logo yeni

calisanlar2 copy

399 SAYILI KHK’YA TABİ SÖZLEŞMELİ SÜRELERİN EMEKLİ KESENEĞİ VE KAZANILMIŞ HAK AYLIĞINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Aktif . Yayınlanma Kadro, Hizmet ve İntibak

Özeti : Dava, İzmir Defterdarlığı Aliağa Mal müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, 12.07.2000 ile 14.02.2005 tarihleri arasında İzmir PTT Başmüdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen hizmetlerinin, emeklilik keseneğine esas aylığı ve kazanılmış hak aylığı intibakında değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Davacının İzmir PTT Başmüdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen 12.07.2000 ile 14.02.2005 tarihleri arasındaki 4 yıl 8 ay 24 günlük hizmet süresinin emeklilik keseneğine esas aylığında değerlendirilmesi gerektiğinden dava konusu işlemin bu kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği, Davacının 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen sürelerinin kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmadığından mahkeme kararının kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınması yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği, Dava dilekçesinde davacının, sigortalı avukat olarak çalıştığı 30.05.2006 ile 30.09.2008 tarihleri arasındaki 2 yıl 4 ay 2 günlük çalışmasının, emeklilik keseneğine esas aylığında ve kazanılmış hak aylığı intibakında değerlendirilmesine ilişkin istemi olmadığı halde talebi aşılarak; mahkemece iptal kararı verildiğinden kararın bu kısmının da bozulması gerektiği hakkında.

Danıştay 11. Dairesinin 15.02.2018 tarihli ve E: 2016/4453, K: 2018/901 sayılı Kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar) :

1 - Maliye Bakanlığı

  • İzmir Defterdarlığı

Vekili                          : Av. ...

  • Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

Vekili                          : Av.

Karşı Taraf (Davacı) : ...

İstemin Özeti : İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 12.01.2016 tarihli ve E:2014/1292; K:2016/46 sayılı kararın; davalı idareler tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti :           Temyiz istemlerinin reddi gerektiği

savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi :....

Düşüncesi : Davacının; İzmir PTT Başmüdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen 12.07.2000 ile 14.02.2005 tarihleri arasındaki 4 yıl 8 ay 24 günlük çalışmasının, emeklilik keseneğine esas aylığının tespitinde dikkate alınması gerekmekte olup; mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik bu kısmının sonucu itibariyle onanması, 657 sayılı Kanun'un 4. veya 237. maddesinin (e) fıkrası kapsamında sözleşmeli olarak görev yapmamış olması ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli 1 sayılı cetvelde yer verilen bir göreve de atanmamış olması, davacının intibakının yapılmasını zorunlu kılan başkaca bir mevzuat hükmünün de var olmaması karşısında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen sürelerin kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınması yönünden işlemin iptaline ilişkin kısmı ile davacının talebi aşılarak, dava dilekçesinde istenilmemiş olan sigortalı avukat olarak çalıştığı dönemlerinin emeklilik keseneğine esas aylığında ve kazanılmış hak aylığı intibakında değerlendirilmesi yönünden hüküm kurulmasına ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

Dava, İzmir Defterdarlığı Aliağa Mal müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, 12.07.2000 ile 14.02.2005 tarihleri arasında İzmir PTT Başmüdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen hizmetlerinin, emeklilik keseneğine esas aylığı ve kazanılmış hak aylığı intibakında değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; İzmir PTT Başmüdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen 12.07.2000 ile 14.02.2005 tarihleri arasındaki 4 yıl 8 ay 24 günlük çalışmasının ve sigortalı avukat olarak çalıştığı 30.05.2006 ile 30.09.2008 tarihleri arasındaki 2 yıl 4 ay 2 günlük çalışmasının emeklilik keseneğine esas aylığında ve kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınması gerektiğinden, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı İdareler tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyize konu kararın; davacının 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen hizmet süresinin emeklilik keseneğine esas aylığının tespitinde dikkate alınması gerektiği yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak;

22/01/1990 tarih ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/c maddesinde; sözleşmeli personel bu maddenin (b) bendi dışında kalan teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esasları dışında yürüttükleri hizmetlerinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde akdedilecek bir sözleşme ile çalıştırılan ve işçi statüsünde olmayan personel olarak tanımlamış, 12. maddesinde ise; "Sözleşmeli statüde istihdam edilecek personel, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabidir." hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümler uyarınca, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ekindeki listede belirtilen kurumlarda sözleşmeli olarak çalışan tüm personel isteklerine bakılmaksızın zorunlu olarak 5434 sayılı Kanun ile ilgilendirilmişler.

