logo yeni

MAKAM TAZMİNATI OLMAYANLARA, EK GÖSTERGELERİNDEN HAREKETLE MAKAM TAZMİNATI ÖDENMESİ

Aktif . Yayınlanma Emeklilik

Danıştay 11. Dairesi Başkanlığının 2.12.2008 tarihli ve E:2007/9721, K:2008/9920 sayılı Kararı. 

Özeti : Yararlanacakları ek göstergeler özel düzenlemeler uyarınca belirlenen ve kadro karşılığı sözleşmeli personel olarak görev yapanlara makam tazminatı ödeneceği yolunda açık bir düzenleme olmadığı sürece, salt yararlandıkları ek göstergeden hareketle makam tazminatı ödenemeyeceği hakkında. 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

                                                            (T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü)

            Vekili                            : Av. …

            Karşı Taraf (Davacı)      : …

            Vekili                            : Av. …

            İstemin Özeti               : Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde kadro karşılığı sözleşmeli personel statüsünde müşavir unvanı ile görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun 17. maddesi uyarınca belirlenmiş olan (6000) ek gösterge rakamı esas alınarak tahsis edilen makam ve görev tazminatı göstergesinin; daha önce bulunduğu görev unvanı esas alınarak tespit edilen makam ve görev tazminatı gösterge rakamına düşürülmesi suretiyle emekli aylıklarının tadiline ve geçmişe yönelik olarak adına borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu nedenle yoksun kalınan aylık farklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan dava sonunda, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 15.3.2007 gün ve E:2006/763, K:2007/520 sayılı kararıyla; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Ek 68. maddesi, 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun 17. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 4/a sırası hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde kadro karşılığı sözleşmeli personele, 2545 sayılı Kanunda belirtilen özel hükümler dışında 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığı, buna göre Başbakan Müşavirleri için öngörülen 5300 ek gösterge rakamı üzerinde ek göstergesi bulunduğu anlaşılan davacının, (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 4/a sırasında, Başbakan Müşavirleri için öngörülen gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı ve buna bağlı olarak görev tazminatından yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan tazminat farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiştir. Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir..

            Savunmanın Özeti        : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi : Abdurrahman Şimşeksoy

            Düşüncesi                    : Dava, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde kadro karşılığı sözleşmeli personel statüsünde müşavir unvanı ile görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, 2945 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca belirlenmiş olan (6000) ek gösterge rakamı esas alınarak tahsis edilen makam ve görev tazminatı göstergesi; daha önce bulunduğu görev unvanı esas alınarak tespit edilen makam ve görev tazminatı gösterge rakamına düşürülmesi suretiyle emekli aylıklarının tadiline ve geçmişe yönelik olarak adına borç çıkarılması üzerine açılmıştır.

            2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun 17. maddesi hükmünde ve bu Kanunun uygulamasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Yönetmeliği hükümlerinde, sözleşmeli personelin aylık ücretlerinin, Genel Sekreterin teklifi ve Başbakanın onayı ile tespit edileceği, kadro karşılığı gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak istihdam edilecek personele ödenecek sözleşme ücretinin; ikramiye, zam ve tazminat miktarı ile diğer mali ve sosyal hakların Başbakanlık merkez teşkilatında kadro karşılığı gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan personel hakkında yapılan uygulamanın emsal alınarak saptanacağı belirtilmiş olup, Genel Sekreterlikte sözleşmeli olarak görev yapan personele sözleşme ücreti dışında veya bu ücret kapsamında ayrıca makam tazminatı ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır .

            Bu durumda, davacının en son bulunduğu Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği müşavirliği kadrosunun, makam tazminatı ödemesini gerektiren bir kadro olmaması nedeniyle, makam ve görev tazminatı göstergelerinin daha önce bulunduğu görev unvanı için öngörülen gösterge rakamına düşürülmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

            Kararın, davacı adına geçmişe yönelik olarak borç çıkarılmasına ilişkin kısmına gelince;

            5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 121. maddesinin, 1. fıkrasında, her ne suretle olursa olsun istihkaklarından fazla yapılan ödemelerin, ilgililerin, varsa sonraki her çeşit istihkaklarından hüküm alınmaksızın kesilmek suretiyle geri alınacağı, 2. fıkrasında ise, herhangi bir nedenle Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, bu hatalı ödeme işlemlerinin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarının tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.

            Öte yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının ise, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup; anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memurun iyi niyetinin, idari istikrar ve kanunilik ilkesi kadar önemli olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen durumlar dışındaki hatalı ödemelerin ancak dava süresi içinde geri alınabileceği vurgulanmıştır.

