logo yeni

GÖREV KUSURLARINDA TAZMİNATI KURUM ÖDEYECEK

Aktif . Yayınlanma Memurlarla İlgili Diğer Haberler

Yargıtay, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kişilere zarar vermeleri durumunda davanın kamu görevlileri aleyhine değil ancak kamu idaresi aleyhine açılabileceği kararlarına bir yenisini ekledi.

Yargıtay yanlış tedavi yapan devlet hastanesi doktoruna değil, ancak kamu idaresi aleyhine dava açılabileceğine karar verdi.

Safra kesesindeki şikayet nedeniyle devlet hastanesine giden bir kadına, safra kesesinde taş olduğu, kapalı ameliyatla taşın alınacağı söylenmesine rağmen, ameliyatının açık ameliyata dönüştüğünü, ameliyat sırasında yanlışlıkla karaciğerden safraya gelen kanalın kesilerek alındığını ileri süren kadın, ameliyatını yapan doktor hakkında dava açtı.

Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 10 bin lira manevi, bin lira maddi tazminat ödenerek tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına hükmetti.

Temyiz edilen dosyada ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin kararını bozarak kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kast ve kusurlardan dolayı doğan tazminat davalarının, kamu görevlilerinin aleyhine değil, ancak kamu idaresi aleyhine dava açılabileceğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.

Direnme kararının da temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 4. Hukuk Dairesi'nin kararı doğrultusunda yerel mahkemenin direnme kararını bozdu.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi aynı konudaki bir kararında :

"Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları tazminat davasıdır.

Sorun, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken, kişilerin zarar görmesi halinde, zarar görenin kamu görevlisinin şahsına karşı açtığı davada, kamu görevlisinin hizmet kusurundan ayrılabilen kişisel kast ve kusurunun araştırılmasına gerek olup olmadığı ve netice itibariyle davanın esastan mı yoksa husumetten mi reddine veya kabulüne karar verileceği ve bu konuda yorum yolu ile sonuca ulaşmanın ve uygulama yapmanın mümkün olup olmadığına ilişkindir.

Bu durumda, kamu görevlisinin görevini yaparken kusurlu davranışta bulunmasının hizmet kusuru mu yoksa hizmetten ayrılabilen kişisel kusuru mu olacağının tespiti gerekmektedir.

Kamu kurumları kamu hizmeti yaparlar. Ancak kamu kurumları tüzel kişilik olduklarından ve bu kişilik maddi değil soyut bir kişilik olduğundan, kamu hizmetini bizzat yerine getiremezler. Kamu hizmeti, gerçek kişi konumunda olan kamu görevlileri ve bunların kullandıkları araç ve gereçlerle yerine getirilir. Bunun sonucu olarak, kamu görevlilerinin veya bunların kullandıkları araç ve gereçlerin kusur, ihmal ve hatalarından dolayı kamu hizmetinin yerine getirildiği sırada kişilerin zarar görmesi halinde meydana gelecek kusur kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Burada, kamu görevlisinin hizmetten ayrılabilen kişisel kusurundan bahsetmek kesinlikle mümkün değildir. Kamu görevlisinin buradaki kusuru hizmet kusurunu oluşturur.

Hizmetten ayrılabilen kişisel kusur ise kamu hizmeti ile ilgisi olmayan kamu görevlisinin özel hayatı ile tamamen özel tutum ve davranışlarından kaynaklanan bir kusurdur." demektedir. (Esas: 2012/1980-Karar:2012/3331)

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.