logo yeni

calisanlar2 copy

Danıştay'da Ünvan Değişikliği Sınavlarının İptali Emsal

Çok
6 yıl 3 ay önce #3225 Yazan: jayjay
-12-

Başka bir kararda (EK-15), ?Yüksek Mahkeme 8.12.2004 tarih ve E.2004/84 K.2004/124 sayılı Kararı ile; 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu?nun 11? inci maddesindeki bakanlık denetim elemanlarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının yönetmeliklerle belirleneceğinin öngörülmesini, Anayasa?nın 128?inci maddesinde yer alan ?Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.? Şeklindeki düzenlemeye aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. Zira Anayasa?ya göre denetim elemanlarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının yönetmelik yerine yasa ile belirlenmesi gerekmektedir ? [20]. Anılan, Anayasa Mahkemesi Kararında (EK-15) benzer ifade edildiği gibi, ?Anayasada yasayla düzenlenmesi açıkça belirtilen alanların yönetmelikle düzenlenmesi olanaksız olduğundan?[21], Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerinin atanmalarına ilişkin hususta, İdarenin Yönetmelikle düzenlemiş olduğu unvan değişikliği sınavı kuralı; Anayasanın 128.Maddesine açıkça aykırı olduğu gibi, aynı nedenle ?özlük haklarının yönetmelikler ile düzenlenmesi? Kanun gereğine de aykırıdır.

Dava konusu yönetmelik hükmü Ek 3.Maddenin uygulanmasında, kaynağı, kanundan alınmayan; Bakanlar Kurulu Kararından alınan bir yetki! Kullanılmaktadır. Dava konusu yönetmeliğin 6.Maddesiyle; Genel Yönetmeliğe, ?Ek 3.Madde? eklenerek Unvan Değişikliği Sınavına ilişkin Yasaya aykırı hükümler getirilmek suretiyle yapılan düzenleme ile, Yasa Maddesinin işlerliği sınav şartına bağlanarak kısıtlandığı ve Yasanın kapsamı genişletildiğinden; Yönetmelik değişikliği, 657 Sayılı Devlet Memurları Yasasına aykırıdır.

6- ???BU YÖNETMELİĞİN UYGULANMASI SIRASINDA DOĞACAK TEREDDÜTLERİ

GİDERMEYE DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI YETKİLİDİR.??

Genel Yönetmeliğin 15.maddesinde ?Bu Yönetmeliğin uygulanması sırasında doğacak tereddütleri gidermeye Devlet Personel Başkanlığı yetkilidir? denilmektedir[22]. Karayolları Özel Yönetmeliği ise, yine Genel Yönetmeliğin 15.maddesine istinaden ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü alınarak çıkarılmıştır. Buna göre; davaya konu Ek 3.madde hükmü ile getirilen ?Unvan Değişikliği Sınavı?, Karayolları Özel Yönetmeliğinde de yer almıştır. Ancak 28 Temmuz 2009 tarihli ve 27302 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Personel Başkanlığının ?Genel Tebliğ?inde, ne Genel Yönetmeliğe ne de Unvan Değişikliği Sınavına bir atıfta bulunulmamaktadır. Söz konusu Tebliğ, her ne kadar ?Devlet memurluğuna yeniden alınma? konusu ile ilgili olarak yayımlanmış ise de, kadro değişikliği konularına yer vermesi açısından davamız ile yakından bağlantılıdır.

Aynı Genel Tebliğin, ?Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Devlet Memurluğuna Alınmaları? başlıklı 5.maddesinde aynen: ?657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92 nci maddesinin birinci fıkrasında; İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesinin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle DİĞER BİR SINIFTA eşit derecedeki kadrolara atanabilirler? hükmü yer almaktadır? şeklindedir.

Genel Tebliğ maddesinin son paragrafında ise atanma şartları düzenmiş ve ?Bu durumda olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak istihdamları, durumlarına uygun boş kadro bulunması ve hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde, başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır? denilmektedir.

Yukarıdaki Genel Tebliğ?den de açıkça görüldüğü üzere Devlet Personel Başkanlığı, 657 S.K.un 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle unvan değişikliği sınavı şartı konulmadan, doğrudan bir memurun kadro değişikliğini yaparken, diğer taraftan davaya konu Yönetmelik hükmü Ek 3.maddeye dayanarak diğer bir memurun kadro değişikliğini Unvan Değişikliği Sınavı şartına bağlamaktadır. Dava konusu Ek 3.madde ile getirilmiş olan ?Unvan Değişikliği Sınavı? kuralının, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlileri haklarında uygulanmasında, davalı İdareler tarafından Yasa maddelerinin dikkate alınmadığı, Yasaya aykırı bir uygulama yapılmaktadır.

