logo yeni

İDARİ İŞLEMDEN DUYULAN ÜZÜNTÜNÜN GİDERİLMESİ İÇİN MANEVİ TAZMİNAT

Aktif . Yayınlanma Memur Hakları

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04.02.2010 tarihli ve E:2006/1045, K:2010/134 sayılı Kararı. 

Özeti : Hizmet akdi feshedilerek görevine son verilen ve bu işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine tekrar görevine başlatılan davacının, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle duyduğu üzüntü ve sıkıntıyı kısmen de olsa gidermek amacıyla istemi doğrultusunda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği hakkında. 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı)     : İGDAŞ İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.

            Vekili                           :  Av. …

            Karşı Taraf (Davacı)      :  …

            Vekili                           :  Av. …

            İstemin Özeti               : İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 30.6.2005 günlü, E:2005/1204, K:2005/1330 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması, davalı idare tarafından istenilmektedir.

            Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

            Danıştay Tetkik Hakimi Bülent Küfüdür'ün Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı E. Nur Necef'in Düşüncesi : İstanbul 4. üncü İdare Mahkemesinin 30.6.2005 günlü ve 2005/1204, K:2005/1330 sayılı kararının ısrara ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

            Uyuşmazlık İGDAŞ Genel Müdürlüğü Anadolu Bölge Müdürlüğünde Şebeke Müdürü olarak görev yaparken görevine son verilen daha sonra yargı kararıyla görevine dönen davacının uğramış olduğunu ileri sürdüğü üzüntü ve şikayet nedeniyle 1.000.000.000 TL manevi zararın tazminine ilişkindir.

            Hukuka aykırı idari işlemler nedeniyle manevi zarardan söz edilip manevi tazminata hükmedilmesi için ilgilinin kişisel varlık ve haklarına hukuka aykırı ağır bir saldırıda bulunularak kişinin fizik yapısının zedelenmesi yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya bu bir işlem yada eylem sonucunda ağır bir elemin duyulmuş olması, ya da kişinin şeref ve haysiyetinin zedelenmesi gerektiği idari yargı ilkelerinden olup; İdari işlemlerin iptalini gerektiren sakatlıkların tümünün ilgiliye manevi tazminat ödenmesini zorunlu kılacağının kabulu olanaksızdır.

            Dava konusu göreve son verme işleminde davacının şeref ve haysiyetini rencide edici mahiyette bir işlem olmadığı gibi bu işlem nedeniyle duyulduğu ileri sürülen üzüntü ve elemde manevi açıdan tazmin edilmeyi gerektirecek nitelik taşımadığından manevi tazminat ödenmesine ilişkin mahkemenin ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

            Belirtilen nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.  

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

            Dava; davalı idare Anadolu Bölge Müdürlüğü'nde Şebeke Müdürü olarak görev yaparken görevine son verilen davacının, bu işlemin yargı kararıyla iptal edildiğinden bahisle, açıkta kaldığı süreye ilişkin 4.469.000,000.- (4.469,00.-) TL maddi tazminatın ve 1.000.000,000.- (1.000,00.-) TL manevi tazminatın reeskont faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

            İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 30.3.2001 günlü, E:1999/402, K:2001/324 sayılı kararıyla; 6.7.1994 günlü işlemle hizmet akdi feshedilen davacının, bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada, işlemde sebep yönünden hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle işlemin davacı ile ilgili kısmının iptali yolunda verilen kararın onandığı ve karar düzeltme isteminin de reddedilmesi ile anılan kararın kesinleştiği; bu yargı süreci devam ederken, davacının mahkeme kararının uygulanması için 3.12.1997 tarihinde göreve başlatıldığı ve davacının görevine son verildiği 6.7.1994 tarihinden yargı kararı gereği görevine iade edildiği 3.12.1997 tarihine kadar açıkta geçen süreye ilişkin bu dönemde yapması gereken terfileri de gözönüne alınmak suretiyle alması gereken net aylıkları toplamının, idarenin göndermiş olduğu çizelgeye göre 3.148.826.469.- TL olduğu, bu miktardan, davacının sözleşmesinin feshedildiği tarihte almış olduğu kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı tutarı toplamı 72.442,096.- TL'nin düşülmesi suretiyle, 3.076.384,373.- liranın davanın açıldığı tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği; ayrıca idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle davacının duyduğu üzüntü ve sıkıntıyı kısmen de gidermek amacıyla 1.000.000,000.- TL manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacıya verilmesi gerektiği, ancak manevi tazminatın niteliği gereği faiz yürütülmesi hukuken mümkün bulunmadığından bu talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle 3.076.384.373.- lira  maddi tazminatın davanın açıldığı tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine, 1.000.000.000.- TL manevi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminata faiz yürütülmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

            Anılan karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onikinci Dairesi'nin 19.11.2004 günlü, E:2002/301, K:2004/3681 sayılı kararıyla; davalı idarece ileri sürülen hususların kararın maddi tazminata ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı; kararın manevi tazminata ilişkin kısmına gelince; hukuka aykırı idari işlemler sebebiyle manevi bir zarardan söz edilebilmesi dolayısıyla, manevi tazminata hükmedilmesi için öncelikle ilgilinin kişisel varlık ve haklarına hukuka aykırı ağır bir saldırıda bulunularak kişinin fizik yapısının zedelenmesi yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya bu tür bir işlem ya da eylem sonucunda ağır bir elemin duyulmuş olması, ya da kişinin şeref ve haysiyetinin zedelenmesi gerektiği, idari işlemlerin iptalini gerektiren sakatlıkların tümünün, ilgiliye manevi tazminat ödenmesini zorunlu kılmadığı, olayda, davacının şeref ve haysiyetini rencide edici mahiyette bir olay olmadığı gibi bu işlem nedeniyle duyulduğu ileri sürülen üzüntü ve elemin de manevi açıdan tazmin edilmeyi gerektirecek nitelik taşımadığından, temyize konu kararın manevi tazminat isteminin  kabulü ile 1.000.000.000.- TL manevi tazminatın davacıya ödenmesi yolundaki kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmı onanıp, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı bozulmuş ise de; İdare Mahkemesi'nce, bozma kararına uyulmayarak davacının manevi tazminat isteminin kabulü ve 1.000.000.000.- TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

            Davalı idare, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 30.6.2005 günlü, E:2005/1204, K:2005/1330 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

            Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesi'nin kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 30.6.2005 günlü, E:2005/1204, K:2005/1330 sayılı ısrar kararının onanmasina, dosyanın anılan İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4.2.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

            Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesi'nin 19.11.2004 günlü, E:2002/301, K:2004/3681 sayılı kararı doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara karşıyız.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.