logo yeni

KAMU GÖREVİNDEN DOĞAN KUSURLARA KARŞI ANCAK İDARE ALEYHİNE DAVA AÇILABİLECEĞİ

Aktif . Yayınlanma Memurlarla İlgili Diğer Haberler

Bir üniversite hastanesinde ameliyat olmaya karar veren hastanın, ameliyat sonrası durumunun ağırlaşması sebebiyle yeniden ameliyata alınması, akabinde başka bir hastaneye nakledilen hastanın ilk ameliyatta oniki parmak bağırsağının delindiğinin anlaşılması ve son yapılan müdahaleden 3 ay sonra hastanın hayatını kaybetmesi üzerine açılan davada; Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi davalı doktorun, tedavi ve cenaze gideri olarak toplam 150 bin lira, manevi tazminat olarak 40 bin lira ödemesine hükmetti.

Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin talebiyle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin gönderdiği raporda, davalı doktorun eyleminin tıp kurallarına uygun olmadığı ve hastanın tedavisinde kusurlu bulunduğu belirlenmişti.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarken,  kendi kararında, “Kamu görevlilerinin veya bunların kullandıkları araç ve gereçlerin kusur, ihmal ve hatalarından dolayı kamu hizmetinin yerine getirildiği sırada kişilerin zarar görmesi halinde meydana gelecek kusur kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Burada, kamu görevlisinin hizmetten ayrılabilen kişisel kusurundan bahsetmek kesinlikle mümkün değildir” dedi.

Kişisel kusurunun, kamu hizmetiyle ilgisi olmayan, kamu görevlisinin özel hayatı ile tamamen özel tutum ve davranışlarından kaynaklanan kusur olduğu ifade edilen kararda, kamu görevlisinin buradaki kusurunun hizmet kusurunu oluşturduğu ifade edildi.

Kararda, Anayasa'ya göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, rücu edilmek kaydıyla kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabileceği vurgulandı.

Bunun üzerine dosyayı yeniden görüşen yerel mahkeme, olayın davalı doktorun kişisel kusuruna dayandığının açık olduğu savunarak ilk kararında direndi.

Ayrıca yerel mahkeme, doktorun mesleğini kurallarına uygun, gereği gibi dikkat ve özenle ifa etmediği öne sürülen kararda, doktorun meslekteki acemiliği ve yetersizliği nedeniyle ağır kusuru ile hastanın safra kesesi ameliyatında onikiparmak bağırsağının delinmesine neden olduğu ve akabinde öldüğünün Adli Tıp Kurumu raporuyla sabit olduğunu vurguladı.

Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüşülen dosyada, kamu hizmeti görmesi nedeniyle davanın doktora açılamayacağına hükmedilerek, yerel mahkemenin direnme kararını bozuldu.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.