logo yeni

SENDİKALARIN DAVA AÇMA EHLİYETİ TARTIŞMASIZDIR

Aktif . Yayınlanma Sendika

adalet8Üyelerine lojman tahsisi işleminin iptali için doğrudan kendi adına dava açan sendikanın iptali istenen işlemde doğrudan menfaati bulunmadığı gerekçesiyle, açılan davanın idare mahkemesi tarafından ehliyet yönüyle reddedilmesini Danıştay hukuka uygun bulmadı.

Üyeler adına açılması gereken davanın sendika adına açılması

Olayda Ankara 3. İdare Mahkemesi davacı sendika tarafından üyeleri adına dava açılması gerekirken, doğrudan doğruya sendika tarafından kendi adına davanın açıldığı ve bu aşamada iptali istenilen işlemde davacı sendikanın doğrudan kişisel, güncel ve meşru menfaati bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davayı ehliyet yönünden reddetmişti.

Danıştay 2. Dairesi yapılan itiraz üzerine kararında; "Kamu görevlileri sendikalarının, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurulmuş olması, iptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikle tesis edilen idari işlemlerin, bu idari işlemlerle kişisel, meşru ve aktüel bir menfaat ilgisi olanlar tarafından iptal davasına konu edildiğinin kabulünün zorunlu olması, taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve aktüel bir menfaat alakasının varlığının, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmesi ve davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisi bulunduğunun anlaşılması halinde dava açmaya ehil sayılması, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlıyor olması, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanmasını gerektirmektedir.” ifadelerine yer verdi.

Sendikaların dava açma ehliyeti tartışmasızdır

İkinci Daire kararında, sendikaların, üyelerinin ortak hak ve menfaatlerini ilgilendiren işlemlerle ilgili olarak dava açma ehliyetleri bulunduğunun tartışmasız olduğunu belirterek, “dava konusu işlem de davacı Sendikanın davalı Kurumda çalışan ve lojmanlardan yararlanabilecek durumda olan tüm üyelerinin ortak menfaatini ilgilendirdiğinden, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır” dedi.

Söz konusu Mahkeme Kararı:

T.C.

DANIŞTAY

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2013/1991 Karar No: 2014/1990

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): Eneıji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası

Vekili______________ Av. Candan Dumrul

Mithatpaşa Cad. No:24/16 - Yenişehir / Ankara

Karşı Taraf___________ : Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü / Ankara

Vekili______________ : Hukuk Müşaviri Sermet G5de - Aynı yerde

İsteğin Özeti__________ : Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/10/2012

günlü, E:2011/732, K:2012/1547 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti_________ : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Nafı Alantar

Düşüncesi___________ : Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:

Dava, davacı sendika tarafından, davalı idarede "Şube Müdürü, Teknik Kariyerli APK Uzmanı. Daire Tabibi ve İç Denetçi" kadrolarında görev yapanlara da görev tahsisli lojman tahsis edileceğine ilişkin 16/01/2007 günlü, 1063 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 3. İdare Mahkemesinin 22/10/2012 günlü, E:2011/732, K:2012/1547 sayılı kararıyla; olayda, davacı sendika üyeleri tarafından "Şube Müdürü, Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Daire Tabibi ve İç Denetçi" kadrolarında görev yapanlara da görev tahsisli lojman tahsis edileceğine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılması için yetki verilerek ve davacı sendika tarafından üyeleri adına dava açılması gerekirken, doğrudan doğruya sendika tarafından kendi adına davanın açıldığı ve bu aşamada iptali istenilen işlemde davacı sendikanın doğrudan kişisel, güncel ve meşru menfaati bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava ehliyet yönünden reddedilmiştir.

Davacı, hukuka aykırı olduğu iddiasıyla İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 3. maddesinin (f) bendinde, sendika: kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluş olarak tanımlanmış: 19. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde; üyelerin idare ile doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak faaliyetleri arasında sayılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı sendika tarafından, davalı idarede "Şube Müdürü, Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Daire Tabibi ve İç Denetçi" kadrolarında görev yapanlara da görev tahsisli lojman tahsis edileceğine ilişkin 16/01/2007 günlü, 1063 say ıh işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Kamu görevlileri sendikalarının, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurulmuş olması, iptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikle tesis edilen idari işlemlerin, bu idari işlemlerle kişisel, meşru ve aktüel bir menfaat ilgisi olanlar tarafından iptal davasına konu edildiğinin kabulünün zorunlu olması, taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve aktüel bir menfaat alakasının varlığının, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmesi ve davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisi bulunduğunun anlaşılması halinde dava açmaya ehil sayılması, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlıyor olması, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanmasını gerektirmektedir.

Bu durumda, sendikaların, üyelerinin ortak hak ve menfaatlerini ilgilendiren işlemlerle ilgili olarak dava açma ehliyetlerinin bulunduğu tartışmasız olup, dava konusu işlem de davacı Sendikanın davalı Kurumda çalışan ve lojmanlardan yararlanabilecek durumda olan tüm üyelerinin ortak menfaatini ilgilendirdiğinden, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Ankara 3. idare Mahkemesi'nce verilen 22/10/2012 günlü, E:2011/732, K:2012/1547 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde Danıştay'a kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere. 12/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

memurunyeri

 

 

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.