logo yeni

İSTİHDAM FAZLASI PERSONELİ BELİRLEME YETKİSİNİN DEVREDİLEMEYECEĞİ

Aktif . Yayınlanma Özelleştirme

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27.10.2004 tarihli ve E:2005/299, K:2008/1560 sayılı Kararı. 

Özeti: Yasayla yönetim kuruluna verilen ve devri hakkında herhangi bir hüküm getirilmeyen istihdam fazlası personeli belirleme yetkisinin, yönetim kurulunca daha alt yönetim kademelerine devredilemeyeceği; idarelerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda ve yasal düzenlemelere aykırı olmamak koşuluyla, kadro türü ve sayılarını belirlemek konusunda takdir yetkisi bulunduğu; davacının istihdam fazlası personel olarak belirlenmesi nedeniyle uğradığı parasal kayıplarının, eski kadrosuna ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminatının (ek tazminat hariç) şahsına bağlı olarak ve halen eski görevindeymiş gibi ödenmesi, ek tazminatın ise nakledildiği tarihteki tutarı üzerinden ödenmesi yoluyla tazmini gerektiği; temsil ödeneği ile gazete, telefon ödeneğinin ise, Başmüfettiş görevini fiilen yapmadığı süre için ödenmesine olanak bulunmadığı hakkında. 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar)   :1- Başbakanlık

                                                            2- Devlet Personel Başkanlığı

                                                            3- Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü

            Vekili    : Av. …

                                                            4- T.C. Ziraat Bankası A.Ş.Genel Müdürlüğü -

            Vekilleri                        : Av …., Av. …,

            Karşı Taraf (Davacı)      :…

            Vekili                            : Av. …

            İstemin Özeti    : Danıştay Beşinci Dairesi'nin 27.10.2004 günlü, E:2002/5387, K:2004/3968 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması, davalı idareler tarafından istenilmektedir.

            Savunmanın Özeti  : Savunma verilmemiştir.

            Danıştay Tetkik Hakimi Yalçın Macar'ın Düşüncesi : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı Mehmet Akkaya'nın Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

            Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemlerin reddi ile temyiz edilen Danıştay Beşinci Dairesi'nce verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca, dosyanın tekemmül etmiş olması nedeniyle, davalı idarelerden Devlet Personel Başkanlığı ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş.Genel Müdürlüğü'nün yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeksizin, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

            Dava, T.C.Ziraat Bankası A.Ş.'nde Başmüfettiş olarak çalışan davacının istihdam fazlası personel olarak belirlenmesi, bu çerçevede Devlet Personel Başkanlığı'nın önerisi doğrultusunda MTA Genel Müdürlüğü emrine Müfettiş olarak atanması işlemleri ile MTA Genel Müdürlüğü'nde Müfettiş kadroları oluşturulması hakkındaki 2002/4120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali, dava konusu edilen işlemler nedeniyle yoksun kalındığı öne sürülen parasal ve özlük haklar ile temsil ve gazete-telefon ödeneğinin yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

            Danıştay Beşinci Dairesi'nin 27.10.2004 günlü, E:2002/5387, K:2004/3968 sayılı kararıyla; T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'de Başmüfettiş olarak görev yapan davacının, 4603 sayılı Yasa hükümleri uyarınca sözleşme önerilmeyerek T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi'nce istihdam fazlası personel olarak belirlenerek, 20.6.2002 gün ve 2532 sayılı işlemle Devlet Personel Başkanlığı'na bildirildiğinin ve bu bildirim üzerine Devlet Personel Başkanlığı'nın önerisine dayalı olarak Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü emrine Müfettiş olarak atandığının anlaşıldığı, 4603 sayılı Yasa ve bu Yasa'da değişiklik yapan 4684 sayılı Yasa ile 4743 sayılı Yasa'da ve bu Yasa uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararı'nda, istihdam fazlası personelin belirlenmesi ve Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilmesi hususunda bankaların yönetim kurullarının yetkili kılındığı, bu yetkinin devredilebileceğine ilişkin herhangi bir hüküm getirilmediği, Bankanın Anasözleşmesi ile Yönetim Kurulu'nun personel hakkında her türlü kararı alabileceği ve bu yetkilerini daha alt kademelere devredilebileceği yolunda düzenlemeler yapılmasına karşılık, istihdam fazlası personelle ilgili konularda açıkça bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla, Yasa'yla Yönetim Kuruluna verilen ve devri hakkında herhangi bir hüküm getirilmeyen istihdam fazlası personelin belirlenmesi yetkisinin Yönetim Kurulu kararı ile daha alt yönetim kademelerine devrine olanak bulunmadığı, bu haliyle davacının istihdam fazlası personel olarak belirlenmesi yolunda tesis edilen işlem ve bu işleme dayanılarak yapılan atama önerisi ve naklen atama işleminde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan idarelerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda mevcut yasal düzenlemelere aykırı olmamak koşuluyla kadro türü ve sayılarını belirleme konusunda takdir yetkisinin bulunduğu ve bu konuda gerekli düzenlemeleri yapabileceği, bu konuda idarelerin yargı kararı ile zorlanamayacağı ve yönlendirilemeyeceği, belirtilen nedenlerle, 2002/4120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nde Müfettiş kadroları ihdas edilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği; davacının dava konusu atama işlemleri nedeniyle parasal kayıplarının tazmini istemine gelince, 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesinin işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 4603 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin "bankacılık tazminatı"na ilişkin ikinci fıkrası ve geçici 1. maddesinin birlikte değerlendirilmesinden, davacının eski kadrosuna ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminatının (ek tazminat hariç) şahsına bağlı olarak ve halen eski görevindeymiş gibi ödenmesi, ek tazminatın ise nakledildiği tarihteki tutarı üzerinden ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, bu haliyle davacıya belirtilen şekilde ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edildikten sonra, arada aleyhine bir fark oluşmuş ise bu miktarın davacıya tazminat olarak ödenmesinin gerektiği, temsil ödeneği ile gazete-telefon ödeneğinin ise Başmüfettişlik görevinin fiilen sürdürülmesi sebebiyle yapılan ödemelerden olduğu, dolayısıyla bu görevin yapılmadığı süre için ilgili yönünden tazmini gereken bir zarar oluştuğunun kabulüne olanak bulunmadığı gerekçeleriyle, davacının istihdam fazlası personel olarak belirlenmesi işlemi ile buna dayanan atama önerisi ve bu öneri doğrultusunda yapılan nakil işlemleri iptal edilmiş; bankacılık tazminatı ve ek tazminat ödemeleri konusunda, aleyhine bir fark oluşmuş ise belirlenecek bu miktarın davacıya ödenmesine hükmedilmiş; davanın, dava konusu edilen Bakanlar Kurulu kararının iptali istemi ile temsil ödeneği ve gazete-telefon ödemeleri yönünden tazminat istemine ilişkin kısmı reddedilmiştir.

            Davalı idareler, hukuka aykırı olduğu savıyla anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.

            Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesi'nce verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 27.10.2004 günlü, E:2002/5387, K:2004/3968 sayılı kararının onanmasına, 5.6.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.