logo yeni siyah

DİŞ HEKİMLERİ DE HASTALARININ SIRLARINI SAKLAYABİLSİN

Aktif . Yayınlanma mansethaber

dis-hekimiTabiplerde olduğu üzere diş hekimlerinin de sır saklama yükümlülüğünün olması gerektiği ve bu sebeple yasalarımızda bu konuda ki boşluğu doldurmak üzere Umumi Hıfzıssıhha Kanununda değişiklik yapılması istendi.

Milletvekili Mahmut TANAL tarafından hazırlanarak TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifinin gerekçesinde diş hekimlerine hastaları ile ilgili konularda sır saklayabilmesi imkanı getirilmek istenmesinin gerekçesi şöyle açıklandı:

“T.C. Anayasasında ve Türk Medeni Kanunu’nda hekimin sır saklama yükümlülüğünü düzenleyen açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, sır saklama yükümlülüğünün, sadakat yükümlülüğünden kaynaklanan alt bir yükümlülük olduğu kabul edilmektedir. Söz konusu hükümlere kıyasen; kamuda çalışan diş hekimleri, serbest veya özel sağlık kuruluşlarında görev yapan diş hekimleri ve sağlık personeli, söz konusu kurumların ve kuruluşların işleticileri, hastanın kendilerine başvurduğu andan tedavinin sonlandırıldığı ve hatta tedavi sonrasında, hastaya ilişkin edindikleri bilgileri saklamak ve üçüncü kişilerle bu bilgileri bir biçimde paylaşmamak yükümlülüğü altındadırlar.

Diş hekimliği Meslek Etik Kurallarının “Özel Yaşama Saygı” başlığı altında açıkça ifade edilen hekimin sır saklama borcu, aynı zamanda hastanın kişilik haklarını koruma amacına yönelik olarak Anayasa’nın 17’nci maddesi ve Medeni Kanun’un 24’üncü maddesinin sonucu olmakla birlikte, TDN’nin 4’üncü maddesinde ve Hasta Haklan Yönetmeliği’nin 21’inci ve 23’üncü maddelerinde de ifade edilmiştir.

Sır saklama borcu anlamında sır, açıklanmamasında (gizli tutulmasında) hastanın menfaati bulunan her şeydir. Neyin sır olduğu ve neyin sır olmadığı belirlenirken, somut hasta ele alınmalıdır. Sır saklama borcu, kural olarak tüm üçüncü şahıslara karşı geçerlidir.

Bildirme yükümlülüğü

Ancak Umumi Hıfzıssıhha Kanunu md 57’de sayılan bazı hastalıkları veya taşıyor olabileceğini düşündüğü hastalan sağlık müdürlüğüne bildirmek her hekimin yasal yükümlülüğüdür. Aşağıdaki kanun maddeleri ile bu yükümlülükler hüküm altına alınmıştır.

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu md.58 gereğince; ‘İcrayı sanat eder her tabip 57 nci maddede zikredilen vakaları kati veya muhtemel teşhis vaz’ını mütaakıp ilk 24 saat zarfında sıhhiye dairesine, hükümet veya belediye tabibi bulunmadığı takdirde polis veya jandarma karakoluna hastanın isim ve adresiyle beraber tahriren veya şifahen haber verir. Polis ve jandarma daireleri ittila hasıl eyledikleri bu vakaları hiç vakit kaybetmeden alakadar makamlara bildireceklerdir. ”

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu md.61 gereğince; "Hastane baştabipleri, mektep, fabrika, imalathane, hayır müesseseleri, ticarethane ve mağaza, otel, pansiyon, han, hamam, hapisane sahip veya müstecirleri ve müdürleri, apartman kapıcıları bulundukları mahallede, köy ihtiyar heyetleri köylerinde zuhur eden ve eczacılar, diş tabipleri ve ebeler, hasta bakıcıları, ölü tabutlıyan ve yıkayanlar sanatlarını icra sebebiyle muttali oldukları 57 nci maddede zikredilen vakaları derakap alakadar makamlara tebliğ ve ihbara mecburdurlar. ”

Yukarıda da belirtilen düzenlemeler, diş hekiminin sır saklama yükümlülüğüne aykırı düşmekle birlikte, bunun kamu hukuku kaynaklı istisna bir düzenleme olması niteliği dikkate alınarak, hekim-hasta ilişkisinin hukuki boyutlarında sadakat ve sır saklama borcu esas alınmalıdır.

Tanıklıktan kaçınabilme hakkı

Nitekim CMK m.46, HMK m.242 ve benzeri düzenlemelerde, hekimlere tanıklıktan kaçınabilme hakkı tanınmaktadır.

Umumi Hıfzıssıhha Kanununda da diş hekimleri için bildirim yükümlülüğünden kaçınma hakkı tanınmalıdır.

Şöyle ki; sır saklama borcunu ihlal eden vekilin davranışı haksız fiil teşkil ediyorsa; vekalet veren, TBK m.49 hükmü uyarınca haksız fiile dayanan tazminat talebinde bulunabileceği gibi, MK m. 25/3 uyarınca, kişilik hakkının ihlaline gidebilecek veya TBK m.58 ile manevi tazminat isteyebilecektir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle diş hekimlerinin sadakat ve sır saklama yükümlülüğü ile Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda yer alan bazı bulaşıcı hastalıkları bildirme yükümlülüğün çelişkiye düşmesini önleme amacıyla söz konusu kanun teklifi düzenlenmiştir.”

Kanun teklinin metni:

1593 SAYILI UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİDİR

MADDE 1 - 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 61’inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Hastane baştabipleri, mektep, fabrika, imalathane, hayır müesseseleri, ticarethane ve mağaza, otel, pansiyon, han, hamam, hapisane sahip veya müstecirleri ve müdürleri, apartman kapıcıları bulundukları mahallede, köy ihtiyar heyetleri köylerinde zuhur eden ve eczacılar, diş tabipleri ve ebeler, hasta bakıcıları, ölü tabutlıyan ve yıkayanlar sanatlarını icra sebebiyle muttali oldukları 57 nci maddede zikredilen vakaları derakap alakadar makamlara tebliğ ve ihbara mecburdurlar.

İcrayı sanat eder her tabip ve diş tabipleri, sadakat ve sır saklama yükümlülüğü çerçevesinde 57 nci maddede zikredilen vakaları tebliğ ve ihbardan kaçınabilirler. ”

MADDE 2 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Sitemizden yapılan alıntılara "memurunyeri.com" şeklinde link verilmesi gereklidir.

memurunyeri

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.