logo yeni

BAŞKA BİR GÖREVE ATAMADA KAZANILMIŞ HAKLARIN KORUNMASI

Aktif . Yayınlanma Naklen Atama ve Yerdeğiştirme

BAKANLIK MÜŞAVİRLİĞİNDEN BAŞKA BİR GÖREVE ATANMA SIRASINDA KAZANILMIŞ HAKLARIN KORUNMASININ ASIL OLDUĞU VE BU NEDENLE DAVACININ SÖZLEŞMELİ STATÜDE GEÇEN HİZMETLERİ DEĞERLENDİRİLMEDEN KADRO DERECESİNİN TESPİTİNDE HUKUKİ İSABET BULUNMADIĞI HK.<

KARAR METNİ

Davacı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müşavirliği görevinden alınmasına ilişkin 1.4.1996 günlü, 96/45214 sayılı müşterek kararname ile İşçi Sağlığı Daire Başkanlığında açık bulunan 8. Derece memur kadrosuna atanmasına dair 4.4.1996 günlü, 2473 sayılı Bakanlık işleminin; Mühendis olmasına karşın teknik personel kadrosu dışında memur olarak atamasının yapıldığını, kazanılmış hak aylık derecesinin altında 8 nci dereceli memur kadrosuna atandığını, görevini üstün başarı ile yürüttüğünü ve takdirname ile taltif edildiğini iddia ederek iptali istemiyle dava açmıştır.

3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 184 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 18. maddesinde, Bakanlıkta özel önem ve öncelik taşıyan konularda Bakana yardımcı olmak üzere otuz Bakanlık Müşavirinin görevlendirileceğine işaret edilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 71. maddesinin 2. fıkrasında "Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve ünvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler." aynı Kanunun 76. maddesinde de "Kurumlar, görev ve ünvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Yasanın 3. maddesinde, "Sınıflandırma", "Kariyer" ve "Liyakat" ilkeleri bu kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi, Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlamak; liyakat ilkesi ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır.

Görüldüğü üzere Yasa, Devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngörmektedir. Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesinden geçeceği tabidir.

Üst düzey kamu yöneticilerinde ise hizmetin gerektirdiği niteliklerin aranmasının, bunların, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalarda ki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları yaratan ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen kişiler ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları hususu da gözönünde bulundurulduğunda, kamu hizmetinin niteliği bakımından daha hayati bir önem taşıyacağı kuşkusuzdur. Kaldı ki 68/B. maddede belirtilen ayrık hüküm de, Kanunun temel ilkelerini teyit eder niteliktedir.

Bu bakımdan yukarıda sözü edilen 76. madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye verilen takdir yetkisinin ancak Yasanın temel ilkeleri, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, dava konusu edilen idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Bu itibarla; istisnai memuriyet olarak sayılan müşavirlik görevinden alınmada, bu göreve atanan kişinin öğrenim durumu, geçmiş hizmetleri, özel önem ve öncelik taşıyan konularda Bakana yardımcı olma konusundaki başarısı ve niteliklerinin de dikkate alınması gerekeceği açıktır.

Olayda, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunu olan davacının 1991 yılı içinde 74 gün Azot Sanayi A.Ş. Yardımlaşma Vakfında sigortalı olarak çalıştığı, 9.10.1991 tarihinde 399 sayılı KHK'nin 6. maddesine istinaden Türkiye Gübre Sanayii A.Ş.'de sözleşmeli mühendis pozisyonuna atandığı, daha sonra 6.12.1994 tarihinde de Bakanlık Müşavirliğine atandığı, dava konusu işlemlerle de bu görevinden alınarak 8. dereceli memur kadrosuna aday olarak atandığı, ancak davacının başvurusu üzerine durumu yeniden değerlendirilerek ve 657 sayılı Kanunun 163/b. maddesi hükmü de gözönünde bulundurularak 10.5.1996 günlü olur ile asaletinin onandığı ve müşavirlikte geçen hizmet süresi değerlendirilerek 8. derecenin 2. kademesine getirildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.