Devlet Personel Başkanlığının Genel Tebliğ maddelerinde, Yasa maddelerinin açıklaması ve nasıl uygulanacağı açıklanmış ve Unvan Değişikliği Sınavı şartı ileri sürülmemiş iken ?Ek 3.madde? hükmü ile; Anayasanın 128 inci maddesi başta olmak üzere, ne Anayasa hükümlerinin, ne Kuruluş Kanunlarının, ne de 657 sayılı Yasa hükümlerinin bir açıklaması ya da nasıl uygulanılacaklarına dair bir hüküm ilişkisi kurulamamaktadır.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 3 ay önce #3226 Yazan: jayjay
-13-

657 Sayılı Yasanın 71.Madde Hükümlerinde ise, Unvan Değişikliği Sınavı ile ilgili bir hüküm bulunmadığı gibi, Genel Tebliğ?de; ?ilgili Bakanlar Kurulu Kararından sonraki bir tarihte çıkarılmış olmasına rağmen?, Genel Yönetmeliğe bir atıfta da bulunulmamıştır.

Yukarıdaki Genel Tebliğ Hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ?sınıf ve unvan? değiştirmek isteyen, ancak Unvan Değişikliği Sınavına girmek istemeyen ve halen çalışmakta olan bir Devlet memurunun, bu atamasının gerçekleşebilmesi için, önce memurluktan çekilmesi veya çekilmiş sayılması gerekmekte, daha sonra ise tekrar Devlet memuru olması gerekmektedir. Halen çalışan memurları, Yönetmelik gereği, Yasada bulunmayan ve yasanın öngörmediği Sınıf ve Unvan Değişikliği Sınavı?na girmeye ya da çekilmeye zorlamak Hukuka aykırı bir tutum olup, 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının ?Temel İlkeler? başlıklı 3.maddesine de açık bir şekilde aykırılık teşkil etmektedir. Yukarıda anılan Tebliğ Maddelerinde (EK-10) açıkça görüleceği üzere, Devlet Personel Başkanlığı; sınıf ve unvan değişikliği sınavına girilmeden de, 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atama yapılabileceği konusunda net bir açıklamada bulunmuştur. Netice itibari ile, ?Unvan Değişikliği Sınavı? kuralının, Kaynağını Kanundan Almadığı; Bakanlar Kurulu Kararından aldığı açıkça belli olup, Ek 3.Maddeye ilişkin Yönetmelikle konulan atama şekli, Yasada yer alan atama usulleriyle açık şekilde çelişmektedir (657.s.K.m.71,m.74,m.92,m.93).

7- YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİNİN AMACI SİYASİDİR.

A- ??SINIF VE KARİYER??İM DE YÜKSELMEMİN ÖNÜ KESİLMEKTEDİR.

657 Sayılı Devlet Memurları Yasasının 36.maddesinin (A) fıkrasında belirtildiği üzere; memurların öğrenim durumlarına göre memuriyete giriş ve yükselebilecekleri derece ve kademeler tespit edilmiş, Aynı Madde de: ?iki yıllık yüksekokul mezunlarının 1.dereceli kadroya kadar yükselebilecekleri? Hüküm altına alınmıştır. Diplomamı idareye vermem sonucunda: Yüksek Öğrenim görmüş olmamın etkisi, Yasanın öngördüğü biçimde derece ve kadememde ilerlemeler sağlanması yönünde etkisini göstermiştir. [(2547 s.YÖK.m.3/a,d,ı,k,r,u-1), (EKLER-3,4)]. Ancak, derece ilerlemem konusunda, 657 Sayılı Yasayı dikkate alan İdarenin; kadro değişikliği talebim de, Yönetmeliği dikkate alması ve bunlara göre işlem tesis etmesi manidardır.1997 tarihinden beri atamamın gerçekleştirilmemesi de dikkate değer diğer bir husustur. Anılan Kanun ve Yönetmelik Hükümleri gereği; ?Sınıf ve Kariyer?im de ilerisine yükselebilmemin önünün açık olduğu görüldüğü halde ?Tekniker? kadrosuna atanmamla birlikte doğacak ?Kariyer? im de yükselmemin önü, davaya konu Ek Madde 3 bahane edilerek kesilmektedir[23]. Zira, gerekli eğitimi almış, imtihanları ve stajı başarıyla geçmiş, Ön Lisans Diplomasını hak ederek, ?Tekniker? unvanını bu eğitimi tamamlamış olmakla kazanmış kişinin; Teknik Hizmetler Sınıfına ?Tekniker Kadrosuna? atanma istemi, yalnızca Hizmet Sınıfı ve Unvan değişikliğidir. Bu değişikliğin ise, Yasada bulunmayan Unvan Değişikliği Sınavına tabi tutulması, Yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Bir memurun almış olduğu eğitim doğrultusunda bir göreve atanması sonucunda, daha verimli olunacağı ve bunun da kamu yararına hizmet edeceği kuşkusuzdur. Benim de 14 Ekim 1997 tarihinde Kurumuma diplomamı ibraz etmiş olmam, ancak bugüne? Kadar böyle bir değişikliğin yapılmamış olmasının kamu yararına aykırı olduğu tartışılmaz bir gerçekliktir.(EKLER-3, 4, 11, 12, 13). Çünkü kurumun boş tekniker kadrosu bulunmakta olup, bu kadronun boş tutulmasının kamu yararına hizmet etmeyeceği açıktır.

