logo yeni

EĞİTİM ÖĞRETİM ÖDENEĞİ İLE EĞİTİM VE ÖĞRETİME HAZIRLIK ÖDENEĞİ TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARINA VERİLMELİ

Aktif . Yayınlanma Ücret

egitimTürkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hanefi Bostan yaptığı açıklamada, ayrımcılıktan uzak olarak; hizmetlisi, memuru, öğretmeni, araştırma görevlisi, profesörü ve idarecilere kadar bütün eğitim çalışanlarının motive edilmesi gerektiğini belirtti.

Eğitim Öğretim Ödeneği tüm eğitim çalışanlarına verilmeli

Bostan, Türk Eğitim-Sen’in, eğitim çalışanlarını bir bütün olarak gördüğünü ve hizmetli, memur, teknisyen, şoför, şef, şube müdürü, öğretmen, müdür ve müdür yardımcısı, Yurt-Kur memuru, araştırma görevlisi ve öğretim üyesi olarak görev yapan her bir eğitim çalışanının eğitim sisteminin vazgeçilmez unsurları olduğunu belirterek, eğitim çalışanlarına yönelik yapılacak her türlü iyileştirmenin, ayrım gözetmeksizin bütün çalışanların geneline uygulanması gerektiğini, bundan dolayı, sendika olarak, sadece öğretmenlere verilen 'Eğitim ve Öğretime Hazırlık Ödeneği' ile üniversite öğretim elemanlarına verilen 'Eğitim Öğretim Ödeneği'nin ayrım yapılmaksızın MEB'deki memurlara, profesöründen hizmetlisine kadar bütün üniversite çalışanları ile Kredi Yurtlar Kurumu'nda çalışan personele verilmesi gerektiğini düşündüklerini belirtti.

Bostan, memurların bir ek zam ile ekonomik olarak rahatlatılması gerektiğini, 2014 yılı başında yüzde 5,3 olarak planlanan enflasyon hedefine paralel olarak yapılan 123 TL'lik artışın, hükümetin 2014 yılı enflasyon hedefini yüzde 9,4 olarak revize etmesiyle hükümsüz kaldığını söylerken, “Doğalgaz, elektrik, su, gıda gibi zorunlu harcamalara yapılan zamlarla birlikte memurlarımız daha da yoksullaştı. Eğitim çalışanlarının sorununa toplu bir çözüm getirilmeli, akademik personel ve öğretmenlerle birlikte bütün memur ve emeklilerin yüzü güldürülmelidir" ifadelerini kullandı.

İdari personelin önemi anlaşılmalı

Eğitim kurumlarındaki idari personelinin önemine de değinen Bostan, "İdari personel olmadan üniversitenin, memur olmadan MEB'in ve Yurt-Kur'un olamayacağı, dolayısıyla iyi bir eğitimin verilemeyeceği ve barış ortamının oluşturulamayacağı herkesin malumudur. İdari personelin ağır aksak yürüyen, bazı üniversitelerde bilinçli olarak rektörler tarafından engellenen görevde yükselme hakları geri iade edilmeli ve 'hülle' ile doldurulan şube müdürlüğü kadroları, MEB'deki okul müdürü ve yardımcıları ile Yurt-Kur'daki bütün haksız atamalar iptal edilerek huzur ortamı yeniden tesis edilmelidir" dedi.

İyileştirmelerde şefler unutuldu

Ek gösterge konusunda yaşanan haksızlıklara dikkat çekerek, üniversitelerdeki daire başkanlarının ek gösterge mağduriyetleri kısmen giderildiğini, aynı konumda bulunan genel sekreter yardımcılarının, şube müdürlerinin, fakülte, yüksek okul ve enstitü sekreterleri ile müdür ve üniversite hastaneleri başmüdürlerinin mağduriyetinin ise devam ettiğini vurgulayan Hanefi Bostan, “666 sayılı KHK ile kamuda çalışanlarının ücretlerine yapılan iyileştirmelerde şeflerin unutulmuş olması, maiyetlerinde çalışan memurlarla aynı maaşı almalarına neden olundu. Şefler doktora yapsalar dahi kadro dereceleri 3'üncü dereceden aşağıya inememektedir. Bu da özel hizmet tazminatının düşüklüğü nedeniyle emsallerine göre daha az maaş almalarına neden olmaktadır. Daha doğrusu idari personel büyük bir huzursuzluk içindedir. Bu huzursuzluk, onların veriminin düşmesine neden olmaktadır. Diğer taraftan da daha fazla ücret verilen (Belediyeler başta olmak üzere) diğer kurumlara geçmektedir" ifadelerini kullandı.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.