logo yeni

calisanlar2 copy

SÖZLÜ SAVUNMA YAPMAK İSTEYEN MEMURA BU HAK TANINMADAN DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİ

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Özeti : Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen ve sözlü savunma hakkının kullanmak isteyen davacı hakkında, disiplin kurulunca sözlü savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

Danıştay 5.Dairesinin 30.5.2017 tarihli ve E: 2016/24524, K: 2017/15244 sayılı kararı.

Kararın Düzeltilmesini İsteyen (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : Emniyet Genel Müdürlüğü

Vekili     : …..

İstemin Özeti : İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 26.3.2013 tarih ve E:2012/2161,  K:2013/569  sayılı kararının  onanmasına dair Danıştay Onaltıncı Dairesinin 14.5.2015 tarih ve E:2015/7260, K:2015/2696 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Yasa ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Düzeltilmesi istenen Kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ………..

Düşüncesi : Davacının karar düzeltme istemi kabul edilerek, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce gereği görüşüldü:

Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi gereğince "Meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 24.4.2012 tarih ve 2012/143 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 26.3.2013 tarih ve E:2012/2161, K:2013/569 sayılı kararıyla; davacının alınan ilk ifadesinde (aynı zamanda ihbarcı olan) rüşvet aldığı şahsı tanımadığını beyan etmesine karşın, gerek diğer ifade tutanaklarından ve son savunmadan, gerekse de ceza yargılaması aşamasında verdiği ifadelerde aksini belirterek ihbarcı şahsı tanıdığını, kendi rızası olmadan 50.-TL 'lik banknotun ekip arabasına atıldığını beyan ettiği, mahkeme kararı ile yapılan aramada ihbarcının beyan ettiği banknotun davacının evinde ele geçirildiği, davacının bu zaman aralığında durumu amirlerine ihbar etmeyerek parayı uhdesinde tuttuğu ve konu ile ilgili yapılan ceza yargılamasında davacının rüşvet almak suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı; davacı hakkında isnat edilen "Rüşvet almak" fiilinin sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının esas yönünden ve davalı idarenin vekalet ücreti yönünden temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onaltıncı Dairesinin 14.5.2015  tarih ve  E:2015/7260,  K:2015/2696  sayılı  kararıyla  İdare Mahkemesi kararı esas yönünden onanmış, vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.

Davacı, Danıştay Onaltıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi suretiyle İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemektedir.

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Yasa ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onaltıncı Dairesinin 14.5.2015 tarih ve E:2015/7260, K:2015/2696 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

Anayasa'nın 129. maddesinin 2. fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükmü ile "Savunma hakkı" anayasal güvenceye bağlanmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-g maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiş; 129. maddesinde, "Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmüne; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez." hükmüne yer verilmiştir.

Yasa koyucu disiplin cezası bakımından ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran memurluktan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.

Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

Anayasa ve 657 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; 155 Polis İmdat hattını 6.9.2011 tarihinde saat 15.06 sıralarında arayan ihbarcı şahsın 152408 sicil numaralı davacı memur tarafından aracının çevrildiğini, üzerinde kimliği olmadığı için aracını bağlayacağını ve 1500.- TL ceza yazacağını söylediğini, son beş hanesi 92244 seri numaralı 50.- TL parayı memura verdiğini, memurun kendisine ceza yazmadan bıraktığı yönündeki ihbarı üzerine şahsın Şubeye davet edilerek ifadesinin alındığı, konu ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Nöbetçi Savcısı telefonla aranarak talimatları sorulduğunda rüşvet almak ve vermenin suç olduğunu, ifade vermeye gelmeyen ve ihbarda bulunan İ.Ç.nin şüpheli olarak ifadesinin alınması, 152408 sicil sayılı memurun ve ekibinin tespit edilerek ihbara konu seri numarasının son beş rakamı yazılı 50.-TL' nin polis memurunun üzerinde olup olmadığını araştırılması, seri numarasının son beş rakama tutan paranın ele geçirilmesi durumunda el koyma kararı talep edilmesi, davacının gözaltına alınması, ekipte çalışan diğer personel ile ilgili ayrıca talimat alınması talimatını verdiği, yapılan çalışmalarda 152408 sicil sayılı memurun davacı olduğu Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Çevre Yolları Trafik Ekipler Amirliği bünyesinde 56 536 kod nolu trafik ekibinde görev yaptığının tespit edildiği, 56 536 kod nolu trafik ekibinin bekleme halinde olduğu noktaya aynı gün saat 17.55 sıralarında gidildiğinde görev değişimi olduğundan davacıya ulaşılamadığı, nöbetçi Cumhuriyet Savcısına tekrar telefonla ulaşılarak gelişmelerde bilgi verilerek talimatları sorulduğunda, Savcının davacının ikametinde arama kararı yapılması için ilgili mahkemeden arama kararı talep ettiği, alınan arama kararına istinaden davacının ikametine aynı gün saat 22.15'te gidildiği ve ikamette yapılan aramada gardıropta bulunan para cüzdanında seri numaraları A 541094244, A 363947318 ve A 390382681 seri numaralı üç adet 50.-TL paraya el konulduğu, İ.Ç.nin ihbarda beyan ettiği 50.-TL paranın seri numarasının son beş rakamının 92244 olduğu, bulunan üç adet 50 TL'lik banknotlardan bir tanesinin seri numarasının son beş rakamının 92244 değil 94244 olduğunun görüldüğü paraların muhafaza altına alındığı, davacının isnat edilen eylemi inkar ettiği, bu kapsamda davacının İ.Ç.nin aracı ile ilgili ceza tutanağı düzenlememek karşılığında kendisine verdiği parayı kabul etmek suretiyle rüşvet aldığının sabit olduğundan bahisle İstanbul İl Disiplin Kurulunun teklifi üzerine, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 24.4.2012 tarih ve 2012/143 sayılı kararıyla davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi uyarınca "Meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, davacının 657 sayılı Kanunun 130. maddesi kapsamında son savunmasını yapması için kendisine 15.1.2012 tarihinde tebliğ edilen yazıya cevaben Kurul önünde "Sözlü savunma hakkını" kullanmak istediğini beyan ettiği, ancak idarece 25.1.2012 tarihli tutanak ile "telefon ile yapılan görüşmede davacının sözlü savunma hakkını kullanmak istemediğini bildirdiğinin" kayıt altına alındığı, davacının ise konuşmada bu yönde bir beyanda bulunmadığını, savunma yapmak için geldiği tarihte tutanaktan haberdar olduğunu iddia ettiği, söz konusu tutanakta da imzasının bulunmadığı görülmektedir.

Öte yandan, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2011 tarih ve E:2011/341, K:2011/344 sayılı kararıyla davacının rüşvet almak suçu sabit olduğundan 5237 sayılı TCK. nun 252/3. maddesi yollaması ile ile 252/1. maddesinde yer alan "Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlamak" hükmü uyarınca hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın temyizi talebiyle Yargıtay'a başvurulduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında, Disiplin Kurulunca sözlü savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulüyle İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 26.3.2013 tarih ve E:2012/2161, K:2013/569 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bozulmasına, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 30.5.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.