Belirtilen durum karşısında, davacının öğrenimi, geçmiş hizmetlerinin nitelikleri dikkate alındığında, görevin önem ve özelliğine göre ve hizmetin daha etkin ve verimli yürütülmesini sağlamak amacıyla adıgeçenin Bakanlık Müşavirliği görevinden alındığı anlaşıldığından, davanın bu kısmında sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davanın davacının Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 8. Dereceli memur kadrosuna atanması işleminin iptali istemine ilişkin kısmına gelince;

Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddalerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 29.1.1990 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve 4. Maddesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilecek personelin kadro, ünvan, derece ve sayılarının kararnameye ekli 1 sayılı cetvelde gösterileceği ve sözleşmeli statüde istihdam edilecek personele ait pozisyonların unvan ve sayılarının da Bakanlar Kurulu Kararı ile tesbit edileceği belirtilmiş, aynı kararnamenin 3771 sayılı Kanunla değişik 3/b. maddesinde, 1 sayılı cetvele tabi personel hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde de, 1 sayılı cetvele yapılacak atamalarda teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda sözleşmeli statüde geçen hizmetlerin memur statüsünde geçmiş gibi değerlendirileceği öngörülmüştür.

Diğer taraftan 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 9. maddesinde, "Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarda sözleşmeli statüde çalışmakta iken bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kurumlara nakledilerek Devlet memuru statüsüne geçirilenlerin sözleşmeli statüde (kapsam dışı personel dahil) geçen hizmet süreleri; aynı Kanunun ek geçici 1, 2 ve 3 üncü maddelerine göre, 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri de dikkate alınmak suretiyle, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıyla kadro şartı aranmaksızın kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir...." hükmüne yer verilmiştir.

Her ne kadar davacının sözleşmeli statüde çalışmakta iken 1 sayılı cetvele tabi bir göreve değil, başka bir kurumda 657 sayılı Kanun kapsamında bir kadroya atandığı ve 4046 sayılı Yasayla getirilen düzenlemenin de olayla ilgisinin olmaması nedeniyle anılan hükümlerin olayda uygulanamayacağı ileri sürülebilir ise de; anılan maddelerle kanun koyucunun, sözleşmeli statüdeki görev nedeniyle belli kazanımlar elde edildiği hususunu gözönünde bulundurarak bu statüde geçen süreleri kazanılmış hak olarak kabul edip bunların değerlendirilmesini amaçladığı açık olup, 399 sayılı KHK'nin 3. maddesindeki "1 sayılı cetvele tabi personel hakkında 657 sayılı Kanunun uygulanacağı"nı belirten hüküm karşısında 5. maddesindeki, "1 sayılı cetvele yapılacak atamalarda, sözleşmeli statüde geçen hizmetlerin değerlendirileceği" hükmünün, doğal olarak kurumlar arasında 657 sayılı Yasa kapsamında olan kadrolara yapılan naklen atama işlemleri için de geçerli olacağında ve davacının durumunun anılan maddelerin getirdiği ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku yoktur.

Belirtilen duruma göre, davacının durumunu düzenleyen açık bir hüküm bulunmamakta ise de, yukarıda yer alan madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazanılmış hakların korunmasının asıl ilke olarak benimsenmiş bulunduğu anlaşılmakla, davacının 9.10.19916.12.1994 tarihleri arasında sözleşmeli statüde geçen hizmetlerinin değerlendirilerek ve 458 sayılı KHK hükmü de dikkate alınarak kadro derecesinin tesbit edilmesi gerekmekte iken bu husus gözardı edilerek tesis edilen işlemde hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, 12.7.1996 günlü ara kararına idarece verilen cevap ta, Bakanlık merkez teşkilatında Teknik Hizmetler Sınıfında davacının kazanılmış hak aylık derecesine uygun kadro bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacının sözleşmeli statüde geçen hizmetlerinin yukarıda belirtilen ilkelere göre değerlendirilmesi sonucu tesbit edilecek kazanılmış hak aylık derecesine ve bitirdiği okulun gerektirdiği hizmet sınıfına göre bir araştırma yapılarak idarece bu durumun tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davanın, davacının Bakanlık Müşavirliği görevinden alınmasına dair 1.4.1996 günlü, 96/45214 sayılı müşterek kararnamenin iptali istemine ilişkin kısmının reddine; 8. dereceli memur kadrosuna atanmasına ilişkin 4.4.1996 günlü Bakanlık işleminin ise iptaline; karar verildi. (MT/NÇ)

(DANDER; SAYI:94)

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.