logo yeni

ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ Mİ MECBURİ HİZMET GÖREVLİSİ Mİ?

Aktif . Yayınlanma Akademik Personel

arastirma gorevlisi3Araştırma görevlilerine mecburi hizmeti yükümlülüğünün doğurduğu sorunlar; lisansüstü eğitimlerine devam etmek isteyen araştırma görevlilerinin imzalamak zorunda kaldıkları senetlerin getirdiği ağır yükümlülüklerin sebep olduğu sorunlar ile araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitimlerinde başarısız sayılmaları sonucunda karşılaştıkları ağır yaptırım sorunlarının incelenmesi ve bu sorunların araştırma görevlilerinin akademik kariyerlerinde sebep olduğu problemlerin tespit edilmesi ve araştırma görevlilerinin daha iyi bir akademik eğitim için çabalamalarının sonucu karşı karşıya kaldıkları sorunların çözümü için Meclis araştırması açılmasını istendi.

Balıkesir milletvekili Ayşe Nedret AKOVA ve bir grup arkadaşı tarafından verilen önergede; Türkiye’nin tüm illerinde kamu üniversitesi kurulurken, çoğu taşrada yer alan yeni üniversiteler için binlerce araştırma görevlisi istihdam edildiği, yeni kurulan bu üniversitelerin hemen tamamı için ortak sorunun yüksek lisans ve doktora programının bulunmaması olduğu belirtildi. Bu sebeple bir üniversitede işe girseler dahi araştırma görevlilerinin, akademik eğitimlerine devam edebilmek için İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlerdeki büyük üniversitelere gitmek zorunda kaldıklarından bahisle önergenin devamında şöyle denildi;

Borç yükü altına giriliyor

“YÖK’ün çıkardığı “Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmenlik” gereği, asistanlar göreve başlamadan önce taahhüt ve kefalet senedi imzalamaktadırlar. Bir araştırma görevlisi bu senedi imzalamadan, yüksek lisans ve doktora eğitimi için başka bir üniversiteye gidememektedir. Zorunlu tutulan senetler nedeniyle tüm araştırma görevlileri büyük bir borç yükü altına girmektedir.

Araştırma görevlileri imzaladıkları senetler nedeniyle, başka bir üniversitede kaldığı süre boyunca kendi üniversitesine döndüğünde zorunlu hizmet yapmak zorundadırlar. Mecburi hizmetin gereğinin yerine getirilmemesi, öğrencinin öğrenimini bırakması veya başarısız olması vb. durumlarda, üniversitenin asistana masraflar iki katı oranında yasal faiziyle istenmektedir. Yüksek lisans-doktora eğitiminde başarısız olan asistanın kadrosuyla ilişiği kesilmekte; Mecburi hizmet yükümlülüğü yerine getirilene ya da tazminat ödenene kadar başka hiçbir üniversitede görev almasına izin verilmemektedir.

Aldıkları maaş onlara yapılan harcama olarak kabul ediliyor

Araştırma görevlileri lisansüstü eğitimlerine devam ettikleri üniversitelerde aynı zamanda devlet memuru olarak çalışmakta, fakülte, bölüm ve ana bilim dalı başkanlıklarının kendisine verdiği her türlü işi yapmaktadırlar. Ancak YÖK mevzuatı anayasaya ve devlet memurları kanununa açıkça aykırı bir şekilde asistanlara kadrolarının gereği olarak ve yaptıkları işin karşılığında ödenen maaşı onlara yapılan harcama olarak saymaktadır.

Mecburi hizmet hukuka ve kanunlara uygun değildir

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na 1996 yılında eklenen Ek-35 inci Madde “Kamu kurum ve kuruluşları tarafından personel kanunları ve diğer özel kanunlarda yer alan hükümlere göre bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren okutulacak yeni öğrencilere mecburi hizmet yükümlülüğü getirilemez.” hükmünü getirmektedir.