Danıştay 5.Dairesince verilen bir kararda: ? Kamu hizmetinin bir bütün olduğu göz önüne alındığında, kamu görevlilerinin öğrenim durumu ve diğer özelliklerine göre verimli olacakları ve hizmetinden daha yüksek bir faydanın sağlanacağı alanlarda istihdam edilmelerinde kamu yararı bulunduğu kuşkusuz olup?? [24].Denilmekte, Aynı şekilde, Antalya Bölge İdare Mahkemesi Y.D İtiraz Kararında ise: ? Kamu hizmetinin bütünlüğü ve devamlılığı ilkesi gereğince, kamu görevlilerinin özel koşullarına göre verimliliklerinin en yüksek olduğu ve hizmetinden en yüksek oranda yararlanılacak bir birimde çalıştırılmasının kamu yararına uygun olduğu açıktır? Davalı idarede genel idare hizmetleri sınıfında boş kadro bulunmasına karşın davacının atanma isteminin reddinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır ? [25]. Hükmü verilmiştir.

Yukarıda ki kararlarda görüldüğü üzere; 657 S.K?un 36.Maddesi doğrultusunda, Kamu hizmetlerinin en iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için; Kamu Görevlilerinin, öğrenim durumlarına mukabil doğacak hizmetlerinden bu hizmetlerini ifa edecekleri istihdam alanlarında daha yüksek bir fayda sağlanacağı, kurum içinde yapılacak kadro değişikliklerinde, verimin artacağı, fiilde kamu yararı taşındığı, bu nedenle; Yasa koyucu tarafından daha üst öğenim yapmak özendirilmekle birlikte, Yargıda da yasaya uygun bu tür kararlar çıktığı görülmekte olup, eğitim düzeyinin de yüksek olmasının hedeflendiği gözlenmektedir[26]. Davalı idare ise, boş

Tekniker kadroları bulunmasına karşın; Yasa emrini dikkate almayıp, kadro değişikliğine ilişkin atamamı yapmamaktadır (EKLER-11, 12, 13,14).

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 3 ay önce #3227 Yazan: jayjay
-14-

B- İDARE TAKDİR YETKİSİNİ BELİRLİ KİŞİLERİN ATANMASI YÖNÜNDE KULLANMAKTADIR.

Davalı, Karayolları Genel Müdürlüğü; aynı birimde çalıştığım, M.T adlı memur arkadaşımın, 04.05.2004 tarihinde intibakını yapmış ve üst öğreniminden dolayı kazanmış olduğu dava sonucunda da kadro değişikliğini gerçekleştirmiştir. Kadro değişikliğine ilişkin, İstanbul 4.İdare Mahkemesinin, 29 Aralık 2006 Tarih ve E.2004/2473, K.2006/3605 Sayılı İptal Kararında, ??sözü edilen yönetmeliğin 15.maddesi uyarınca davalı kurum tarafından ilgili yönetmeliğin henüz çıkarılmamış olması nedeniyle [27], Devlet Personel Başkanlığı?nın bu konudaki görüşü üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Ancak, davacının? durumuna uygun kadro istemesinin sözü edilen yönetmelikle aranılan görevde yükselme olarak değerlendirilmesi mümkün değildir? davacı isteminin görevde yükselme şeklinde değerlendirilerek başvurusunun reddine dair işlemde yasa ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır??. Hükmün gereği, davalı kurumun intibakımı yaptığı 03/07/1998 tarihinde, Karayolları Özel Yönetmeliğinin henüz çıkarılmamış olması yönüyle de, kadro değişikliğimin çoktan yapılmış olması gerekirdi. (Kaldı ki, davalı idarece, yalnız bu nedenle atamam yapılacak olsa dahi, diğer Kamu Görevlilerinin Hak Gasplarının davalı idarelerce sürdürülmemesi açısından da, Yasalara ve Hukuka Aykırı dava konusu işlemin yürürlüğünün durdurulması ve iptali gerekmektedir).