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Ek 15/9 maddesinde; "personel kanunları" deyiminin açıklaması yapılarak, 657 ve 926 sayılı Kanun'ların, "Personel Kanunu" olduğu belirtilmiş, Kanun'un Ek 17. maddesinde; aylıklarını personel kanunları hükümlerine göre almayan iştirakçilerin emeklilik keseneklerine, tahsil durumları itibariyle personel kanunlarına göre girebilecekleri derece ve kademelerin aylıkları esas alınacağı, bunların bu görevlerinde emeklilik keseneği vermek suretiylegeçirdikleri her yıl için bir kademe ilerlemesi verilmek ve tahsil durumları itibariyle personel Kanunlarına göre her derecede geçirmeleri gereken en az sür eler kadar kademe ilerlemesi yaptıktan sonra bir derece yükselmesi yapılmak suretiyle emeklilik keseneğine esas aylıkları yükseltileceği belirtilmiştir.

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, aylıklarını personel kanunlarına göre almadıklarından, 5434 sayılı Kanun'a tabi olmaları nedeniyle emeklilik keseneği esas olmak üzere anılan Kanun'un ek 17. maddesi uyarınca emeklilik intibakları yapılmaktadır.

Uyuşmazlıkta İzmir Defterdarlığı Aliağa Malmüdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının; İzmir PTT Başmüdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen 12.07.2000 ile 14.02.2005 tarihleri arasındaki 4 yıl 8 ay 24 günlük hizmet süresinin emeklilik keseneğine esas aylığının tespitinde dikkate alınması gerekmekte olup; İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

Temyiz konu kararın, davacının 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen sürelerinin kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınması yönünden işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden ise;

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36. maddesinin C/6 bendinde; "Bu Kanunun 4. ve 237. maddesinin (e) fıkrasına göre sözleşme ile istihdam edilenlerin, memuriyete geçirilmeleri halinde, sözleşmeli olarak geçirdikleri hizmet süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir." kuralı yer almıştır.

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na bağlı olarak istihdam edilecek personelin kadro, unvan, derece ve sayılarının Kararnameye ekli 1 sayılı cetvelde gösterileceği ve sözleşmeli statüde istihdam edilecek personele ait pozisyonların unvan ve sayılarının da Bakanlar Kurulu Kararı ile belirleneceği belirtilmiş aynı Kararname'nin 3771 sayılı Yasayla değişik 3/b maddesinde; 1 sayılı cetvele bağlı personel hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı 5. maddesinin ikinci fıkrasında ise, 1 sayılı cetvele yapılacak atamalarda teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda sözleşmeli statüde geçen hizmetlerin memur statüsünde geçmiş gibi değerlendirileceği öngörülmüştür.

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüde görev yapmakta iken bu görevinden ayrılarak, 657 sayılı Kanun'a tabi aday memur olarak atanan davacının, 657 sayılı Kanunun 4. veya 237. maddesinin (e) fıkrası kapsamında sözleşmeli olarak görev yapmamış olması ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli 1 sayılı cetvelde yer verilen bir göreve de atanmamış olması nedeniyle bu maddelerden yararlanma imkanı bulunmamaktadır. Davacının intibakının yapılmasını zorunlu kılan başkaca bir mevzuat hükmünün de var olmaması karşısında, İzmir PTT Başmüdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli personel olarak geçen hizmetlerinin, kazanılmış hak aylık derecesinin değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır.

Mahkeme kararında, davacının sigortalı avukat olarak çalışmasının emeklilik keseneğine esas aylığında ve kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle iptal hükmü kurulmuş olduğundan kararın bu açıdan da incelenmesi gerekmektedir.

Bir idari işlemin yargısal denetimini yapılabilmesi için öncelikle bu işlemin iptali istemiyle açılmış bir davanın olması gereklidir.

Taleple bağlılık ilkesi uyarınca, idare mahkemeleri tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, mahkemece istemin genişletilmesi veya talep edilmeyen bir konuda karar verilmesi mümkün değildir.

Dava dilekçesinde davacının, sigortalı avukat olarak çalıştığı 30.05.2006 ile 30.09.2008 tarihleri arasındaki 2 yıl 4 ay 2 günlük çalışmasının, emeklilik keseneğine esas aylığında ve kazanılmış hak aylığı intibakında değerlendirilmesine ilişkin istemi olmadığı halde; mahkemece bu kısma ilişkin olarak iptal kararı verildiği görülmüştür.

Bu durumda; davacının talebi aşılarak, istenilmemiş olan sigortalı avukat olarak çalıştığı dönemlerinin emeklilik keseneğine esas aylığında ve kazanılmış hak aylığı intibakında değerlendirilmesi yönünden hüküm kurulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı İdarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddine; İdare Mahkemesi kararının, davacının İzmir PTT Başmüdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen çalışmasının emeklilik keseneğine esas aylığında değerlendirilmesinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda yer verilen gerekçe ile onanmasına; kısmen kabulüyle; İzmir PTT Başmüdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi sözleşmeli dağıtıcı olarak geçen çalışmasının kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınmasına ilişkin hüküm fıkrası ile sigortalı avukat olarak çalışmasının emeklilik keseneğine esas aylığında ve kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınmasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına; bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.