logo yeni

TEKNİK ÖĞRETMENLERDE EK DERS SORUNU

Aktif . Yayınlanma Memurlarla İlgili Diğer Haberler

teknik hizmetlerOkul ziyaretleri yaptıkça öyle sorunlarla karşılaşıyoruz ki bazen şaşırmadan edemiyoruz. Pireyi deve yapandan tut da arabasını okul bahçesinde park ettiği yere kadar her ayrıntı okullarımızda sorun… Kaotik ortamda devam eden eğitim-öğretimde aynı kertede sakat kalıyor.

Tüm mevzuatı baştan sona okuyup öğrenseniz teknik öğretmenlerde ek-dersin nasıl sorun yapılabileceğini çözemezsiniz. Ancak öyle kendini bilmez, öyle densiz, öyle hadsiz ve çapsız idareciler var ki lise ziyaretlerimizde öğretmen arkadaşlarımızın bahsettiği birtakım sorunları dinlerken ağzımız açık kalıyor. Çağdaş toplumlarda yönetimin üstten alta doğru değil alttan üste doğru olduğunu bilmeyen idareciler, teknik öğretmenlere ek-ders sorunu çıkartıyorlar. Aslından nasıl bir suç işlediklerinin farkında değiller. Benim cefakâr ve fedakâr meslektaşım da ‘‘Aman sorun çıkmasın!’’ diyerek susmayı tercih ediyor. Ancak yok öyle yağma! Ortada bir mevzuat var. Kanun ne diyorsa herkes uygulamak zorunda! Millî eğitim kurumları hiç kimsenin babasının çiftliği değil! Ben okul müdürüyüm, asarım keserim; diyen ancak havanda su döver.

Mevzuat ve Kanunlar Ne Diyor?

Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ nin okul müdürünün tanımlandığı 78. maddesinde ‘‘Müdür; okulu bünyesindeki kurul, komisyon ve ekiplerle işbirliği içinde yönetir.’’, İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ nin 39. maddesinde ‘‘Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları diğer çalışanlarla birlikte müdür tarafından yönetilir.’’ deniliyor ki hükümler, müdürün kurumlarda mutlak yetki ve söz sahibi olmadığını gösterir.

MEB’ e bağlı çoğu kurumda ek-ders illâki bir şekilde sorun teşkil ediyor, teknik liselerde ek-ders sorun olsa ne olacak; diye düşünebilirsiniz. Bu durum, hiç de sizin düşündüğünüz gibi masumane değil! Şöyle ki:

1982 Anayasası’ nın ‘‘Zorla Çalıştırma Yasağı’’ başlıklı 18. maddesinde ‘‘Hiç kimse zorla çalıştırılamaz, angarya yasaktır.’’ hükmü bulunuyor. Yönetmelikte karşılıksız olan ve teknik öğretmenlere dayatılmaya çalışılan ek-ders sorunu, aslında zorla çalıştırmadır! Basit gibi görünüyor ancak ‘‘Sen bu derse gireceksin!’’ şeklinde ek-ders dayatması yapan idareci, 1982 Anayasası’ nı çiğneyerek anayasal suç işliyor.

Uluslararası Hukuktan Örnekler

Yetmediyse daha çok kanun var, ILO da zorla çalıştırmaya savaş açan kuruluşlardan, malûmunuz ki Türkiye de bir ILO üyesi… İşte ILO’ nun 1957 tarihli Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi, 1960’ dan beri iç hukukumuzun bir kanunudur. Bu metnin daha 1. maddesinde ‘‘Milletlerarası Çalışma Teşkilatı’ nın bu sözleşmeyi onayan her üyesi; cebrî/ mecburî çalıştırmayı menetmeyi ve siyasî bir cebir veya eğitim tedbiri olarak veya muayyen siyasî fikirlere sahip olan veya bu fikirleri beyan eden şahıslara veya kurulu siyasî, iktisadî veya içtimaî nizama karşı ideolojik bakımdan muhalefetlerini izhar eden kimselere bir ceza olarak hiçbir şekilde cebrî/ mecburî çalıştırmaya başvurmamayı taahhüt eder.’’ deniyor. Ülkemiz bu sözleşmeye imza koyarak 1960’ dan bu yana zorla çalıştırmayı engelleyeceğini vadediyor.

Daha eski tarihli ve ülkemizin imzaladığı başka bir ILO sözleşmesinde de aynı hüküm bulunuyor. ILO’ nun 1930 tarihli ‘‘Cebrî ve Mecburî Çalıştırmaya İlişkin Sözleşme’’ nin 1. maddesi de ‘‘Uluslararası Çalışma Örgütü’ nün bu sözleşmeyi onaylayan her üyesi mümkün olduğu kadar kısa bir sürede her ne şekil altında olursa olsun cebrî veya mecburî çalıştırmanın kaldırılmasını taahhüt eder.’’ hükmü bulunuyor. Aynı sözleşmenin 11-b maddesinde ise çok ilginç bir ifade geçiyor: ‘‘Cebrî veya mecburî çalıştırmadan öğretmenler öğrenciler ve genel olarak idarî personelin muaf tutulmalıdır!’’ Bu hükmü çok manidar ve önemli buluyorum. ILO, 1930’ da öğretmenlerin zorla çalıştırılamayacağına hükmediyor ve Türkiye de bunu imzalıyor!