Davalı, Karayolları Genel Müdürlüğünce; kadro değişikliği yapılan arkadaşımın, intibakının yapılmasından daha öncesi bir tarih olan, 14 Ekim 1997 tarihli başvurum ve Ön Lisans Diplomamı davalı idareye ibrazım üzerine; 03.07.1998 tarihinde intibakım yapılmış ve derece ilerlemem gerçekleştirilmiştir. Ayrıca anılan kararda (EK-14) görüldüğü üzere; kuruma başvuru tarihim olan 1997?de henüz bu tür bir yönetmelik çıkmadığı ve boş kadrolar bulunduğu halde (EKLER-11, 12, 13), kadro değişikliğime ilişkin atamam bugüne kadar yapılmamıştır.

Davalı kurumum, yine aynı birimde çalıştığım B.Y adlı Gişe Memuru arkadaşımın kadro değişikliğini gerçekleştirmiştir. Kaldı ki, intibakımın yapıldığı 1998 yılından bu yana, davalı kurumun; kendi bünyesinde çalıştırdığı bazı memurların kadro değişikliğine ilişkin atamalarını yapıp, bazı memurlarının atamalarını yapmadığı bir gerçektir. Aynı hukuksal atanma koşullarına sahip bulunduğum memur arkadaşlarımın atamalarını yapıp, benim atamamı bugüne kadar gerçekleştirmeyen, davalı idarenin, objektif olmayan bu tavrı, ANAYASANIN 10.MADDESİNDE belirtilen, ??Eşitlik İlkesine?? kesin surette aykırıdır(Anayasa.m.10; 657 S.K.m.7,m.10).

657 Sayılı Devlet Memurları Yasasının 71.Madde Hükümlerinde belirtildiği üzere Yasa, atama hususunda, ?Kanunda ve Kuruluş Kanunlarında belirtilen niteliklere? sahip olunmasını yeterli görmekte ve idarenin atamayı gerçekleştirmesi için ?Sınıf ve Unvan? değişikliğini gerektiren herhangi bir sınav öngörmemektedir. Kaldı ki, tekniker unvanını, gördüğü öğrenim sonucu kazanmış bir kişinin, tekniker kadrosuna atanması sadece ?Sınıf ve Unvan? değişikliği niteliğinde olup, Kuruluş Kanunları ile 657 Sayılı Yasada kadro değişikliklerine ilişkin, herhangi bir sınav öngörülmediği gibi, idarelerin kendilerine tanınan takdir yetkilerinin dışına çıktığı; Yasalara ve hukuka aykırı dava konusu yönetmelikle, EK 3.MADDEYE ilişkin ?unvan değişikliği sınavı? kuralı getirilmesinden açıkça anlaşılmaktadır (657.S.K.m.71, m.36, m.45).

Yasada ve yargı kararlarında, idarenin takdir yetkisini öngörülen ?sınırlar içerisinde? kullanması gerektiğine işaret edilmiştir. İdarenin, ? Takdir yetkisi sınırsız değildir (ÖZAY,İl Han,Günışığında Yönetim,İstanbul 1996,s.360). Bu nedenle idare Takdir yetkisini kullanırken, keyfi biçimde davranamaz. Gerekli inceleme ve araştırmaları yaptıktan, bunları somut kanıtlarla destekledikten sonra taktir yetkisini kullanmalıdır. Takdir yetkisinin olduğu durumlarda bile idare haklı gerekçe göstermek zorundadır. İdarenin taktir yetkisini kullanırken, eşit durumda olanlara eşit uygulamalar yapmak zorunda olduğu, Anayasa Mahkemesi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve bir çok Danıştay kararında açık bir biçimde vurgulanmıştır.

Örneğin Anayasa Mahkemesi, ?eşitlik ilkesi, birbirinin aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı topluluklar yaratılmasını engeller? (Anayasa Mahkemesi, E.1999/17,K.1999/35. Resmi Gazete, T.19.04.2000,S.24025).

Anayasanın 10.maddesinde yer alan, ?yasa önünde eşitlik ilkesi? hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir (Anayasa Mahkemesi,E.2000/83,K.2004/26.Resmi Gazete,T.17.04.2004,S.25495).

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1.Dairesi, ?İdare taktir yetkisini kullanırken; genellikle, eşitlik, objektiflik ilkelerine uygun ve taktir hakkını kullanmasına kendisini sevk eden nedenleri belgeleriyle birlikte açıklaması yargı güvencesinin, teminatlı ve düzenli idare ilkesinin gereğidir? (Askeri Yüksek İdare Mahkemesi,1.Daire Kararı, T.2.11.1993,E.1993/976, K.1993/852). Diyerek, idari işlem ve eylem yapılırken takdir yetkisinin eşitlik ilkesine aykırı kullanılmasını hukuka uygun bulmamışlardır ? [28] .

