logo yeni

MEB’İN ÖZÜR ATAMALARI YAPILMADAN İPTALİ İÇİN DAVA AÇILDI

Aktif . Yayınlanma Atama ve Yerdeğiştirme

Milli Eğitim Bakanlığın İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 30.01.2013 tarih ve 1184 sayılı yazıda, özür durumuna bağlı yer değişikliklerinin Şubat ayında gerçekleştirileceği belirtilmiş, konuya ilişkin detaylı açıklamalara da MEB internet sitesinde yer verilmişti.

Şubat ayında gerçekleştirilecek yer değiştirmelerde, başvuru hakkı tanınan özür durumları arasında “öğrenim özrü” yer almadığı gibi, hangi özür nedeniyle olursa olsun il içinde yer değiştirmelere imkan da tanınmadı.

Bu uygulamayı hukuka aykırı olarak değerlendiren Türk Eğitim-Sen eksik düzenlemenin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemi ile Danıştay Başkanlığına başvuruda bulundu.

Danıştay Başkanlığına yapılan başvuruya ilişkin dilekçe

DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA

“Yürütmeyi Durdurma Taleplidir”

DAVACI                               :Türk Eğitim-Sen 

VEKİLİ                                 :Av. … 

DAVALI                                :Milli Eğitim Bakanlığı 

T.KONUSU                         :30.01.2013 tarihinde yayınlanan 2013 Yarıyıl Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirmelerine İlişkin işlemlerde “Öğrenim Özrü” ve “il içi özür”ün yer almamasına ilişkin eksik düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali talebinden ibarettir. 

Ö.TARİHİ                           :30.01.2013 

AÇIKLAMALAR               : 1) Milli Eğitim Bakanlığın İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 30.01.2013 tarih ve 1184 sayılı yazı ile özür durumundan yer değişikliklerinin Şubat ayında yapılacağı bildirilmiştir. Akabinde ise dava konusu işlem ile hangi şartları taşıyan öğretmenlerin nasıl özürleri sebebi ile başvuruda bulunacakları konusunda kılavuz yayınlanmıştır. Yayınlanan yazı ile birlikte iller arası eş durumu, sağlık durumu ve genel ve özel hayatı etkileyen nedenlere bağlı yer değişiklikleri 06.05.2010 tarih ve 27573 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümleri uyarınca yapılacağı bildirilmiştir. Ancak; bu yazı ile birlikte öğrenim özrüne yer değiştirme hakkı verilmemiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirmeler başlıklı 35. Maddesinde “Öğretmenler, sağlık, eş ve öğrenim durumu özürleri nedeniyle özür gereklerinin karşılanabileceği yerlere yer değiştirme isteğinde bulunabilirler. Ancak bu özürler nedeniyle yer değişikliği istekleri, hizmet gerekleri ile özür durumlarının birlikte karşılanması temelinde değerlendirilir.” denilmektedir. Yönetmelik maddesinde de görüleceği üzere özür grubu tayinleri, sağlık, eş ve öğrenim özrü olarak belirtilmektedir. Bu durumda bakanlığın özür grubundan yer değişikliklerinde tercihte bulunma ve de bir kısım özürler için yer değişikliği hakkı tanıması gibi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. 06.05.2010 tarihli yönetmeliğin 35. Maddesi ile özür duruma bağlı yer değiştirmeler kapsamında sayılan ve 38. Maddesi ile atanma şartları düzenlenen “Öğrenim Özrü” yine Bakanlıkça görmezden gelinmiştir.

          Yapılan bu uygulama eğitim özrü sebebi ile yer değiştirme isteyen öğretmenlerin alanlarında ya da alanları dışında kendilerini geliştirmelerinin engellenmesidir. Eğitim ve Öğretimin kalitesinin artırılması için öğretmenlerin lisansüstü öğrenim görmeye teşvik edilmesi gerekli iken bu şekilde bir işlemin yapılması eğitim ve öğretim için var olan bir bakanlığa hiç yakışmamaktadır. Anayasanın 42. maddesinin 1. fıkrasında, “kimsenin eğitim ve öğretim haklarından yoksun bırakılamayacağı” belirtilmektedir.

06.05.2010 tarih ve 27573 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Öğrenim durumu özrü” başlıklı 38. Maddesindeki; “(1) Bu Yönetmelikle öngörülen zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlayan öğretmenlerden; yurt içindeki yükseköğretim kurumlarında bilimsel hazırlık, yabancı dil hazırlık ve tez dönemi dâhil tezli/tezsiz yüksek lisans veya doktora eğitimine kayıtlı olan öğretmenler, lisansüstü öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumlarının bulunduğu yere görev yerlerinin değiştirilmesini isteyebilirler.”           Denilmektedir.    

