logo yeni

HAYALLERİYLE VE SEVEREK GİTMELİ İŞİNE İNSAN ...

Aktif . Yayınlanma Sizden Gelenler

taseronTaşeron işçi diye adlandırılan çalışanların özlük hakları ve çalışma koşullarından kaynaklanan sorunlar, bu kapsamdaki personelin mağduriyetinin devamını sağlarken, çalışanlar seslerini duyurabilmek için bireysel olarak da çaba sarf ediyor.

Taşeron işçi olarak çalıştığını söyleyen bir Ziyaretçimiz tarafından Sitemize gönderilen elektronik postadan, bu işçilerin sorunlarını farklı şekilde dile getiren bir yazı çıktı. Söz konusu yazı şöyle:

“Bir yanda bir lokma ekmek için canını verenler, bir yanda koltuk ve para için insanlıktan vazgeçmiş olanlar. Bu kadar zor mu insan gibi yaşamak ve yaşatmak …

Ezen ve ezilen olmamalı insan. Canının hiçe saydığı, varlığının bile umursanmadığı milyonlarca insan. Dur diyecek biri olmalı…

Ülkemizdeki sorunlardan biri, hatta en önemlisi insan gibi yaşayamamak. Taşeron şirketlerin ve taşeron işçi sayılanların gün geçtikçe daha hızlı artışı. Öyle bir eylem söz konusu ki, bu eylem patron, genel müdür, müdür, amir ve işçiden oluşuyor. Ama bu eylem gerçek anlamıyla hakkaniyetli görünse keşke. Oysa bir aile gibi görünüp, işçiyi ise üvey evlat gibi görüyorlar.

Aldım, verdim, ben seni yendim …

Alan ve yenen aile. Eğer bir yenen varsa, o zaman bir de yenilen olmalı tabi. Ki bu da işçiye, emekçiye düşer. Ne de olsa üvey evlat.

Ne derler hep: ‘Büyük balık küçük balığı yer.’ Ve keşke küçük balığın tek korkusu, tek bir büyük balık tarafından yenilecek olmak olsa. O kadar çok büyük balık var ki, birinden kaçsa birine mutlaka yakalanacak.  

Emeğini senin verdiğin, ancak diğer insanların senin üzerinden ellerini-kollarını kaldırmadan, çabalamadan ve emek vermeden ceplerini doldurup mevki sahibi oldukları bir çark sistemi kurulmuş durumda. Emeğini verenin sesi çıkmıyor, çıkamıyor, çıksa da duyuramıyor. Zaten duyulmuş olsa da aldırış eden olmuyor ve üvey evlat muamelesi görülmeye devam ediliyor. Defalarca hakkı yenmiş ve gücü kalmamış olanlar, artık emeğini ve hayat mücadelesini sadece yaşamak ve nefes almak için harcıyor.

Bugünü yaşamadan, yarının korkusuyla yaşayıp yitip gitmemeli insan. Her gün sanki bir daha geri dönmeyecekmiş gibi sevdikleriyle vedalaşmadan, mutlu, huzurlu, umut dolu, hayalleriyle ve severek gitmeli işine insan. Bugün buradayım da, yarın ne olacağım korkusunu yaşamamalı insan.

Zaten tek isteği var emekçinin. O da; üvey evlat muamelesi görmeden, sınıf ayrımı olmadan, hakkı ve emeği kendisinden alınıp zengine verilmeden insan gibi yaşayabilmek. Tek davası EŞİTLİK … “      Gökçe Y.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.