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 3 ay önce #3228 Yazan: jayjay
15-

Davalı idare, M.T ve B.Y gibi, aynı hukuksal statülere sahip bulunduğum memurlarının kadro değişikliğini gerçekleştirmekte; İş! Benim kadro değişikliğime gelince de, idari işleminin ret gerekçesinde, boş kadro bulunmadığı ve gişe memuruna ihtiyaç olduğunu öne sürmektedir.

Davalı, Karayolları Genel Müdürlüğü, 14/10/2009 tarihli, 903/03921sayılı idari işleminin ret gerekçesinde;

a- Unvan değişikliklerinin: ?? yürütülen hizmetlerin kesintisiz ve istikrarlı bir şekilde devam ettirilmesi

hususu dikkate alınarak?? yapıldığını, Gişe Memuru yetersizliği ile ilişkilendirerek, ?kadro değişikliğimi? gerçekleştirmediğini belirtmekte ise de; Ancak, bazı Gişe Memuru Personelin, Kurum Özel Yönetmeliğine de aykırı bir şekilde asli kadrosu dışında çalıştırılması bunun tam aksini göstermektedir [29].

b- Aynı ret gerekçesinde, Unvan değişikliklerinin: ?? boş kadro imkanlarımızın elverdiği ölçüde??

Yapıldığından, şeklinde davalı idarece ifade edilse de, ancak; her yıl, Resmi Gazetede Tekniker boş kadrolarına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararları açıklanmaktadır. Örneğin: 1/1/2008 yılından geçerli olmak üzere; Taşra Teşkilatında 23 adet, 1/1/2009 yılından geçerli olmak üzere; Merkez Teşkilatında 7 adet, Taşra Teşkilatında 28 adet boş Tekniker kadroları gözükmektedir (EKLER-11, 12, 13). Hal böyle iken, intibakımın yapıldığı 1998 yılından bu yana da, davalı kurumun atamamı yapabileceği Tekniker boş kadrosu bulunmaması mümkün değildir.

c- Davalı Kurum ret gerekçesinin devamında Unvan değişikliklerinin: ? ?yürürlükte bulunan mevzuat

hükümlerine göre yapıldığından?,? Denilmek suretiyle de, kadro değişikliğimin; yürürlükte bulunan Karayolları Özel Yönetmeliğine ve dolayısıyla, ?Unvan değişikliği sınavına? girme koşulana ve kaynağı dava konusu EK 3.maddeye bağlandığı açıktır. Bu itibar ile; kadro değişikliğimin gerçekleştirilmemesinde; Davalı idarelerin ve uygulamaya koydukları yönetmelik işlemlerinin hukuksal bağları ve ilişkileri net bir şekilde görülmektedir. Davalı kurumun ret cevabında öne sürdüğü; Gişe Memuru yetersizliği ve boş kadro olmadığı gerekçelerinin de gerçeği yansıtmadığı, yukarıda açıklanan; yasaya ve hukuka aykırı uygulamalardan anlaşılmaktadır (Bu durum: Davalı idarenin, gişelerde aktif olarak çalıştırılan ve gişelerde çalıştırılmayan Gişe Memuru listesini Mahkemenize sunması halinde net olarak açığa çıkacaktır).

İdarelerin takdir yetkisini, belirli kişilerin atanmalarını gerçekleştirme veya gerçekleştirmeme gibi keyfi uygulamalar doğrultusunda kullanılamayacağı da açıktır. ? İdareye takdir yetkisi tanınması idarenin keyfi biçimde davranabileceği anlamına gelmez. İdare taktir yetkisini kullanırken, bazı ilkelere uyması gerekir (GÖZÜBÜYÜK, Şeref,Yönetim Hukuku,21.Bas,Ankara,s.324). Takdir yetkisinin kullanılmasına yönelik bu ilkeler,benzer biçimde Avrupa Konseyi tavsiye kararına da konu olmuştur (GÖZÜBÜYÜK TAN,a.g.e.,C.II,s.514.)? [30].

Açıkça görüldüğü üzere kurum, ?Tekniker? boş kadroları bulunmasına rağmen ?Tekniker? kadrosuna atamamı; kuruma başvuru tarihi olan 14 Ekim 1997 yılından beri, dava açış tarihi olan 2009 yılına kadar geçen 12 yıl boyunca ısrarla gerçekleştirmek istememektedir (EKLER-1, 2, 3, 4, 9, 11, 12, 13, 14).