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ nin ‘‘Kölelik ve Zorla Çalıştırma Yasağı’’ başlıklı 4. maddesinde ‘‘Hiç kimse zorla çalıştırılamaz, zorunlu çalışmaya tabi tutulamaz.’’ deniliyor. Bu hükmün aynısı İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ nin 4. maddesinde de geçiyor: ‘‘Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz.’’

Gözünü Sevdiğimin Türk Ceza Kanunu

Tüm kanuna, kurala rağmen şımarıklığı son bulmayan teknik lise idarecisi, ek-ders dayatmasına devam ederse suç üstüne suç işlemiş olur. Bunun da Türk Ceza Kanunu’ nun ‘‘Şantaj’’ başlıklı 107. maddesinde ‘‘Bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.’’ şeklinde karşılığı bulunmaktadır.

Gözünü sevdiğimin Türk Ceza Kanunu öyle kapsamlı ve detaylı hazırlanmış ki şantajın benzeri/türevi suçlar teker teker tanımlanarak açıklanmış. Ek-ders dayatmasını masum görenler ile ek-ders dayatmacılarına; yasanın ‘‘Cebir’’ başlıklı 108, ‘‘Kötü Muamele’’ başlıklı 232, ‘‘Tehdit’’ başlıklı 106, ‘‘İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali’’ başlıklı 117, ‘‘Eziyet’’ başlıklı 96, ‘‘Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma’’ başlıklı 123, ‘‘Görevi Kötüye Kullanma’’ başlıklı 257. maddelerine bakmalarını tavsiye ederim.

Eski veya Görevde İdareciler Nezninde Ek-ders Sorunu

Teknik liselerde müdür veya yardımcısı iken 21 Ağustos’ ta yeniden görevlendirilmeyerek norm fazlası konuma düşen idarecileri de bu kategoride değerlendiriyorum. Çünkü çoğuna yer değişikliği hakkı doğmasına karşın okutabilecekleri derslerin olmadığı kurumlara tayin edildiler. Alanları itibarıyla ek-ders sorununu en çok bu gruptaki teknik öğretmenler yaşıyor.

Hâlbuki Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ nin 35-5 maddesinde ‘‘İhtiyaç fazlası öğretmenlerden istekli olanlar alanlarında ihtiyaç bulunması hâlinde öncelikle il içinde, ihtiyaç bulunmaması hâlinde ise il dışında alanlarında ihtiyaç duyulan eğitim kurumlarına tercihleri de dikkate alınmak suretiyle atanabilirler.’’ deniliyor. Adamı hem koltuğundan edeceksiniz hem başka okula ‘‘Hadi sen öğretmen oldun, tayin hakkı verdik!’’ demeyi lütûfmuşçasına göstereceksiniz hem de sürgün eder gibi yer değişikliği vereceksiniz sonra da onlarca kanuna rağmen ek-ders dayatması yapacaksınız! Sadece dâhîlikle delilik arasındaki çizgi ince değil akıllılıkla manyaklık arasındaki çizgi de incedir!

MEB Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek-ders Saatlerine İlişkin Karar’ ın ‘‘Ders ve Ek Ders Göreviyle İlgili Hükümler’’ başlıklı ikinci bölümünün ‘‘Aylık karşılığı ders görevi’’ başlıklı 5. maddesinde ‘‘Kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli meslek dersleri öğretmenleri haftada 15 saat ders okutmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülük öncelikle alanlarında, alanlarında ders bulunmayanlara ise ihtiyaç hâlinde ve istekleri üzerine alanları dışında ders görevi verilmek suretiyle yerine getirilir’’ deniliyor.

Mezkûr yönetmeliğin ‘‘Ek-ders görevi’’ başlığını taşıyan bir sonraki maddesinde ‘‘Kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli olup aylık karşılığı ders görevini tamamlayan meslek dersleri öğretmenlerine 6 saati zorunlu olmak üzere haftada 15 saate kadar alanlarında, alanlarında ek ders görevi verilemeyen veya kısmen verilebilenlere ihtiyaç halinde ve istekleri üzerine alanları dışında da ek ders görevi verilebilir.’’ denilmektedir.