Yönetmelikle verilen bir hak dava konusu işlem ile alınmaktadır. Bu durum Normlar hiyerarşisine aykırılık arz etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının yeniden yapılandırılması ile ilgili 14.09.2011 tarih ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkındaki Kanunun Hükmünde Kararnamenin 37/3. Maddesinde “Öğretmenlerin Bakanlıkça belirlenen hizmet bölge veya alanlarında en az üç eğitim öğretim yılı görev yapması esastır. Bunların yer değiştirme suretiyle atamaları her yıl yapılan atama plan ve programları çerçevesinde eğitim öğretim faaliyetlerini etkilemeyecek şekilde sonuçlandırılır. Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler ise yaz tatillerinde yapılır.”denilmektedir. Bakanlık tarafından özür gruplarının ne olduğu yönetmelikle belirlenmiştir. Yukarıda maddelerinden söz edilen yönetmelik halen yürürlüktedir. O zaman bakanlıkça yönetmelikte var olan düzenlemeye göre hareket etmek zorundadır. Keyfi olarak yönetmeliği görmezden gelmek istediği durumda başvuru hakkı verirken istemediği durumda vermemek hukuki güven ilkesine aykırılık arz etmektedir.

Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk kurallarında sık sık değişiklikler yapılarak hukuki istikrarı ve belirliliği yok eden kurallar ihdas edilmemesi, geriye yürüyen kuralların kazanılmış haklara dokunmadan bireylerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alması gerektiğini ifade eder. Yıllardır verilen bir hak olan öğrenim özrü ortada yönetmelikle yapılmış bir düzenleme olmaksızın eğitim çalışanlarının elinden alınmıştır. Tesis edilen işlem açık ve net olarak hukuka aykırıdır ve iptali gerekmektedir.

2) Dava konusu işlem ile sadece illerarasında özür grubundan yer değiştirmek isteyenlere hak verilirken il içinde özür durumundan yer değiştirmek isteyenler kapsam dışına çıkarılmıştır. Yönetmeliğin 35/2. Maddesinde “İl içinde ve iller arasında yapılacak özür durumuna bağlı yer değiştirmelere ilişkin duyuru ve başvuruları birlikte alınır. Yer değiştirme suretiyle atamalar, öğretmenlerin tercihleri dikkate alınarak hizmet puanı üstünlüğü esas alınarak yapılır.” Denilmektedir. Görüleceği üzere il içi ve illerarası yer değişiklikleri birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. İl içi ve illerarası yer değişikliklerinin farklı zamanlarda yapılabileceği ile herhangi bir düzenle mevcut değildir. Aynı ilin farklı ilçelerinde görev alan eşlerin birbirine uzaklığı iki şehir arasındaki uzaklıktan daha fazla olabilmektedir. Bu durumda eşlere yer değişikliği hakkının tanınmaması bu eşlerin bir araya gelememesi anlamına gelmemektedir. Ülkemizin gerçekleri ortadadır, ilçeler arasında geliş gidiş yapmak illerarasında gidip gelmekten daha zordur. Bu gerçeklikler düşünülerek işlem tesis edilmesi gerekmektedir. Aksi bir işlem; insan haklarına, ailenin bütünlüğü ilkesine ve Anayasanın Eşitlik ilkesine aykırılık arz etmektedir. Özellikle büyük illerde farklı ilçelerde görev alan öğretmenler belki iki il arasındaki mesafeden daha fazla uzaktadırlar. Bu durum davalı idarece iyi bilinmesine karşın böyle bir sorun yokmuş gibi görmezden gelinmesi kabul edilebilecek bir durum değildir. Hangi aklı selim sahibi özürleri aynı olan personeli sadece aynı ilde görev yaptıkları için bu haktan mahrum bırakabilir. Bunu anlamak mümkün değildir.

İdareler yapılan iş ve işlemlerin kalitesini artırmak için gerekli önlemleri almakla mükelleftir. Özürleri sebebi ile yer değiştirmesi gereken kişilerin özürlerini yok saymak ve atanmalarını neredeyse imkânsızlaştırmakta hiçbir kamu yararı olamaz. Bu durumdaki personelin en doğal özürlerinin görmezden gelinmesinin iş verimini düşüreceği de mutlaktır.

2577 sayılı Yasanın 27. maddesinin 2 numaralı bendi gereğince “idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.”denilmektedir. Ayrıca 27. maddesinin 4 numaralı bendi, “Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.” hükmüne amirdir. Yukarıda yürütmesinin durdurulması talep edilen maddelerin uygulanması sebebi ile bir çok eğitim çalışanı mağdur edilmektedir. Bu nedenle iptali istenilen maddeler ile ilgili davalı idareden savunma alınmaksızın yürütmeyi durdurma kararının verilmesi elzemdir.

SONUÇ VE TALEP                            :Yukarıda arz ile izahına çalıştığımız ve mahkemenin re’sen gözeteceği sair hususlar nedeni ile;

1) 30.01.2013 tarihinde yayınlanan 2013 Yarıyıl Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirmelerine İlişkin işlemlerde “Öğrenim Özrü” ve “il içi özür”ün yer almamasına ilişkin eksik düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaline

2) Tüm yargılama harç ve masrafların karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi hususunda gereğini saygılarımızla arz ile talep ederiz.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.