logo yeni

BİR GÖREVE ATANMADAN O GÖREVİ BELLİ BİR SÜRE YÜRÜTMENİN KAZANILMIŞ HAK SAYILMAYACAĞI

Aktif . Yayınlanma Vekalet ve İkinci Görev

Danıştay 2. Dairesi Başkanlığının 6.10.2009 tarihli ve E:2009/656, K:2009/3376 sayılı Kararı. 

Özeti : Olayda, Müdürlük görevinin davacı açısından kazanılmış hak oluşturduğundan bahsedebilmek için, okul müdürlüğüne atamasının mevzuata uygun olması gerektiği; üç yıl okul müdürlüğü yapmış olmasının, davacı açısından kazanılmış bir hak oluşturmayacağı hakkında. 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : İstanbul Valiliği

            Karşı Taraf                   : ...

            Vekili                           : Av. ...

            İsteğin Özeti                : İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 30.10.2008 günlü, E:2008/120, K:2008/2043 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

            Cevabın Özeti               : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi : Hürriyet Micozkadıoğlu

            Düşüncesi                    : İdare Mahkemesi kararının sonucu itibariyle onanması gerektiği düşünülmüştür.

            Danıştay Savcısı           : Şule Tataroğlu

            Düşüncesi                    : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. 

TÜRK MİLLETİ ADINA

           Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce davacının temyize cevap dilekçesinin geldiği ve dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği düşünüldü:

            Dava, Küçükçekmece (X) İlköğretim Okulu Müdürü olan davacının, boş kadrolu bir okul müdürlüğüne atanmayarak yargı kararının uygulandığından bahisle eski görevi olan Küçükçekmece (Y) İlköğretim Okulu Müdür Yardımcılığına atanmasına ilişkin 17.1.2008 günlü, 3290 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

            İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 30.10.2008 günlü, E:2008/120, K:2008/2043 sayılı kararıyla; olayda, davacının müdür olma şartlarına sahip olduğu için ilan edilen münhal müdürlükler için başvurduğu, 17.1.2005 günlü, 290 sayılı davalı idare işlemi ile Küçükçekmece (X) İlköğretim Okuluna müdür olarak atandığı ve üç sene boyunca anılan okulda müdür olarak görev yaptığı, dolayısıyla müdürlük görevinin davacı için kazanılmış hak olduğunun kabulü gerektiği, davacının müktesep hakkının korunarak yargı kararının uygulanması açısından başka bir okul müdürlüğü kadrosuna atanması gerekirken, kazanılmış hakkı gözetilmeksizin eski okuluna müdür yardımcısı olarak atanmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

            Davalı idare, yargı kararı gereğinin yerine getirildiğini öne sürerek İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

            Anayasanın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu vurgulanmakta ve 138. maddesinin son fıkrasında; "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 4001 sayılı Yasayla değişik 1. fıkrasının birinci tümcesi de; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur." şeklindeki kuralıyla Anayasanın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesine uygun bir düzenleme getirmektedir. Sözkonusu ilke karşısında, idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır.

            11.1.2004 gün ve 25343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 2.12.2004 tarih ve 25658 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 10. maddesinin (h) bendinde yer verilen;"... ilk beş...sıralayarak..." ibareleri ile 22. maddesinin 4. fıkrasındaki; "...beş aday..." ibaresi ve 5. fıkrasında yer verilen; "Bu adaylardan uygun görülmesi halinde birinin atanması atamaya yetkili makamca yapılır" düzenlemesi, Dairemizin 27.4.2007 tarih ve E:2004/8022, K:2007/1848 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, değerlendirme formuna göre hesaplanacak puanı en yüksek olan adayın, birinci tercihinde yer alan okul müdürlüğüne atanması gerekeceği açıktır.

            Dosyanın incelenmesinden; Küçükçekmece (Y) İlköğretim Okulunda müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, yapılan sınavda başarılı olması üzerine (X) İlköğretim Okulu Müdürlüğü görevine atanmak için başvurduğu ve 17.1.2005 günlü, 290 sayılı kararname ile atandığı, İstanbul İlindeki "İlköğretim Okullarına Müdür Atamaları" konulu duyuru üzerine başvuran ve sırasıyla Küçükçekmece İlçesi (A)... İlköğretim Okulu, (B) İlköğretim Okulu ve (X) İlköğretim Okulu Müdürlüklerinden birine atanmak isteyip ataması yapılmayan bir başka kişinin açtığı davada verilen iptal kararı üzerine, davacının eski görev yeri olan Küçükçekmece (Y) İlköğretim Okulu müdür yardımcılığına atandığı, bakılan davanın da bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.

            Olayda müdürlük görevinin davacı açısından kazanılmış hak oluşturduğundan bahsedebilmek için okul müdürlüğüne atamasının mevzuata uygun olması gerektiği açık olup, davacının ise müdürlüğe atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığının yargı kararı ile saptandığı dikkate alındığında korunacak bir hakkı bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda Mahkeme kararında belirtilenin aksine, üç yıl okul müdürlüğü yapmış olmasının, davacı açısından bir kazanılmış hak oluşturmayacağı açıktır.

            Ancak, diğer kişinin açtığı davada İstanbul 5. İdare Mahkemesince verilen 11.6.2007 günlü, E:2005/900, K:2007/1505 sayılı iptal kararının davalı idarece temyizi üzerine Dairemizin 10.2.2009 günlü, E:2007/3606, K:2009/516 sayılı kararıyla; Yönetici Değerlendirme Formu ile hakkında yapılan değerlendirmeye göre 67 puana sahip olan davacının, her üç tercihinde de puanı itibariyle birinci sırada yer aldığı, tercih sırası gözönüne alınarak, İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi (A) İlköğretim Okulu Müdürlüğü görevine en yüksek puanı alan davacının atanması gerekirken, puanı 56 olup, 4. sırada yer alan adayın atanmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle onandığı görülmüş olup; idarece uygulanması gereken yargı kararının Küçükçekmece İlçesi (A) İlköğretim Okulu Müdürlüğüne ilişkin olduğu, davacının atamasının yapıldığı (X) İlköğretim Okulu Müdürlüğü görevine ilişkin olmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında sonucu itibariyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

            Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nce verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan 30.10.2008 günlü, E:2008/120, K:2008/2043 sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 6.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.