logo yeni

EMEKLİ İKRAMİYELERİNDEKİ 30 YIL ÜST SINIRI KALKSIN

Aktif . Yayınlanma Memurlarla İlgili Diğer Haberler

emekli7Emekli Sandığına tabi olarak çalışırken ayrılarak diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli olanların, kamuda geçen hizmet süreleri karşılığını bugünkü katsayılar üzerinden hesaplanarak ikramiye olarak almalarını ve emekli ikramiyelerinin hesaplanmasındaki üst tavan olan 30 yılın kaldırılmasını amaçlayan kanun teklifi Meclis’e sunuldu.

Mevcut durum

Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortalıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle çalışırken herhangi bir nedenle işten ayrılan ve daha sonra diğer sosyal güvenlik kurumlarına bağlı çalıştığı süre ile Emekli Sandığına tabi geçen hizmetleri 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanuna uygun olarak, birleştirmek suretiyle emekli olan emekliler, Emekli Sandığına tabi çalışmalarına karşılık olarak almaları gereken emekli ikramiyesini alamamaktaydılar.

Bu ikramiyelerini almalarına engel olan hüküm Anayasa Mahkemesi’nin 2009 da verdiği kararıyla iptal edilmiş ve yine aynı kararda, kararın resmi gazetede yayınlamasından itibaren 1 yıl sonra yürürlüğe gireceği de yer almıştır.

Anılan madde metninin Anayasa Mahkemesi’nce kısmen iptaline karşın, 5997 sayılı yasanın 14. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararına aykırı bir şekilde hak sahiplerine ödeme yapılmaması yoluna gidilmiştir. Bu madde hükmü de Anayasa Mahkemesi tarafından 2011 yılında iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi kararları, Anayasanın 153 üncü maddesine göre kesin olup, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcıdır.

Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararları gereği, daha önce 5434 sayılı kanuna tabi çalışmış olup ayrılmış olanlara, hizmet birleştirmesi ile diğer Sosyal Güvenlik Kurumlarından malullük ve yaşlılık aylığı alsalar da, memuriyette geçen hizmetlerine karşılık ikramiye ödenmesi için, çıkarılan 6270 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunun 89. maddesi değiştirilmiş olup maddenin 1 nci maddesinin 2 nci bendinde bu durumda olan emeklilere ikramiye ödenmesini, kişinin iş akdinin 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartına bağlamıştır. Bu düzenleme adil bir düzenleme değildir. 4857 Sayılı İş Kanununun 18. Maddesi ve 24. Maddesine göre iş akdi sona eren kişiler de kıdem tazminatına hak kazanmaktadırlar. İş akdi sona eren çalışanların bir  kısmının bu haktan yararlanmasına rağmen diğerlerinin yararlanmaması Anayasamızın “eşitlik” ilkesine aykırıdır. Bu nedenle değiştirilerek hak özneleri arasındaki eşitsizliğin giderilmesi hedeflenmiştir.

30 yıl üst sınır haksızlık

Benzer şekilde 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. Maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan emekli ikramiyesinin ödemesine konu olan 30 yıl üst sınırı da başka bir ayrımcılık yaratan durumdur. Emekli ikramiyesine böyle bir üst sınır getirilmesi de çalışanlar arasından ayrı bir eşitsizlik yaratmaktadır. 4857 Sayılı Yasaya göre çalışan işçiler açısından kıdem tazminatına hak kazanmada böyle bir üst sınır tanımlanmamış olmasına rağmen memurlar açısından tanımlanmış olması eşitsiz bir durum yaratmaktadır.

Ayrıca, emekli ikramiyesinin amacının kişinin emekliliğine başladığı dönemde konut ve Sağlık gibi uzun vadeli ihtiyaçlarını giderebilmesi olduğu, bu emekli ikramiyesinin de memurlara ödenen maaşın bir bölümü olduğundan 30 yıllık süre sınırının mantıklı, hukuki ve bilimsel bir açıklaması bulunmamaktadır. Yine emekli olma yaşının 65 yaşına çıkarıldığı bir ülkede 25 yaşında memur olan bir çalışanın çalışma hayatından 55 yaşında istese bile ayrılamayacak olması ve çalıştığı 10 yılının fiilen emekli ikramiyesini alamayacak olması demek hakkaniyet kuralına da aykırıdır. Bu nedenle Kanun teklifinde emekli ikramiyesine esas olacak 30 yıllık üst sınırın kaldırılması teklif edilmiştir.

Kanun teklifinin amacı

Aynı maddenin 3 üncü bendi ise İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Bu düzenleme nedeniyle, hak sahibi emekliler ikramiyelerini görevlerinden ayrıldıkları tarihteki değerleri üzerinden almaktadırlar. Bu uygulama ekonomi bilimine aykırıdır. Çünkü ikramiyenin kişinin işten ayrıldığı tarihteki değerlerle ödenmesi, ülkedeki gelişmenin, para değerindeki değişimin ve bu para ile sahip olunabilecek mal hizmetlerin fiyatlarındaki artışın yok sayılmasıdır. Dolayısıyla, uygulamanın ekonomi ile açıklanması mümkün değildir.

İstanbul milletvekili Süleyman ÇELEBİ bu gerekçeler ve amaçlarla aşağıdaki kanun teklifini TBMM' ye sundu.

Teklif metni:


 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

 MADDE 1- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla” ibaresi “22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İŞ Kanununun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan haller hariç olmak üzere herhangi bir şekilde sona ermesi nedeniyle” şeklinde, dördüncü fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

“Yukarıdaki fıkralara göre verilecek emekli ikramiyesinin hesabında mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan sureleri dikkate alınmaz.”

MADDE 2- 5434 sayılı Kanunun geçici 233 üncü maddesinin birinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş ve maddenin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Ancak bu madde uyarınca ödenecek emekli ikramiyesinin hesaplanmasında, ikramiyenin ödeneceği tarihteki katsayılar dikkate alınır.”

MADDE 3- Bu Kanun 26/1/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

memurunyeri

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.