Bu hükümler 2007/19 sayılı, ‘‘Ek-ders Ücreti’’ konulu ve dönemin Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik imzalı 22 sayfalık genelgede de aynen tekrarlanmıştır. Daha genelgenin giriş kısmında ‘‘MEB Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek-ders Saatlerine İlişkin Karar’ ın uygulanmasında birlik ve beraberliğin sağlanması ile oluşabilecek muhtemel tereddütlerin önüne geçilmesi bakımından aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.’’ deniliyor ki çalıştığımız iş kolunda ek-dersi kangren gibi sorun haline getirmenin tarihinin eskiye dayandığını görüyoruz. Burada iğnelediğimi, demagoji yaptığımı sanmayın. Ek-ders Yönetmeliği 3 sayfa, bu yönetmeliğin açıklandığı genelde 22 sayfa… Bence her şey gün gibi ortada! Demek ki çalıştığımız iş kolunda ek-dersi anlamayan kalın kafalı çok idareci var!

Tüm Verilerle Değerlendirme

1-) Teknik öğretmenlerin maaş karşılığı okutması gerek ders saati 15, idarelerin 6. maddeden doğan hakları ile birlikte bu rakam 21’ e çıkıyor.

2-) Ancak bundan sonraki dersler tamamen öğretmen arkadaşımızın isteğine bağlı verilebileceği için reddetmeleri durumunda teknik öğretmenlere 21 saatten fazla ders verilemez!

3-) Alanı dışında meslek liselerine atanan meslek dersi öğretmenlerinin maaş karşılığı ders saati genelge ve yönetmelikten de anlaşıldığı üzere öğretmenin kendi isteğine bırakılmıştır.

4-) Meslek dersi öğretmenlerine ek-ders sorunu çıkarmak sadece idarî değil adlî, aynı zamanda imza attığımız uluslararası anlaşmalara göre de evrensel bir suçtur.

5-) Peki, meslek lisesi öğretmenine halen daha ek-ders dayatması devam ederse ve öğretmen arkadaşımız bunu reddederse ne olacak; dediğinizi duyar gibiyim. Sorunların çözümü, sorunları çıkartmaktan daha basittir. Hemen gözünü sevdiğimin Türk Ceza Kanunu’ na bakıyoruz. ‘‘Hakkın Kullanılması ve İlgilinin Rızası’’ başlıklı 26. maddede ‘‘Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.’’ deniliyor. Yani ek-dersi reddeden meslek dersi öğretmenine ceza veremezsiniz. Yetmedi mi? Dahası var. Buyur Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ nin ‘‘Cezaların Yasallığı’’ başlıklı 7. maddesinde ‘‘Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkûm edilemez.’’ deniliyor. Aynı hüküm İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ nin 11. maddesinde ‘‘Hiç kimse işlendiği sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz.’’ şeklindedir. 1982 Anayasası’ nın ‘‘Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar’’ başlıklı 38. maddesinde ‘‘Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.’’ denilmektedir.

6-) 2007/19 sayılı genelgenin ikinci sayfasının sonunda ilginç bir hükme yer veriliyor: ‘‘Yönetici ve öğretmenlere aylıkları karşılığında verilecek ders görevlerinde Talim ve Terbiye Kurulu’nun bu yöndeki ilgili kararları belirleyici olacak ve dersler, yöneticiler için öngörülen aylık karşılığı ders görevi saati dolana kadar aynı sayıda verilecektir. Yönetici ve öğretmenlere alanları dışında aylık karşılığı veya zorunlu ek ders ücreti karşılığında ders görevi verilmesinde istekleri aranacaktır. İstekte bulunmayanlara alanları dışında kesinlikle ders görevi verilmeyecektir.’’ Bu duruma göre alanı dışında ders verilmek istenen veya alanı itibarıyla dersinin olmadığı ya da dersinin az olduğu okullarda kamu görevi yürüten öğretmen ve yöneticilere ek-ders verilirken idarecilerin değil derse girecek öğretmenin isteği ön planda olmalıdır. Ek-ders Yönetmeliği’ nde ‘‘istekli olanlar’’ şeklindeki ifade defalarca tekrarlanmasının nedeni budur, kamu veya özel fark etmez görevde zorlama asla kabûl edilemez! (İki sene önce yürürlükten kaldırılan Meslekî ve Teknik Eğitim Yönetmeliği’ nde  ise bu kelime 12 defa tekrar edilmiştir.)

7-) Çalışma barışını bozacak her hamle mahkeme nezninde mobbingdir. Mobbing; İş Kanunu, 1982 Anayasası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü, Çeşitli Başbakanlık Genelgeleri, Türk Borçlar Kanunu, Kamu Görevlileri Etik Mevzuatı, Türk Medenî Kanunu, ülkemizin imzaladığı ILO sözleşmeleri, İnsan Hakları Evrensel Beyannâmesi, iş kollarına ait mevzuatlar ve 2709 sayılı kanun ile bu kanunlara dayanarak hazırlanan yönetmelik, yönerge ve diğer hukukî metinlere göre adlî bir suçtur.

Yücel ÖNDER

Türk Eğitim-Sen

Esenler İlçe Başkanı

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.