C- DAVALI KURUM, BAZI ALT GÖREVLERİ ATAMA YAPMAKSIZIN; BAZI ÜST GÖREVLERİ

DE ÇEŞİTLİ ADLANDIRMALARLA; ASLİ KADROSU DIŞINDA, BAZI GİŞE MEMURLARINA GÖRDÜRMEKTEDİR

Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlileri ile ilgili Kanunlar ve Kuruluş Kanunlarında yer almayan, davaya konu ?Unvan değişikliği sınavı? ile Yasada yer alan ?Görevde yükselme sınavı? iki farklı konudur. Karayolları Özel Yönetmeliğinin 9.Maddesinde: ??Görevde yükselme eğitim programları Genel Müdürlük tarafından düzenlenir.? Denilmesine karşın, davalı kurumca; bugüne değin çalıştığım birimde bir kez dahi düzenlenmemiştir. Bu yönüyle de davalı kurumun ?liyakat ve kariyer ilkeleri? ne aykırı davrandığı görülmektedir.

Davalı kurum; bazı üst görevleri, Özel Yönetmeliğinde dahi bulunmayan İstasyon Amiri ve İstasyon Sorumlusu gibi ?adlandırmalarla? (EK-15), çoğunluğu bir sendikanın üyeleri doğrultusunda gördürürken; bazı alt görevleri, atama dahi yapmadan Gişe Memurlarına gördürmekte;bazı görevleri de,diğer memurlarına ?Vekâleten? gördürmektedir. Diğer taraftan, Kurum içerisinde ki bazı yüksekokul mezunu üst öğrenimli Gişe Memurlarının kadro değişikliği taleplerini ise; gişelerde çalışacak yeterli sayıda Gişe Memuru ve atanılması talep edilen boş kadroların bulunmasına ve 657 S.K?un 71.Madde Hükümlerine karşın; yasalara ve hukuka aykırı bulduğumuz dava konusu ??Unvan değişikliği sınavı??nı gerekçe göstererek reddetmektedir.

Karayolları Özel Yönetmeliği Ek.2 ve Ek.3?te yer alan ?Nitelik ve Öğrenim Çizelgesin? de, ?İstasyon Amiri? denen bir unvan bulunmamakla birlikte Orta Öğretim mezunları: ?En fazla; Memur, Ambar Memuru, Gişe Memuru, Santral Memuru, Daktilograf, V.H.K.İ? olarak, En az 2 yıl süreli Eğitim veren Yükseköğrenim mezunları ?ŞEF, BÜRO ŞEFİ, Ayniyat Saymanı, Raportör, Bilgisayar İşletmeni ? olarak atanabilmektedir.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 3 ay önce #3229 Yazan: jayjay
-16-

Çerçeve Genel Yönetmeliğin 5.Maddesinde belirtildiği üzere de, ?? Devlet memurlarının; ?Programcı, Şef, Amir ve bu düzeyde görevlere atanabilmeleri için en az iki yıllık yüksek öğrenim, ?görmüş olmaları?? Şartı aranmaktadır.

657 Sayılı Devlet Memurları Yasasının 10.Maddesinde: ?Devlet memurları, amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli ve sorumludurlar?? Şeklinde hükümde bulunulmuştur. Ancak, emirlerinde çalıştırıldığım, İstasyon Amiri ve Sorumlusu olarak görevlendirilen Gişe Memuru arkadaşlarımın[31], kanun maddesinde belirtildiği gibi ?kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenmiş? bir görevi bulunmadığı gibi, ?AMİR? olmak için; öğrenim ve kadro durumu da yetmemektedir[32] (EK-15). İdare bir yandan Gişe Memuruna ihtiyacı bulunduğundan dolayı atanma talebime ret cevabı vermekte, diğer taraftan da, Örneğin: İstasyon Amiri, İstasyon Sorumlusu, İdari İşler Sorumlusu, Santral Memuru, Daktilograf Kadrolarında ?bazı? Gişe Memurlarını asli görevleri dışında çalıştırmaktadır. İstasyon Amiri ve İstasyon Sorumlusu olarak çalıştırılan orta öğrenimli, Gişe Memuru arkadaşlarım, biri dışında ???Sen üyesidirler. Benim de üyesi bulunduğum ?..Sen ve diğer??.Sen sendikasından hiçbir İstasyon Amiri ve İstasyon Sorumlusu bulunmamaktadır[33].

