunmasaydı, davalı idare; ??kuralı?? önce Kanun maddesinde düzenler. Akabinde Yönetmelikle açıklanmasına yer verirdi. Bir hukuk devletinde ise yasa koyucunun koyduğu kanunların çiğnenilmesinin kabul edilemeyeceği ise vazgeçilmez bir gerçekliktir.

Anayasanın 123.Maddesinde: ?İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzel kişiliği ancak kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur? Denilmekle, İdarenin, Kanunun açıkça verdiği görevleri yerine getirirken, Kanuna uygun hareket etmesinin Anayasal bir zorunluluk olduğu hükmünde bulunularak, idarenin yetkilerinin kanunun üstünde olamayacağına dikkat çekilmiştir.

Dava konusu Yönetmelikle; Kanunda yer almayan ?Unvan Değişikliği Sınavı? uygulaması düzenlenerek, Anayasa hükmüne aykırı hareket edildiği gibi, idarenin, kendisine verilen amaç ve yetkiyi aştığı görülmektedir. Açık bir şekilde hukuka aykırı olan bu durum, aynı zamanda TBMM?ne ait bulunan ?Yetkinin gaspı?dır. Yasanın açık hükmünü aşacak şekilde Yetki! Kullanılması, davalı idarelerin; bir bakıma kendilerini TBMM ve Anayasa Mahkemesi yerine koymaları anlamına gelmektedir. Çünkü söz konusu Kanunda ilgili Yönetmelik Maddelerine cevaz veren kaynağı bir hüküm bulunmamaktadır.

Örneğin bir kararda, ??Danıştay Onuncu Dairesinin 13.03.2007 tarihli ve 2005/6392E. Ve 2007/948 K. Sayılı kararının karşı oy gerekçe¬sinde; ?yasa koyucunun düzenleme yapma yetkisi ver¬mediği hususlarının idarece düzenlenebileceğinin kabulünün, yargı yetkisinin idare tarafından kullanılması anlamına geleceği, bir başka deyişle ?fonksiyon gaspı? olduğu belirtilmiştir.? [19].

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Sorumlular: Çalkarakuş
Sayfa oluşturma süresi: 0.151 saniye

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.