logo yeni

FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ MEZUNLARININ DURUMU NE OLACAK?

Aktif . Yayınlanma Atama ve Yerdeğiştirme

“Fen Edebiyat Fakültesi Mezunlarının Pedagojik Formasyon Sertifika Programlarında ve İstihdamda Yaşadıkları Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi” amacıyla Meclis Araştırması açılması için Prof.Dr. Alim Işık ve milletvekili arkadaşlarının imzasıyla önerge verildi.

Önergenin ana başlıklarıyla genel gerekçesi şu şekilde ortaya konmuştur.

YÖK Formasyon Eğitimi Hakkını Alamadı

Dileyen ve belli yeterlik şartlarına sahip Fen Edebiyat Fakültesi (FEF) mezunları, 2009-2010 dönemi öncesinde, öğretmenlik sertifikalarını tezsiz yüksek lisans adı altında bir buçuk yıl gibi bir süreyi alan eğitim programlarına katılarak alabilmişler ve bu verilmiş hakkı, önce kaldırmaya çalışan, sonrasında ise gelen tepkiler ve açılan davalar sonucu bu girişiminden vazgeçen YÖK; anılan formasyon eğitiminin tezsiz yüksek lisans yerine, sertifika programı şeklinde verilmesini uygun görerek, söz konusu eğitimi sekiz ay gibi kısa bir süreye indirmiştir.

Formasyon Yetmiyor

Eğitim Fakültesini bitiren birçok öğretmen adayının dahi atamalarının yapılmadığı bir dönemde, FEF mezunu gençlerin formasyon eğitimi alsalar bile atanmalarının çok zor olduğu gençlerimizce de bilinmekte olup, her türlü zorluğa rağmen, hakları olduğuna inandıkları formasyon eğitimini almak isteyen çok sayıda gencimiz bulunmaktadır.

Mezuniyet Not Ortalaması Adaletsiz

Günümüzde formasyon eğitimi için başvuru yapan mezunların mezuniyet not ortalamalarına göre sıralanması ve başka hiçbir yeterlik testine tabi tutulmaması tüm üniversitelerin eğitim kalitelerinin bir tutulduğunu göstermektedir. Bu sistemin, basit ölçme kuralları bile göz önüne alındığında adaletsiz bir sistem olduğu, A üniversitesinden alından 2.50 ortalama ile B üniversitesinden alınan 3.00 ortalamanın birbiriyle kıyaslanmasının tek başına yeterli olmadığı ortadadır.

Bununla bilrikte, bazı üniversitelerin kendi öğrencilerini korumaya çalışması sonucu, 4’lük sistemdeki 2.00 not ortalaması yüzlük sistemde 75’e karşılık gelmekte, bu durum haksız bir rekabetin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bazı üniversitelerde 2.50 not ortalaması, yüzlük sistemde 80’e karşılık gelirken, bazı üniversitelerde de 3.00 not ortalaması 75′e denk gelmekte ve bu husus ta, bazı üniversitelerin mezunlarını açık ve haksız bir şekilde öne çıkartmaktadır.

Merkezi Bir Atamanın Olmayışı Haksızlık

Formasyon eğitimi uygulamasında yaşanan önemli diğer sorunlar da; formasyon başvurularında merkezi bir atamanın olmayışı, her üniversitenin başvuru şartlarının farklı olması ve birçok üniversitenin 50-100 TL arasında değişen miktarlarda ön kayıt veya başvuru ücreti almasıdır. Bir üniversite internetten ön kayıt kabul ederken, başka bir üniversite şahsen başvuru istemektedir.Bu yola gönül koymuş öğretmen adaylarının çoğu, bu ön kayıt başvuru ücretlerini zorlanarak da olsa ödemeye çalışmakta veya “belki formasyon hakkını elde ederim” umuduyla Türkiye’yi gezmek zorunda kalmaktadır. Bu uğraşlann çoğu işe yaramamakta, bir aylık başvuru sürecinde binlerce gencimiz adeta kahrolmaktadır.

Her yıl pedagojik formasyon sertifika programları için açılan 15.000 dolayındaki kontenjana 50.000 dolayında başvurunun olduğu düşünüldüğünde, geri kalan 35.000 kişinin mağduriyetini anlamak zor olmayacaktır. Tüm FEF mezunlarının akademisyen veya araştırmacı olarak istihdam edilmesinin mümkün olmadığı gerçeği dikkate alındığında, bu gençlerimizin, “öğretmen olma” haklarının sınırlandırılmasının doğru bir uygulama olmayacağı açıktır. Birkaç yıl öncesine kadar FEF mezunlarına verilmiş olan formasyon eğitimi ve öğretmen olma hakkı nedeniyle bir çok fakültenin ders müfredatlarının da buna göre düzenlendiği unutulmamalıdır.

4001 Kodu İhtiyacı Karşılamıyor

Diğer yandan, kamu kurum ve kuruluşlarına KPSS puanıyla personel alımında, 4001 nitelik kodu herhangi bir lisans mezununu temsil etmektedir. Devlet kurumlarına personel alımında kendi alanlarındaki kontenjanın yetersiz kaldığı birçok bölüm mezunu, bu kodu kullanarak başvuruda bulunabilmektedir. Ancak son dönemde kamu kurum ve kuruluşlarına 4001 kodu ile personel alımı için ayrılan kontenjanların son derece sınırlı tutulduğu belirtilmektedir.

Diğer fakültelere ait birçok bölümden mezun olanların yanında FEF bölümlerinden mezun olanlar için de önemli bir yeri olan bu nitelik koduna ait kontenjanların artırılarak en azından önceki yıllar düzeyine çıkartılması doğru olacaktır. Aksi taktirde çok yüksek KPSS puanlarına rağmen birçok gencimizin anılan nitelik kodundan başvuruda bulunsa bile 2012-2014 döneminde de atanması mümkün olmayacaktır. Diğer yandan daha önce olduğu gibi, bazı branşlara da tekrar 4001 kodu kullanılarak personel alımının sağlanması FEF mezunu gençlerimizin devlet memuru olma şanslarının az da olsa yükselmesine yol açabilecektir.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle Fen Edebiyat Fakültesi mezunlarının pedagojik formasyon sertifika programlarında ve istihdamda yaşadıkları sorunların belirlenerek gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasında yarar görülmektedir.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.