Nitekim Danıştay Birinci Dairesinin, 27.2.2008 tarihli ve E.2008/164, K.2008/250 sayılı bir kararında; öğrenim durumu lise mezunu (orta öğretim) olmasına rağmen, bazı memurların; müdür, şef, vs. yapılması, bu görevlere getirilen kişilerin, derece ve öğrenimlerinin yetmediği gerçeğiyle, kanunen atanamayacakları/ yükselemeyecekleri yönündeki mahkeme Kararı ile kurum uygulaması çelişki oluşturmaktadır. Kaldı ki, davalı idarenin, üst görevleri gördürürken, öncelikli olarak Yüksek Öğrenimli olan memurlarının yükselmelerine imkân tanınması gerektiği; Aksi bir durumun; ?Kariyer ve Liyakat? İlkeleri ile bağdaşmayacağı ve ?Görevi Kötüye Kullanmak? anlamına geleceği, Anayasa, Kanun ve yargı karaları ile yeterince açıklanmıştır (Anayasa m.137, 657 S.K.m.11). Ancak, davalı kurumun; Anayasa ve 657 Sayılı Devlet Memurları Yasasına itibar etmediği görüldüğü gibi, kendi yönetmeliğine bile itibar etmediği de görülmektedir. Kaldı ki, davalı kurumun, göreve haiz yüksek öğrenimli memurları varken, orta öğrenimli memurlarını haiz olmadıkları görevlerde çalıştırmasının, İş barışını bozduğu gibi, Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil ettiği açıktır.

T.C Anayasasının 10.Maddesinde ? Kanun Önünde Eşitlik ? ilkesine değinilerek, bu maddenin Birinci fıkrasında: ? Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir? Hükmünde bulunulmuş, Üçüncü fıkrasında: idarenin takdir yetkisini ?Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz? tanıyacak şeklinde kullanamayacağına İşaret edilmiş, Beşinci fıkrasında: ?Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.? Denilerek, amir hükümlerde bulunulmuş olup, 657 Sayılı Yasanın 7.maddesinde ise, ?Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayrım yapamazlar?? Şeklinde hükmolunarak, uyulması zorunlu yasa kuralları ifade edilmiştir.

Ancak, Kaynağı Yasaya dayanmayan Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan dava konusu yönetmelik hükmü Ek 3.maddeyi dayanak alan Davalı idarelerin, aynı Yasaya tabi olan memurlar ve diğer kamu görevlileri arasında ayrım gözeterek farklı uygulama yapması, ??Kanun Önünde Eşitlik?? ilkesini göz ardı etmesi anlamına gelmektedir.

Bir hukuk devletinde, tarafsız devlet yönetiminin ikame ettirilmesi, ancak; Kamu personelinin, kişisel ve politik nüfuz baskısına uğratılmaması, istikrar ve güven içinde görevini ifa etmesi ile sağlanabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun da ki, özellikle kadro değişikliğine ve atamaya ilişkin düzenlemeler, devlet memurunun tarafsızlığını koruması gerektiği ile kariyer ve liyakat ilkeleri gözetilerek kanun koyucu tarafından düzenlenmiş olup, tarafsızlık ilkesinin bertaraf edilmesinin; kamu düzenini bozacağı, ayrıcalıklı zümreler oluşturacağı muhakkaktır. Davalı idarenin, yukarıda ki üst görevleri! çoğunlukla bir sendikanın üyeleri doğrultusunda, üstelik de kendi özel yönetmeliğinde dahi bahsedilmeyen (EK-9) adlandırmalarla sürdürmesinin amacının ?siyasi? olduğu görülmektedir(Anayasa.m.10; 657 S.K.m.7).

Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü, idari uygulamalarında ki kanuna ve hukuka uygun olmayan keyfiliğini; diğer davalılar olan: Başbakanlık ve Devlet Personel Başkanlığı?nın dava konusu yönetmelik hükmü ?EK Madde 3? den almakta ve sürdürmektedir. Davalı idarelerin, Kanunlara ve Hukuka aykırı işleminin sonlandırılması için; dava konusu yönetmelik hükmü ?EK Madde 3? ün ?yürürlüğünün durdurulması? ve sonuçta ?iptali? gerekmektedir.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Çok
6 yıl 3 ay önce #3230 Yazan: jayjay
17-

8- ?YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA? İSTEMİNİN GEREKÇESİ:

Dava konusu Yönetmeliğin çerçeve 6.maddesinin, Genel Yönetmeliğe eklediği Ek madde 3 ile kadro değişikliğine ilişkin yeni bir atama kuralı getirilerek, Yasanın işlerliği ?Unvan Değişikliği Sınavı? şartına bağlanmış ve Yasa hükmü genişletilmiş olup, dava konusu yönetmeliğin; dayanağı kabul edilen Yasaya aykırılığı söz konusudur. Dava konusu,?EK MADDE 3?,eklendiği Genel Yönetmelik ve Kurumların Özel Yönetmeliklerinde ?yasaya aykırılığından? dolayı, uygulamada hukuken çelişkilere neden olmaktadır. Yasaya aykırı, dava konusu hükmün ?yürürlüğünün durdurulmaması? halinde, çelişkilerin ve Kamu Görevlilerinin zararlarının her geçen gün giderek artacağı, daha başka Yasaya dayanmayan hükümler içeren yönetmeliklerin İdare tarafından çıkarılabileceği ihtimal dâhilindedir. Kaldı ki, T.C Mahkemelerinde açılan davalarda ve Kamu Görevlilerine ilişkin İnternet forum sayfalarında konu ile ilgili şikâyetlerin had safhalara ulaştığı görülmektedir.

