logo yeni

İDARENİN BOŞ KADROYU DOLDURMA ZORUNLULUĞU VAR MIDIR?

Aktif . Yayınlanma Atama ve Yerdeğiştirme

atamaKamu kurum ve kuruluşlarında var olan boş kadrolara atanmak için gerekli niteliklere haiz personelin bulunuyor olması, idareyi bu kadrolara atama yapmaya zorlayabilir mi? Başka bir deyişle boş duran bir kadroya atanmak için gerekli nitelikleri taşıyan bir kişinin idareye başvurması durumunda idarenin bu başvuruyu reddetmesinin sonuçları neler olabilir?

Memurunyeri.com olarak bu soruların cevabını arayacağımız bu yazıya, idarenin temel görevinin kamu hizmetinin zamanında ve tam yürütülmesi olduğu, idareye bu amacı gerçekleştirmek için boş kadroların verildiği,  dolayısıyla kadroların atanacak niteliklere sahip kişiler var olduğu halde uzun süre boş tutulmasının kamu hizmetinin yürütülmesi bakımından sakıncalar doğuracağı ile başlayalım.

Kuşkusuz idare, boş kadroları atama yaparak doldurmak yerine vekalet ve tedvir gibi kanalları kullanarak işleri gördürebilir ancak bunların hiçbiri sağlıklı bir yol olmadığı gibi o kadronun boş kaldığı gerçeğini değiştiremez.

Yine de  boş bulunan bir yöneticilik kadrosuna atanmak için yeterli olduğunu düşünen bir devlet memurunun atanmak için idareye yapacağı başvuruya karşın idarenin kadroyu boş tutmakta ısrar etmesi takdir hakkı kapsamındamıdır? İdare mahkemenin alacağı kararlarla belli bir kişiyi atamak üzere zorlanabilir mi?

Temel olarak 657 sayılı Kanun gereğince boş kadrolara atama yapılmasında idareye takdir yetkisi yani seçim yapma hakkı tanınmış ancak, bu yetkinin kullanılmasının sınırsız olmadığı ve yargı kararları ile denetlenmesi gerektiği de ortadadır.

İdare Mahkemelerin kararlarında bazen verilen kararların niteliği gereği idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilerek yerindelik denetimi yapıldığı, idarenin atama yapmak üzere adeta belli bir kişiyi seçmeye yönlendirildiği görülebilmekle birlikte, bu tür kararlar temyiz mercilerinde düzeltilmektedir.

Nitekim bu yöndeki bir kararda Danıştay 5. Dairesi idare mahkemesinin verdiği kararı iptal etmiştir. Olayda bir personelin uzun süre bir göreve tedviren baktığını ileri sürerek o kadroya atanma isteğinde bulunması ve idarenin bunu reddederek başka bir kişiyi ataması işleminin iptali istenmiş, idare mahkemesi atamayı iptal etse bile Danıştay 5. Dairesi yerindelik niteliği taşıyan kararı bozmuştur. 5. Daire idarenin gerekli nitelikleri taşıyanlar arasında tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olduğunu ve bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağını vurgularken, idarenin işlemi haklı kılacak hukuken kabul edilebilir bir neden gösteremediği gerekçesine dayanılarak iptal kararı verilemeyeceğini de belirtmiştir.

Dolayısıyla idarenin atanabilecek nitelikte personel dururken kadroları boş tutmakta ısrar etmesi veya tedvir, vekalet gibi geçici yollarla bu kadroları doldurarak hizmete devam etmesi ve hatta o kadrolara uzun süre vekaleten ya da tedviren bakan kişilere rağmen başka bir kişiyi ataması da bu takdir hakkı kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Bu yazıya ait tüm haklar Memurunyeri.com'a aittir. "memurunyeri.com" şeklinde link verilmesi kaydıyla içerik kullanılabilir. Link vermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır.©

memurunyeri

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.