logo yeni

calisanlar2 copy

HAKKINDA SORUŞTURMA YÜRÜTÜLÜYOR OLMASI, KİŞİNİN İŞ  BAŞVURUSUNA ENGEL Mİ?

Aktif . Yayınlanma KPSS, Sınav ve Nitelikler

Özeti : Hakkında özel belgede sahtecilik suçundan yürütülen bir soruşturma bulunduğunun tespiti nedeniyle davacının, subay olabilmek için aranılan koşulları taşımadığından bahisle adaylık işleminin iptal edilmesine ilişkin işlemde; adil yargılanma hakkının temel bir parçası olan “masumiyet karinesinin, diğer unsurların yanı sıra, bir ceza yargılamasında, ispat külfetinin iddia makamına ait olduğu ve sanığın şüpheden yararlanma hakkına sahip olduğu anlamına geldiği, bu ilke uyarınca mahkumiyete dair bir yargı kararı olmadan kimsenin suçlu ilan edilemeyeceği, dava konusu işleme dayanak alınan düzenleme uyarınca, belirtilen suçlardan dolayı hakkında adli kovuşturma bulunan bir kişinin daha sonra beraatine karar verilse dahi muvazzaf subay olmasının engellendiği, düzenlemenin “masumiyet karinesine”, dolayısıyla hukuka aykırı olduğu, bu nedenle davacının salt soruşturma altında bulunduğundan bahisle adaylık işleminin iptalinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

Danıştay 12.Dairesinin 25/04/2017 tarihli ve E: 2016/9910, K: 2017/1917 sayılı Kararı

Temyiz isteminde Bulunan (Davalı): Milli Savunma Bakanlığı

Vekili     : 

Karşı Taraf (Davacı): ...

İstemin Özeti : Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nca icra edilen 2015 yılı muvazzaf subay temini sınavlarına katılan davacının, Fakülte ve Yüksek Okullar Askeri Öğrenci Komutanlıkları ve Öğrencileri ile Fakülte ve Yüksek Okullardan Yetişen Subaylara ait Yönetmeliğin 7. kısım, 1. bölüm 25/a- 4. bendinde ve Başvuru Kılavuzunun 2/b-1. bendinde belirtilen şartı taşımadığından bahisle adaylık işlemlerinin iptal edilmesine ilişkin 08/10/2015 tarihli ve 213901 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı hakkında özel belgede sahtecilik suçundan yürütülen bir soruşturma bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle subay olabilmek için aranılan koşulları taşınmadığından bahisle hakkında "Olumsuz" kararı verildiği, adil yargılanma hakkının temel bir parçası olan masumiyet karinesi, diğer unsurların yanı sıra, bir ceza yargılamasında, ispat külfetinin iddia makamına ait olduğu ve sanığın şüpheden yararlanma hakkına sahip olduğu anlamına geldiği, hukuk devletinde geçerli olan bu ilke uyarınca mahkumiyete dair bir yargı kararı olmadan kimsenin suçlu olarak ilan edilmemesi gerektiği, dolayısıyla dava konusu işleme dayanak alınan düzenleme uyarınca, belirtilen suçlardan dolayı hakkında adli kovuşturma bulunan bir kişinin daha sonra üzerine atılı suçu işlemediği kesin olarak anlaşılıp bu nedenle beraatine karar verilse dahi Muvazzaf Subay olmasının engellendiğinin anlaşıldığı, böylece, ilgilinin hakkında adli bir kovuşturmanın bulunması ile suçluluğun hükmen sabit olması ayrımı ortadan kaldırılmakta, hakkındaki adli kovuşturmanın sonucu beklenmeden ilgilinin üzerine atılı suçu işlemiş gibi işlem yapılmasına olanak tanınmakta olup, bu haliyle belirtilen düzenlemenin masumiyet karinesi ilkesine, dolayısıyla hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğu, Subaylık mesleğinin niteliği ve bu mesleğe atanacak kişilerde bazı özel niteliklerin aranmasının kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olmakla beraber, yapılan düzenlemelerin temel hak ve özgürlüklere uygun olması ve bireylerin bu haklardan yararlanmasını engelleyici olmaması gerekirken yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, yönetmelikle düzenleme yapmak suretiyle üst hukuk normlarına aykırı hükümler getirildiğinin görüldüğü, bu durumda hakkında mahkumiyet kararı bulunmayan davacının, yapılan yargılama sonucunda Korgan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.12.2015 tarihli ve E:2015/131 K:2015/172 sayılı kararı ile beraatine hükmedildiği halde işlenmemiş bir cürümden ötürü salt soruşturma altında bulunduğundan bahisle adaylık işlemlerinin iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen 14/06/2016 tarihli ve E:2015/3457, K:2016/2347 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi: 

Düşüncesi: İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü: idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 25/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.