ANAYASANIN 2.MADDESİNE GÖRE, ?TÜRKİYE CUMHURİYETİ, TOPLUMUN HUZURU, MİLLİ DAYANIŞMA VE ADALET ANLAYIŞI İÇİNDE, İNSAN HAKLARINA SAYGILI, ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE BAĞLI, BAŞLANGIÇTA BELİRTİLEN TEMEL İLKELERE DAYANAN, DEMOKRATİK, LAİK VE SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİDİR.? BİR HUKUK DEVLETİNDE YASAYA AYKIRI HÜKÜMLERİN YÜRÜRLÜKTE KALMASI, EN BAŞTA! ANAYASAMIZIN 13.MADDESİNDE BELİRTİLDİĞİ ÜZERE, ??ANAYASANIN SÖZÜNE VE RUHUNA, DEMOKRATİK TOPLUM DÜZENİNİN VE LAİK CUMHURİYETİN GEREKLERİNE??AYKIRI BULUNMAKTADIR. 2577 sayılı İYUK?un ?Dava Açma Süreleri? başlıklı 7.maddesinin 4.fıkrasında yer alan hükmün doğrultusunda ve yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle, ?YÜRÜTMENİN DURDURULMASI ? istemiyle, takdir Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere iş bu davayı açmış bulunuyoruz.

Davalı Karayolları Genel Müdürlüğünce, atanma talebimin karşılanmasında, yasa ile düzenlenmiş kurala itibar edilmesi gerekirken; yasa hükmüne aykırı olarak, yönetmelikle düzenlenmiş kurala itibar edilmiş olup, davalı idarenin, atamamı yapmayıp, açıkça hukuka aykırı EK 3.maddeye ilişkin düzenlemeye dayalı ?Unvan Değişikliği Sınavı? kuralını halen sürdürmesi ve diğer davalı idareler olan; Başbakanlık ve Devlet Personel Başkanlığı?nın da bu düzenlemeyi devam ettirmeleri nedenleriyle, maddi ve manevi mağduriyetimden doğan; aylık, yan ödeme, ek gösterge, tazminat? parasal ve özlük haklarıma ilişkin kayıplarım her geçen gün daha da artmaktadır. Açık bir şekilde hukuka aykırı olan, dava konusu Yönetmelik hükmüne dayalı olarak işlem tesisi söz konusu olup, dava; Yasaya tabi, bütün Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerini ilgilendirmektedir. İlgili Kuruluş Kanunları ile 657 Sayılı Devlet Memurları Yasasına aykırılık teşkil eden, Evrensel Hukuk İlkeleri ve Anayasa ile bağdaşmayan iptalini istediğimiz hukuka aykırı olan ?hükmün (Ek Madde 3?ün)? uygulanması halinde, Devlet Memurlarının ve Diğer Kamu Görevlilerinin temel haklarından olan ?özlük hakları? zedelenecek, dolayısıyla ?giderilmesi güç ya da imkânsız zarar ve durumlar? doğabilecektir.

Bu tür durum ve zararların önlenebilmesi için, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu?nun 27.Maddesinin 2.Fıkrasında ifade edilen, ?Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.? Hükmü gereğince; dava sonuna kadar, dava konusu hukuka aykırı işlemin ?YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINI? talep etmek zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER:

1- T.C Anayasası (m.2, m.7, m.10, m.11, m.13, m.87, m.115, m.123, m.124, m.128, m.137) ve diğer ilgili

Yasal maddeleri.

2- Devlet Memurları Kanunu (657 s.DMK.m.1, m.2, m.3, m.6, m.7, m.11, m.18, m.33/1, m.36, m.36/A, m.45/1, m.71, m.71/2, m.74, m.92, m.93) ve diğer ilgili yasal maddeleri.

3- Yüksek Öğretim Kanunu (2547 s.YÖK.m.3/a,d,ı,k,r,u-1) ve diğer ilgili yasal maddeleri.

4- 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

5- Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik (EK-6).

6- Kamu Personeli Genel Tebliğ (Devlet Memurluğuna Alınma), (Seri No:1) (EK-10).

7- Karayolları Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği (Nitelik ve

Öğrenim Çizelgesi), (EK-9).

8- Boş Kadro Değişikliği, Bakanlar Kurulu Kararları (EKLER-11, 12, 13)

9- Mahkeme Kararları ve Diğer ilgili Yasal mevzuat ve düzenlemeler.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Sorumlular: Çalkarakuş
Sayfa oluşturma süresi: 0.145 saniye

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.