logo yeni

calisanlar2 copy

HER DİSİPLİN CEZASININ TERFİYE ENGEL OLUŞTURMAYACAĞI

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Özeti : Davacıya verilen ve rütbe terfine engel olarak değerlendirilen disiplin cezasının üç yıl üst üste davacının terfi ettirilmemesine gerekçe oluşunun davacının bir fiilden ötürü birçok kez cezalandırılması anlamına geleceği, söz konusu disiplin cezası gerekçe gösterilerek terfi ettirilmemesinde hukuka uyarlık görülmediği hakkında.

Danıştay 5.Dairesinin 7.2.2018 tarihli ve E: 2016/19613, K: 2018/6735 sayılı Kararı

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili                           :   Av. ...

Karşı Taraf (Davalı)    : Emniyet Genel Müdürlüğü

Vekili                           :   Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti : Van 1. İdare Mahkemesinin 14.11.2014 tarih ve E:2013/995, K:2014/2135 sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti :             Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hakimi : …..

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, emniyet amiri olan davacının, 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2013 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

Van 1. İdare Mahkemesinin 14.11.2014 tarih ve E:2013/995, K:2014/2135 sayılı kararıyla; davacının bir üst rütbeye terfi ettirilirken kıdemiyle beraber liyakat yönünden de değerlendirilmesinin mevzuat gereği olduğu, buna göre ise davacının 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına neden olan fiilinin niteliği dikkate alındığında, liyakat yönünden yapılan değerlendirme sonucunda bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfii edebilmek için bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun olması gerektiği; kıdem sırasının her yıl duyurulacağı; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin esas alınacağı ve kıdem sırasının tespitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Yasaya dayanılarak 10.8.2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinde de, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadronun bulunmasının; bulunduğu rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmanın; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmanın gerektiği; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerine ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerinin, sicil, ödül ve takdirname bilgilerinin, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarının değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.

Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel ölçütün "liyakat" olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise personelin aldığı ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar, geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.

Bu kapsamda, liyakata ilişkin hususların objektif bir şekilde değerlendirilebilmesi için terfiye tabi personelin, değerlendirmeye alındığı yılda zorunlu bekleme süresini doldurup terfiye tabi tutulan aynı rütbedeki tüm personelle birlikte değerlendirilerek terfi kararı verilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının Artvin ili, Hopa ilçesi emniyet amiri olarak görev yaptığı 2007 yılında ilçe genelinde yapılan rutin güvenlik kontrollerinde, bir pansiyonda görülen Moldavya uyruklu _______ adlı bayanın yapılan polis sorgusunda; davacıyı bir arkadaşı vasıtasıyla tanıdığını,davacının kendini bekar olarak tanıttığını ve davacı ile üç aydır birlikte olduklarını beyan etmesi üzerine davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 21.2.2008 tarih ve 102 sayılı kararıyla hizmet dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziye edildiği, anılan işleme karşı Rize İdare Mahkemesinin E:2008/328 sayılı dosyasında açılan davada, davacı hakkında isnat edilen resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle 23.12.2008 tarih ve K:2008/916 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, Mahkeme kararının Danıştay 12. Dairesinin 27.10.2010 tarih ve E:2009/3373, K:2010/5294 sayılı kararıyla bozulması üzerine mahkemenin bir önceki kararında ısrar ederek 29.3.2011 tarih ve E:2011/110, K:2011/107 sayılı kararla davanın reddine karar verdiği ve kararın İdari Dava Daireleri Kurulunun 6.3.2014 tarih ve E:2011/1094, K:2014/701 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, devamında davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisinin görüşüldüğü 2011 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda, hakkında yapılan liyakat değerlendirmesi sonucu söz konusu disiplin cezasının da bu karara gerekçe olması ile 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davada ise Ordu İdare Mahkemesinin 14.6.2012 tarih ve E:2011/1195, K:2012/998 sayılı kararıyla davanın reddedildiği ve kararın Danıştay 12. Dairesinin 28.5.2013 tarih ve E:2012/10165, K:2013/4537 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, yine davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisinin görüşüldüğü 2012 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda da, hakkında yapılan liyakat değerlendirmesi sonucu söz konusu disiplin cezasının ikinci kez davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine dayanak alınmak suretiyle davacı hakkında olumsuz karar alındığı, bu karara karşı açılan davanın ise; Ordu İdare Mahkemesinin 31.10.2013 tarih ve E:2012/830, K:2013/1152 sayılı kararıyla reddedildiği ve Danıştay 12. Dairesinin 18.12.2014 tarih ve E:2014/1391, K:2014/9405 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, son olarak davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi durumunun değerlendirildiği 2013 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda davacı hakkında aynı gerekçeyle verilen terfi etmez kararının iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İdare Mahkemesince, her ne kadar 6 aylık durdurma cezasına konu fiilin niteliği gereği, yapılan liyakat değerlendirmesi sonucu tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiş ise de, söz konusu disiplin cezasının üç yıl üst üste davacının terfi ettirilmemesine gerekçe oluşunun davacının bir fiilden ötürü birçok kez cezalandırılması anlamına geleceği açık olup, davacının belirtilen disiplin cezası dışında bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine gerekçe olan başkaca somut bir bilgi ve belge olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Van 1. İdare Mahkemesinin 14.11.2014 tarih ve E:2013/995, K:2014/2135 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bozulmasına, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 7.2.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Temyize konu İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve onanması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.