logo yeni

BİR GARİP İSTİHDAM ŞEKLİ: SİVİL MEMUR

Aktif . Yayınlanma Memurlarla İlgili Diğer Haberler

Mali ve sosyal haklardan yararlandırılırken sivil sayılan; çalışma koşulları, yasakları, disiplin ve cezalandırılmaları bakımından asker  muamelesi gören memurlar var.

Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine istinaden istihdam edilen; asker sayılmayan; bazı hususlarda askeri düzenlemelere tabi olan; sosyal haklar bakımından çalıştıkları kurumlarda ikinci sınıf muamelesi gören ve “sivil memur” olarak adlandırılan memurlar, haklarında uygulanan mali ve sosyal hükümler ile statüleri arasında yaşanan çelişkilerden dolayı sıkıntılı bir çalışma hayatı geçirmektedirler.

Bu memurların istihdamı, haklarında 657 sayılı Kanunun bütün hükümleri uygulanmadığı için, farklı bir istihdam türü olarak da nitelendirilebilirler. 657 sayılı Kanunun uygulanmayan hükümlerinin yerine başka kanun ve düzenleme hükümlerinin haklarında uygulanması ise, bu memurların durumunu karmaşık hale getirmiştir.

-Sivil memur: Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil), 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan ve asker sayılmayan memurlardır.

-Statüleri: 657 sayılı Kanun hükümlerine göre istihdam edilmelerine rağmen, bir çok uygulama bakımından askeri kanun ve düzenlemelere tabidirler.

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinin, Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanununun ve bunlar hakkında halen yürürlükte bulunan diğer mevzuatın uygulanmasını sağlama bakımından, 657 sayılı Kanunun 99, 100, 101, 138 ve 178 inci maddeleri dışında söz konusu Kanun hükümlerine tabidirler. Bunların dışında, 657 sayılı Kanunun disiplin hükümlerinin uygulanması bakımından Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliği, Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu ve konu ile ilgili diğer hükümler saklı tutulmuştur.

Her açıdan 657 sayılı Kanun kapsamına alınmaları ve ayrı bir hizmet sınıfına dahil edilmeleri, statülerinin düzene kavuşturulması bakımından önem taşımaktadır.

-Çalışma koşulları: Görevlerini yerine getirirken risk altında olmaları nedeniyle ruhsal ve fiziksel bakımdan yoğun şekilde yıpranmaktadırlar. Bu nedenle, aynı görev yerlerinde birlikte çalıştıkları askeri personele tanınan fiili hizmet zammından yararlandırılmaları gerekmektedir.

-Disiplin ve ceza: Disiplin hükümleri bakımından 657 sayılı Kanuna tabi olmalarına rağmen, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliği, Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu ve konu ile ilgili diğer hükümlerin de sivil memurlar hakkında uygulanması gibi izahı zor bir durum yaratılmıştır.

Yargılanmalarının asker personel gibi askeri yargıda yapılmasının gayesini anlamak ise mümkün değildir. Bu nedenle, yargılanmalarının Devlet memurları gibi sivil yargıda yapılmasının sağlanması hukuki bir zorunluluktur.

-Ücret, mali ve sosyal hakları: Ücret, mali ve sosyal haklar bakımından Devlet memurlarına uygulanan düzenlemelere tabidirler.

*Özel Hizmet Tazminatı: Görevin önem, sorumluluk ve niteliği, görev yerinin özelliği, hizmet süresi, kadro unvan ve derecesi ve eğitim seviyesi gibi hususlar göz önüne alınarak belirlenen özel hizmet tazminatı, sivil memurlar için bu durumlar göz önünde bulundurulmadan belirlenmiştir. Yapılacak bir düzenleme ile, yaptıkları görevler yeniden değerlendirilerek farklı özel hizmet tazminatı oranları belirlenmelidir.

*Makam tazminatı: Makam, temsil ve görev tazminatı gibi ödemelerden yararlanamamaktadırlar. Sivil memurların, yaptıkları görevler ve emsali Devlet memurları göz önünde bulundurularak bu tazminatlardan yararlandırılmaları gerekir. Bu sebeple, en az dört yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte veya yüksekokulları bitiren ve birinci derece kazanılmış hak aylığını almaya hak kazanmış sivil memurların, hangi unvanda olurlarsa olsunlar, makam ve görev tazminatı almaları sağlanmalıdır.

*Ek gösterge: Ek göstergeleri belirlenirken, çalışma şartları ve hukuki statü farklılıkları göz önünde bulundurulmamıştır. Ayrı bir hizmet sınıfı altında yer verilerek, ek göstergelerinin yeniden ve diğer kurumların emsali görev yapan personeline denk belirlenmesi uygun olacaktır.

