logo yeni

MUVAFAKAT İSTEYEN KURUM ATAMADAN VAZGEÇEBİLİR Mİ?

Aktif . Yayınlanma Atama ve Yerdeğiştirme

adalet 2Devlet memurlarının başka bir kuruma naklen atanabilmesi, geçilmek istenen kurumun muvafakat talep etmesi ve görev yapılmakta olan kurumun da bu geçişi uygun görmesine (muvafakat vermesi) şartına bağlanmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer alan hükümlere göre, naklen atamalarda; muvafakat verme veya vermeme konusunda kurumlara takdir hakkı tanınmış olmasının yanı sıra, istenen muvafakati alan kurumun atama yapma zorunluluğu da bulunmamaktadır.

Ancak, hal böyle iken, muvafakat verilmemesi ya da muvafakat verilmesine rağmen atama yapılmaması işlemlerine karşı açılan davalarda, mahkemeler tarafından çeşitli gerekçelerle farklı değerlendirmelerde bulunulabilmektedir.

Muvafakat talebinin reddi üzerine açılan davalarda verilen bazı örnek kararlar için tıklayınız …

Muvafakati almasına rağmen kurumun atamadan vazgeçmesi

Devlet memurunun, bir kurumdaki boş ve ilgili memurun durumuna uygun olan kadroya atanması için muvafakat istendiği ve memurun görev yapmakta olduğu kurumun da muvafakat verdiği durumlarda, muvafakat istemiş olan kurum genellikle atama işlemini yapmaktadır. Ancak, bazı kurumların muvafakat almasına rağmen naklen atamadan vaz geçtiği durumlarla da karşılaşılabilmektedir.

Muvafakat alınmasına rağmen atamanın yapılmaması hallerinde, bu işlemler de dava konusu edilebilmektedir.

Örnek bir olayda; naklen atama yapmak için muvafakat isteyen kurum, ilgili memurun muvafakatini aldıktan sonra, söz konusu kadroya KPSS yoluyla açıktan atama yapıldığını gerekçe göstererek atamayı yapmamıştır.

Bu işleme karşı açılan davaya bakan İdare Mahkemesi; muvafakat istenmesinin, ilgili memurda atanma konusunda haklı beklenti yaratıldığı ve muvafakati alınan memurun atanmamasının idarede devamlılık anlamına gelen idari istikrar ilkesiyle bağdaşmayacağı değerlendirmelerinde bulunarak, naklen atamanın yapılmaması yönündeki işlemin iptaline karar vermiştir.

Konuyu Temyiz aşamasında değerlendiren Danıştay 5. Dairesi de; İdare Mahkemesi kararının dayandığı gerekçenin hukuk ve usule uygun olduğuna, bozulmasını gerektirecek bir nedenin bulunmadığına ve kararın onanmasına Karar vermiştir. Karar şöyle:

T.C.

DANIŞTAY

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2010/3154

Karar No: 2013/2921

Temyiz Eden (Davalı)      :

Vekili                               :

Karşı Taraf (Davacı)       :

İsteğin Özeti                 : ….. İli ….. İlçesi …..Köyü imam hatibi olarak görev yapan davacının, …. İl Özel İdaresi emrine veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak naklen atanmak istemiyle yaptığı başvuru üzerine anılan kuruma geçiş için Diyanet İşleri Başkanlığınca muvafakat verilmiş olmasına rağmen …. İl Özel İdaresi'nce kurumlarında boş bulunan kadroların KPSS sonuçlarına göre doldurulduğu gerekçesiyle davacının naklen atanma talebinin reddi yolunda tesis edilen 05/05/2009 günlü ve 1575 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada; Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi mezunu olan davacının aldığı eğitime uygun ve istediği bir alanda çalışmasının maddi ve manevi varlığının gelişmesine olumlu katkı sağlayabileceği ve bu şekilde kamu hizmetinden beklenen faydanın artacağı, bunun da kamu yararına daha uygun düşeceği sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, davacının atamasının yapılıp yapılmaması konusunda idarenin takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte, somut olayda davacının ilk başvurusu üzerine davalı idarece ilgilinin atanmasına ilişkin işlemlerin başlatılarak Diyanet İşleri Başkanlığımdan muvafakat istenildiği, anılan Başkanlıkça davacının geçişine muvafakat verildiği ve böylelikle davacıda istediği kadroya atanma konusunda haklı beklenti yaratıldığı, ayrıca her ne kadar davalı idarece boş kadroların KPSS sonuçlarına göre doldurulduğu iddia edilmekte ise de, ara kararına verilen cevaptan halihazırda Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni pozisyonunda 4 kişilik boş kadro bulunduğunun belirtildiği hususları birlikte dikkate alınıp değerlendirildiğinde, davacının atanmamasını idarede devamlılık anlamına gelen idari istikrar ilkesiyle bağdaştırmanın olanaksız olduğu, bu durumda, …. İli …. İlçesi ….. Köyü imam hatibi olarak görev yapan davacının eğitimine uygun bir kadro olan davalı idare bünyesinde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosuna atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda Rize İdare Mahkemesi'nce verilen 18/12/2009 günlü, E:2009/238, K:2009/747 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti               : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi  : ……

Düşüncesi                    : İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığına bağlıdır. Rize İdare Mahkemesi'nce verilen 18/12/2009 günlü, E:2009/238; K:2009/747 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, 10/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Sitemizden yapılan alıntılara "memurunyeri.com" şeklinde aktif link verilmesi gereklidir.

memurunyeri

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.