            5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 121. maddesi hükmüne göre, istihkaklardan fazla veya yersiz yapılan ödemelerin, geriye doğru beş yıllık süreye ilişkin kısmının ilgililer adına borç çıkarılıp tahsili yoluna gidilebilmesi için, istihkaktan fazla veya yersiz ödeme yapılmış olması halinin, ödemeden yararlanan ilgili tarafından kolayca anlaşılabilir nitelikte açık olması gerekir. Madde hükmünde geçen "her ne suretle olursa olsun istihkaklarından fazla yapılan ödemeler"in; yorum gerektirmeyecek nitelikte, kolayca anlaşılabilir hatalar dolayısıyla yapılan ödemeler olması gerekir. Aksi takdirde, mevzuat hükümlerinin yorumlanması suretiyle, ödemelerin fazla veya yersiz yapıldığı sonucuna varılarak, ilgililer adına geriye doğru beş yıl gibi uzunca bir süre için borç çıkarılmasının idari istikrar, hukuksal güvenlik ve hakkaniyete uygun düşmeyeceği açıktır. Bu itibarla, yasa koyucunun böyle bir sonucu öngörmesi veya böyle bir sonucu yaratacak şekilde düzenleme yapmış olması beklenemez.

            Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece emekli aylığı bağlanması aşamasında, davacının Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğindeki görevinden dolayı belirlenmiş olan ek gösterge rakamına itibar edilerek, diğer bir ifadeyle özel kanunları uyarınca belirlenmiş olan ek gösterge rakamı; makam tazminatı ödemesine de esas alınabileceği kabul edilerek, davacıya emekli aylığı kapsamında kendiliğinden makam ve görev tazminatı ödenmiş, daha sonra söz konusu ek gösterge rakamının, makam tazminatı ödenmesini gerektirmeyeceğinden bahisle davacının makam ve görev tazminatı göstergelerinin düşürülerek, geriye doğru beş yıllık süreyi kapsayacak şekilde adına borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

            Buna göre, davacıya Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğindeki görevinden dolayı makam tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususunun, mevzuat hükümlerinin yorumlanmasına bağlı olması, başlangıçta, bu görevinden dolayı belirlenmiş olan ek göstergelerine itibar edilerek makam ve görev tazminatı verilmiş olması karşısında, ödemelerin kolayca anlaşılabilir nitelikte açık bir hata sonucu yapıldığının kabulüne olanak vermemektedir. Bu nedenle olayda, yukarıda yer verilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararından belirtilen ilkelelerin gözetilmesi gerekmektedir.

            Bu durumda, fazla veya yersiz yapıldığı sonucuna varılan ödemelerin gerçekleşmesinde, açık hata bulunmadığı gibi, davacının gerçek dışı bir beyanı veya hilesi de bulunmadığından, bu şekilde yapılan ödemelerin istirdadının, ancak hatalı ödemenin farkedildiği (düzeltilği) tarihten geriye doğru 60 gün içinde kalan sürede gerçekleşen yersiz ödemelerle sınırlı olması gerekir.

            Açıklanan nedenlerle, idare mahkemesi kararının, davacının makam ve görev tazminatı göstergelerinin düşürülmesine ve hatalı ödemelerin düzeltildiği tarihten geriye doğru 60 gün içinde kalan yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin kısmının bozulması, bu tarihi aşan yersiz ödemelerin tahsiline ilişkin kısmının ise yukarıda yer verilen gerekçe ile onanmasına karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı           : Mehmet Ali Samur

            Düşüncesi                    : 657 sayılı Devlet memurları Kanununun Ek 26 ncı maddesinin değişik a) bendinde, Bu kanuna ekli (IV) sayılı Cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara makam tazminatı ödeneceği öngörülmüş, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Ek 68. maddesinde ise, Makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam 2 yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam veya yüksek hakimlik tazminatlarının bulundukları en üst görevleri esas alınarak ödeneceği belirtilmiştir.

            Yukarıda yazılı Yasa hükümleri de dikkate alındığında, makam tazminatının ödenmesinde kadro ve görev ünvanının esas alınması, (IV) sayılı Cetvel'de makam tazminatı ödenecek olanların tereddüte yer vermiyecek biçimde açıkça belirtilmiş olması ve gerek bunlar, gerekse 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununda, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde görev yapan personelin makam tazminatından yararlandırılacağına dair bir hükme yer verilmemiş bulunması karşısında, Yasa hükümlerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

            Belirtilen nedenlerden dolayı, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. 

