logo yeni

MEMURUN İKİ DEFA KINAMA CEZASI ALMASI, NAKLEN ATANMASINI HAKLI KILMAZ

Aktif . Yayınlanma Memurlarla İlgili Diğer Haberler

adalet4Kütüphane müdür yardımcısının, hakkında verilen iki ayrı kınama cezası gerekçe gösterilerek, aynı ilde başka bir kütüphaneye kütüphaneci olarak naklen atanması hukuka uygun görülmedi.

Ankara’da bir kütüphanede müdür yardımcısı olarak görev yapan Devlet memuru, hakkında düzenlenen soruşturma neticesinde 2 ayrı kınama cezası alması gerekçe gösterilerek, aynı İl’de başka bir kütüphaneye kütüphaneci olarak atanmış ve bu atama işlemi dava konusu edilmiştir.

Mahkeme kararlarında yer alan bilgilerden, davacı müdür yardımcısı olarak görev yaparken hakkında soruşturma yürütüldüğü; neticede cilt malzemesi ve cilt yapımı hizmeti alımlarında eşik değerin altında kalma amacıyla kısımlara bölerek alım yapıldığının ve cilt yapım hizmetinin yüklenici tarafından yerine getirilmediği halde kabul işlemlerinin yapıldığının tespit edildiği; bu fiiller nedeniyle hakkında 2 ayrı kınama cezası verildiği ve dava konusu atama işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

İdare mahkemesi kararı

Atama işlemine karşı açılan davaya bakan İdare Mahkemesi;

-Davacının, hakkında düzenlenen soruşturma raporu neticesinde 2 ayrı kınama cezası ile cezalandırıldığı, disiplin cezalarına yaptığı itirazın reddedildiği ve bu karara karşı dava da açılmadığı,

-Atamanın aynı kadro derecesi ve özlük hakları ile yapıldığı,

-Davacının atamasının kamu yararı ve hizmet gerekleri amacı dışında gerçekleştirildiğine ve takdir hakkının hukuka aykırı kullanıldığına ilişkin hukuken geçerli bilgi ve belgenin de ortaya konulamadığı

gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Danıştay kararı

Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması ve yürütülmesinin durdurulması istemi ile yapılan başvuruyu değerlendiren Danıştay 5. Dairesi;

-657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 ncı maddesi ile idarelere kamu görevlilerinin naklen atanmaları konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımının kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi olduğunu,

-Davacı hakkında iki ayrı kınama cezası verildiğini,

-Davacıya isnat edilen eylemin, davacının naklen atanmasını gerektirecek nitelikte ve ağırlıkta olmadığını,

-Davacının görevinde yetersiz ve başarısız olduğuna ilişkin başka bir bilgi ve belge bulunmadığının anlaşıldığını

belirterek, dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığına; işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmasına rağmen uygulamanın sürdürülmesinin davacı yönünden telafisi güç zarara neden olduğuna hükmederek, idare mahkemesinin dava reddine ilişkin kararının yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE 
Esas No : 2016/82

Temyiz Eden veYürütmenin Durdurulmasını İsteyen
(Davacı) : 
Vekili : 
İlkiz Sok. No:24/29 - Sıhhiye / ANKARA
Karşı Taraf (Davalı) : 
Vekili : Av. Gülizar Balcı 
Cumhuriyet Bulv. Eski Sayıştay Binası - Ulus /ANKARA
İsteğin Özeti : Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 30/9/2015 günlü, E:2015/406; K:2015/1218 sayılı kararın, temyizen incelenerek bozulması ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hâkimi : 
Düşüncesi : İstemin kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: 

Dava; Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesinde müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, Balgat Hüseyin Alpar Kütüphanesi emrine kütüphaneci olarak atanmasına ilişkin 25/02/2015 günlü, 37759 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 7. İdare Mahkemesince; davacının, hakkında düzenlenen soruşturma raporu neticesinde 2 ayrı kınama cezası ile cezalandırıldığı, disiplin cezalarına yaptığı itirazın reddedildiği, bu karara karşı da bir dava açılmadığı; atamanın aynı kadro derecesi ve özlük hakları ile yapıldığı, davacının atamasının kamu yararı ve hizmet gerekleri amacı dışında gerçekleştirildiğine ve takdir hakkının hukuka aykırı kullanıldığına ilişkin hukuken geçerli bilgi ve belgenin de ortaya konulamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını ve yürütülmesinin durdurulmasını istemektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin birinci fıkrasında; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. 
Anılan maddeyle idarelere kamu görevlilerinin naklen atanmaları konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımı kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukuku'nun bilinen ilkelerindendir. 

Dosyanın incelenmesinden, davacının, Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesinde müdür yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 23/05/2014 tarihli Soruşturma Raporunda; 2013 yılı cilt malzemesi ve cilt yapımı hizmeti alımlarında eşik değerin altında kalma amacıyla kısımlara bölerek alım yapıldığı; Kasım - Aralık aylarında yapılan cilt yapım hizmetinin yüklenci tarafından yerine getirilmediği halde kabul işlemlerinin yapıldığının tespit edildiği, tespit edilen bu fiiller nedeniyle davacının 2 ayrı kınama cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği; idari yönden ise bir teklif getirilmediği; raporda getirilen teklif doğrultusunda 2 ayrı kınama cezası ile cezalandırıldığı; Genel Müdürlüğün 20/1/2015 tarihli teklifi ile dava konusu atama işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı idarece, dava konusu edilen atama işleminin, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesinin İdareye tanıdığı takdir yetkisi uyarınca tesis edildiği savunulmuş ise de; davacıya isnat edilen eylemin davacının naklen atanmasını gerektirecek nitelikte ve ağırlıkta olmadığı; davacının görevinde yetersiz ve başarısız olduğuna ilişkin başka bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla, dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Dava konusu işlem, davacının görevinden ayrı kalması sonucunu doğurmakta, işlemin hukuka aykırı olduğu saptanmasına rağmen uygulamanın sürdürülmesi, davacı yönünden telafisi güç zarara neden olmaktadır. Zira davacı, işlemin kurulduğu tarih ile hukuka aykırı olduğunun tespit edildiği tarih arasında yıpranmakta, hukuka aykırı işlemden ötürü katlandığı durumun telafisi olanaksız bulunmaktadır. 

Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın niteliğine ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmiş olması nedeniyle, anılan Yasanın 52. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin ve Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 30/9/2015 günlü, E:2015/406, K:2015/1218 sayılı kararın yürütülmesinin durdurulmasına, 1/2/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. 

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6352 sayılı Yasayla değişik 27/2. maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum. 

Sitemizden yapılan alıntılara "memurunyeri.com" şeklinde aktif link verilmesi gereklidir.

memurunyeri

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.