logo yeni

SORUŞTURMA SONUCU NAKLEN ATAMALARDA SADECE EŞ DURUMUNA BAKILMAZ

Aktif . Yayınlanma Naklen Atama ve Yerdeğiştirme

Özeti : Soruşturma sonucuna göre naklen atamanın zorunlu olduğu durumlarda sadece eş durumu değil, kamu yararı ve hizmet gerekleri de gözetilmek suretiyle bir değerlendirme yapılması gerektiği hakkında.

Danıştay 2. Dairesinin 28.05.2014 tarihli ve Esas No : 2011/1065 Karar No : 2014/5119 sayılı Kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (Dava, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na karşı açılmıştır.)

Vekili    :              Hukuk   Müşaviri              ...

Karşı Taraf          :              ...

Vekili    :              Av. .

İsteğin Özeti :   Adana   2. İdare Mahkemesi'nce verilen

26.11.2010günlü, E:2010/924, K:2010/1494 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Murat Aksakal

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:

Dava, Osmaniye Tarım İl Müdürlüğü'nde Veteriner Hekim olan davacının Rize Valiliği emrine naklen atanmasına ilişkin 26.05.2010 günlü, 47 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Adana 2. İdare Mahkemesi'nin 26.11.2010 günlü, E:2010/924, K:2010/1494 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 41 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72/2'nci maddelerinde yer alan hükümler gereği, davacının eş durumunun dikkate alınması ve eşinin kurumuyla koordinasyon kurulması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline hükmedilmiştir.

Davalı idare, davacı hakkında düzenlenen 09.04.2010 günlü, 2010/2-1 sayılı Soruşturma Raporuna dayalı olarak naklen atama işleminin tesis edildiği, davacıya isnat edilen fiillerin soruşturma sonucunda sübuta erdiğinden bahisle tesis edilen dava konusu atama işleminin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Anayasanın 41'inci maddesinde, "Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar." hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, memurların yer değiştirme suretiyle atanmalarını düzenleyen 72. maddesinin değişik 2. fıkrasında da, "Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76'ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır." hükmüne yer verilmiş; yine aynı maddede yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun boş bir kadronun bulunmaması ve ilgilinin de isteği halinde, memura eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere (belirtilen şartlarda) izin verilebileceği hükme bağlanmıştır.

Anayasanın ve 657 sayılı Kanun'un sözkonusu düzenlemelerine göre; farklı kurumlarda çalışan eşlerden birinin hizmet gereği başka bir yere naklen atanması halinde diğer eşin çalıştığı kurumla gerekli koordinasyonun sağlanması ve bu eşin de isteği halinde aynı yere naklinin yapılması idare için bir yükümlülüktür. Ancak, 657 sayılı Yasaya tabi bulunan bir kamu görevlisinin hakkında yapılan soruşturma sonucuna göre naklen atanmasının zorunlu olduğu durumlarda, aile birliğinin korunması ilkesi ile kamu hizmetinin düzenli bir biçimde yürütülmesi gereği arasında bir denge kurulması ve sadece eş durumu değil, kamu yararı ve hizmet gerekleri de gözetilmek suretiyle bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kaldı ki; farklı kurumlarda çalışan eşlerin; soruşturma sonucuna göre naklen atanan diğer eşin atandığı yere atanmak istemesi halinde çalıştığı kuruma başvuruda bulunmak suretiyle atanabileceği açıktır.

Dolayısıyla; her ne kadar, İdare Mahkemesi'nce, dava konusu naklen atama işlemi tesis edilirken eş durumunun gözetilmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş ise de; davacının eşinin, çalıştığı kuruma nakil isteminde bulunması halinde, Anayasa'nın 41 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72/2. maddelerinde yer alan hükümler uyarınca ve kadro durumu da gözönünde bulundurularak idarece bu isteğin yerine getirilmesi mümkün iken, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının eşinin bu yönde bir başvurusunun da olmadığının anlaşılması karşısında; Mahkemenin bu gerekçesine itibar etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

Bu madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, Osmaniye Tarım İl Müdürlüğü'nde Veteriner Hekim olan davacının hakkındaki iddialar üzerine açılan soruşturma sonucu düzenlenen 09.04.2010 günlü, 2010/2-1 sayılı Soruşturma Raporunda getirilen idari teklif üzerine Rize Valiliği emrine 26.05.2010 günlü, 47 sayılı işlemle naklen atandığı, atama işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, dava konusu atama işleminin dayanağı durumundaki 09.04.2010 günlü, 2010/2-1 sayılı Soruşturma Raporu incelenerek, işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmek suretiyle bir değerlendirme yapılarak hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerekirken, bu şekilde bir inceleme yapılmaksızın verilen Mahkeme kararında, hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Adana 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 26.11.2010 günlü, E:2010/924, K:2010/1494 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde Danıştay'a kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.