TÜRK MİLLETİ ADINA

      Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

      Dava, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde kadro karşılığı sözleşmeli personel statüsünde müşavir unvanı ile görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun 17. maddesi uyarınca belirlenen (6000) ek gösterge rakamı esas alınarak tahsis edilen makam ve görev tazminatı göstergesi (4500+11500); daha önce bulunduğu görev (Yarbay) unvanı için öngörülmüş olan makam ve görev tazminatı gösterge rakamına (2000+8000'e) düşürülmesi suretiyle emekli aylıklarının tadiline ve bu nedenle geçmişe yönelik olarak adına borç çıkarılması üzerine açılmıştır.

      5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Ek 68. maddesinde, makam tazminatı gerektiren görevlerde toplam iki yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödeneceği kuralına yer verilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 26. maddesinde ise, bu Kanuna ekli (IV) sayılı Cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara, hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği hükmü yer almıştır.

      2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun 17. maddesinde; "Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği personeli aşağıdaki özel hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir.

      Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kadroları genel hükümlere uygun olarak tesbit edilen ek göstergeleri ile birlikte Genel Sekreterin teklifi ve Başbakanın onayı ile ihdas edilir veya kaldırılır.

      657 sayılı Devlet Memurları Kanununa 31/07/1970 tarih ve 1327 sayılı Kanunla eklenen zam ve tazminatlara ilişkin ek madde gereğince, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği personelinin görev ve kadro unvanları esas alınarak kimlere ne oranda ödeme yapılacağı; tespit olunan azami miktar ve oranları geçmemek üzere Genel Sekreterin teklifi ve Başbakanın onayı ile belirlenir.

            Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde çalıştırılacak sözleşmeli personelde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesindeki şartlar aranmaz. Bunların istihdam şekli, sözleşme esasları, Bakanlar Kurulunca tespit edilecek tavanı aşmamak üzere alacakları en az ve en çok ücretleri ile sosyal haklarına ait esaslar yönetmelikle düzenlenir.(Ek fıkra: 08/04/1990 - KHK - 417/1 md.) Sözleşme ile çalıştırılacak personel, istekleri üzerine T.C.Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler.

            Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği personelinden, Genel Sekreterin teklifi ve Başbakanın onayı ile gerekli görülenlere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince giyecek yardımı yapılır." hükmü bulunmaktadır.

            2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanunu hükümleri uyarınca 8.1.2004 tarih ve 25340 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Yönetmeliğinin 23. maddesinin 3. fıkrasında, sözleşmeli personelin aylık ücretlerinin, Genel Sekreterin teklifi ve Başbakanın onayı ile tespit edileceği, 4. fıkrasında, kadro karşılığı gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak istihdam edilecek personele ödenecek sözleşme ücretinin; ikramiye, zam ve tazminat miktarı ile diğer mali ve sosyal hakların Başbakanlık merkez teşkilatında kadro karşılığı gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan personel hakkında yapılan uygulamanın emsal alınarak belirleneceği, son fıkrasında ise, bu yönetmelikte hüküm bulunmayan hususlarda, sözleşmeli personel hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.

            Kamu kurum ve kuruluşlarında memur kavramı içerisinde görevlendirilenlere hangi ödemelerin yapılacağı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda veya bu Kanun ölçü alınarak kurum ve kuruluşların kendi teşkilat kanunlarında belirlenmiştir. Bu itibarla, kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalışacak personele hangi tür ödemelerin yapılacağı hususunun, o kurum veya kuruluşların teşkilat kanunlarında açıkça bir hüküm bulunması veya sözleşmeli personele yapılacak her türlü ücret ödemelerinde açık bir yetkilendirmenin yapılmış olması gerekir.

            Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği personelinin özlük haklarını düzenleyen 2945 sayılı Kanunun 17. maddesi hükmünde ve bu Kanunun uygulamasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Yönetmeliği hükümlerinde, sözleşmeli personelin aylık ücretlerinin, Genel Sekreterin teklifi ve Başbakanın onayı ile tespit edileceği, kadro karşılığı gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak istihdam edilecek personele ödenecek sözleşme ücretinin; ikramiye, zam ve tazminat miktarı ile diğer mali ve sosyal hakların Başbakanlık merkez teşkilatında kadro karşılığı gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan personel hakkında yapılan uygulamanın emsal alınarak saptanacağı belirtilmiş olup, Genel Sekreterlikte sözleşmeli olarak görev yapan personele sözleşme ücretleri dışında veya bu ücretleri kapsamında ayrıca makam tazminatı ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır .

            Bu nedenle, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalışanlardan, ek gösterge rakamları, 657 sayılı Kanuna ekli (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde belirtilen sıradaki ek gösterge rakamını tutanlara, salt bu ek gösterge rakamlarından dolayı makam tazminatından yararlandırılmalarına olanak görülmemektedir.