*Sosyal haklar: Sosyal haklar bakımından, birlikte görev yapılan diğer personel ile benzer haklara sahip değillerdir. Lojman, eğitim merkezi, orduevi, misafirhane, öğrenci yurdu, kreş, yemekhane, kamp, servis gibi imkanlardan askeri personel ile eşit şartlarda yararlanamamaktadırlar. Sosyal Devlet anlayışı ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmayan bu uygulamaların, sivil memurların hizmet verimi ve motivasyonunu da düşürdüğü bir gerçektir.

-Sendika hakları: 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Sendika üyesi olamayacaklar” başlıklı 15 inci maddesinde, “Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil) çalışan sivil memurlar ve kamu görevlileri”nin sendika kuramayacakları ve kurulmuş sendikalara üye olamayacakları hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, 21 Ekim 2011 tarihinde 51 sivil memurun iştiraki ile kurulmuş olan Sivil Memurlar Sendikası (SİME-SEN)’in faaliyetlerinin durdurulması ve kapatılması istemi ile kamu davası açılmış ve yargılaması devam etmektedir. Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu düşündüğümüz bu davanın, SİME-SEN’e özgür bir çalışma ortamı sağlama sonucunu doğurmasını beklemekteyiz.  

Yasaklar bakımından askeri personelle aynı hükümlere tabi olan, yargılanmaları aynı yargı yerlerinde yapılan, ancak iş sosyal imkanlardan yararlanmaya gelirken kendilerine ikinci sınıf çalışan muamelesi gösterilen sivil memurların bu durumlarının düzeltilmesi, hem hukuki bir gereklilik hem de vicdani ve ahlaki bir zorunluluktur.

Yukarıda belirtilen haksız uygulamaları biraz olsun gidermek amacıyla sivil memurlar tarafından bir kanun taslağı da hazırlanmıştır. Söz konusu taslağın, personel hukuku alanında uzman kişilerce de değerlendirilmesi neticesinde yasalaşması girişimlerinde bulunulmasının, olası yeni haksızlıkları ortadan kaldırmaya yardımcı olacağını düşünmekteyiz.

-Görevde yükselmeleri ve unvan değiştirmeleri: Görevde yükselmeleri, alt kadrolarla sınırlı kalmaktadır. Çünkü, görev yaptıkları kurumlarda şube müdürlüğü (az sayıda idari şube müdürlüğü hariç) ve üstü kadroların tamamına muvazzaf askeri personel atanmaktadır. Yani, sivil memur mesleki hayatı boyunca şube müdürlüğü hayali bile kuramamaktadır.

Unvan değişikliği ise, yine alt düzeydeki kadrolarda eğitim ve hizmet şartları ile kurum ihtiyaçlarına göre kısmen de olsa söz konusu olabilmektedir. (Örneğin, memurun hemşire olması)

-Haklarında uygulanmayan 657 sayılı Kanun hükümleri: Devlet Memurları Kanununa tabi oldukları halde, her nedense bazı hükümler bakımından bu Kanunun kapsamı dışında bırakılmışlardır.

Haklarında, Devlet Memurları Kanununun;

*Haftalık çalışma süresinin 40 saat olacağı,

*Cumartesi ve Pazar günlerinin tatil olmak üzere düzenleneceği,

*Günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi,

*Günün yirmi dört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışanların çalışma saat ve şekilleri,

*Kadın memurlara; tabip raporunda belirtilmesi hâlinde hamileliğin yirmi dördüncü haftasından önce ve her hâlde hamileliğin yirmi dördüncü haftasından itibaren ve doğumdan sonraki bir yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemeyeceği,

*Özürlü memurlara isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemeyeceği,

hükümleri uygulanmamaktadır.

Ayrıca, sivil memurları görevden uzaklaştırmaya yetkili memurlar 657 sayılı Kanunda belirlenen amirler olmadığı gibi, fazla çalışma ve fazla çalışma ücreti bakımından da 657 sayılı Kanun hükümlerine tabi değillerdir.

Sorunlar nasıl çözülür?

Sivil memurlara ilişkin olarak yukarıda bir kısmı belirtilen hususlar, memurlara hem mesleki hayatları boyunca hem de emekliliklerinde haksız uygulamalar olarak yansımaktadır. 

Bu sorunların kısmen de olsa çözümü için, statülerinin sağlam hukuki yapıya kavuşturulması, tabi olacakları personel kanununun belirli olması şarttır. Hukuk kurallarının hakim olduğu sistemlerde, personel hakkındaki temel uygulamalar farklı düzenlemelerde yer almaz.

Mali haklar açısından, diğer kurumlardaki emsali personele sağlanan hakların sivil memurlara da sağlanması eşitlik ilkesinin bir gereğidir.

Öte yandan, birlikte görev yaptıkları kurumlarda aynı ortamı paylaştıkları askeri personele sosyal açıdan sağlanan imkanların sivil personel için de sağlanması ise insan hakları uygulamalarının kaçınılmaz bir zorunluluğudur.

logokucuk

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.