Danıştay 8. Dairesinin 2008 (10.10.2008 tarih ve 2007/1869 E. 2008/6016 K.) ve 2013 tarihinde verdiği kararlar devlet memurları yasasına eklenen madde nedeniyle 2547 sayılı yüksek öğrenim yasasının 35/3 maddesinin ve bu maddeye dayanarak çıkarılan yönetmeliklerdeki mecburi hizmet yükümlülüğü ve bu yükümlülüğü korumak için asistandan alınan taahhüt ve kefalet senedinin hukuka uygun olmaktan çıktığı ve mecburi hizmet yükümlülüğünün uygulama imkânının kalmadığını belirtmektedir.

EK-35. Madde ve Danıştay kararları açıkça araştırma görevlilerinin mecburi hizmet yükümlülüğünün olmadığını, asistanlardan senet alınamayacağını kayıt altına almaktadır. Ancak YÖK mahkeme kararları ve yasa hükümleri açıkça aksini emretse dahi araştırma görevlilerinin mecburi hizmet yükümlülüğü vardır görüşünde ısrar etmekte ve onlardan göreve atanmada eskiden olduğu gibi senet istemektedir.

Başarısız olanlara da tazminat uygulanması haksızlıktır

İdare senetlere mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler için tazminat yükümlüğü sonucunu doğuran maddeler koymaktadır. Tazminat yükümlülüğü bir dizi sorunu beraberinde getirmektedir. Girdiği bir sınavda başarısız olan araştırma görevlisi kendisi kurumuna karşı mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmek istemesine rağmen bu isteği geri çevrilmekte ve tek seçenek olarak tazminat süreci işletilmektedir. Araştırma görevlisi lisansüstü eğitiminde başarılı olmayı istemiş ve bu yolda gayret göstermiş olmasına rağmen yine de başarışız olmuşsa o kişi yine de tazminata mahkum edilmesi haksız bir uygulamadır.

25 Şubat 201 1 tarihli ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete ’de yayınlanan 6111 Sayılı Kanunun 44 üncü maddesi lisans ve lisansüstü eğitimde başarısızlık nedeniyle atılmayı kaldırmıştır. Eğitimini gerekli süreler içerisinde tamamlayamayan, sınav kazanamayan, ödevlerini yerine getirmeyen öğrenciye sürekli bir Şekilde yeni haklar verilmektedir. Yasa açıkça başarısızlık nedeniyle atılmayı kaldırmış olmasına rağmen asistanlara imzalatılan senetlerde bu tür hükümler yer almaktadır ve YÖK ve üniversiteler tazminata dair hükümleri senetlere koymaya devam etmektedir.

Yasalar zorunlu hizmetin bir kurumdan bir kuruma aktarılması noktasında bu hizmetle yüklenen kişiye hiçbir söz hakkı vermemektedir. Kişinin geleceğinin ne olacağına üniversiteler ve YÖK tek başına karar vermektedir. Hâlbuki devlet-yurttaş ilişkisinde makul olan karşılıklı bir şekilde hak ve ödev dengesinin gözetilmesidir.

Araştırma görevlilerine uygulanan zorla çalıştırma niteliği ağır basan bir düzenleme olan mecburi hizmeti yükümlülüğünün doğurduğu sorunlar; lisansüstü eğitimlerine devam etmek isteyen araştırma görevlilerinin imzalamak zorunda kaldıkları senetlerin getirdiği ağır yükümlülüklerin sebep olduğu sorunlar ile araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitimlerinde başarısız sayılmaları sonucunda karşılaştıkları ağır yaptırım sorunlarının incelenmesi ve bu sorunların araştırma görevlilerinin akademik kariyerlerinde sebep olduğu problemlerin tespit edilmesi ve araştırma görevlilerinin daha iyi bir akademik eğitim için çabalamalarının sonucu karşı karşıya kaldıkları sorunların çözümü ve gerekli politikaların üretilmesi amacıyla bir Meclis araştırmasına ihtiyaç duyulmaktadır.”

memurunyeri

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.