            Gerek 2545 sayılı Kanunun 17. maddesi hükmünde gerekse anılan yönetmeliğin 23. maddesi hükmünde, bu kanun ve yönetmelikte hüküm bulunmayan haller bakımından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa atıf yapılmış olması, kadro karşılığı istihdam edilen personele makam tazminatı ödeneceği anlamına gelmez, zira sözleşmeli personelin ücretlerinin kapsamı ve ne şekilde belirleneceği hususu, anılan hükümlerde ayrıca düzenlendiğinden, söz konusu atfın ücret veya ücret unsurlarına ilişkin olmadığı açıktır.

            Bu durumda, davacının en son bulunduğu Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği müşavirliği kadrosunun, makam tazminatı ödemesini gerektiren bir kadro olmaması nedeniyle, makam ve görev tazminatı göstergelerinin daha önce bulunduğu görev unvanı için öngörülen gösterge rakamına düşürülerek adına borç çıkarılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

            Açıklanan nedenlerle, davalı idare temyiz isteminin kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin 15.3.2007 gün ve E:2006/763, K:2007/520 sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2.12.2008 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. 

KARŞI OY

            X- Dava, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde kadro karşılığı sözleşmeli personel statüsünde müşavir unvanı ile görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun 17. maddesi uyarınca belirlenen (6000) ek gösterge rakamı esas alınarak tespit edilen makam ve görev tazminatı göstergesi; daha önce bulunduğu görev unvanı esas alınarak tespit edilen makam ve görev tazminatı gösterge rakamına düşürülmek suretiyle emekli aylıklarının tadili ve bu nedenle geçmişe yönelik olarak adına borç çıkarılması üzerine açılmıştır.

            2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun 17. maddesinin 1. fıkrasında, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği personelinin, bu maddede belirtilen özel hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olduğu hükme bağlanmış, 2. fıkrasında ise, "Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kadroları genel hükümlere uygun olarak tespit edilen ek göstergeleri ile birlikte Genel Sekreterin teklifi ve Başbakanın onayı ile ihdas edilir veya kaldırılır." hükmü yer almıştır.

            657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 4/a sırasında, Başbakan Müşavirleri ile ek göstergeleri bu düzeyde veya daha yüksek tespit edilen kadrolara atanmış olanlara (4500) gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı ödeneceği, aynı Kanuna ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı Bölümünde de "Başbakan Müşavirleri"nin ek göstergesinin (5300)  olduğu belirtilmiştir.

            5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Ek 68. maddesinde ise, makam tazminatı gerektiren görevlerde toplam iki yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödeneceği kuralına yer verilmiştir.

            (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinden de görüleceği üzere, makam tazminatı ödemesi için, kimi personel bakımından "kadro ve görev unvanı"nın esas alındığı, davacının da bu kapsamda yer aldığı kimi personel bakımından ise, sadece belirli ek gösterge rakamlarının öngörüldüğü kadrolara atanmış olma koşulunun arandığı anlaşılmaktadır.

            Dosyanın incelenmesinden, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde kadro karşılığı sözleşmeli personel statüsünde müşavir unvanı ile görev yaptığı anlaşılan davacının ek gösterge rakamının, 2545 sayılı Kanunun 17.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak (6000) olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

            Buna göre, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği personeli bakımından, 2545 sayılı Kanunda belirtilen özel hükümler dışında 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacak olması karşısında, Başbakan müşavirleri için öngörülen (5300) ek gösterge rakamı üzerinde ek göstergesi bulunduğu anlaşılan davacının, (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 4/a sırasında, Başbakan müşavirleri için öngörülen gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı ve buna bağlı olarak görev tazminatından yararlandırılması gerekmektedir.

            Nitekim Başbakanlık Saymanlık Müdürlüğünün 2002 yılı hesaplarının Sayıştay Üçüncü Dairesince yargılanması sonucunda, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde görev yapan kadro karşılığı sözleşmeli personele yersiz olarak makam tazminatı ödenmesi nedeniyle düzenlenen 235 sayılı ilam hükmüne karşı, ilgili tahakkuk memuru tarafından verilen dilekçe üzerine, Sayıştay Temyiz Kurulunca; 2545 sayılı Kanunun 17. maddesi ve 657 sayılı Kanunun 26. maddesi ve bu Kanuna ekli (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetveli hükümleri karşısında, anılan Cetvelde öngörülen unvan veya ek göstergeli kadrolara atanmış olmanın, makam tazminatı ödenmesi için yeterli olduğu sonucuna varılarak ilam hükmünün kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.

            Bu durumda, makam tazminatı gerektiren bir kadrodan emekliye ayrılmadığından bahisle, makam ve görev tazminatı göstergelerinin düşürülerek davacı adına borç çıkarılmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

            Açıklanan nedenlerle, idare mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile karara karşıyız.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.