logo yeni

ESKİ KADRO DERECESİNE ATAMA ZORUNLULUĞU

Aktif . Yayınlanma Naklen Atama ve Yerdeğiştirme

ÜNVAN YÜKSELMESİ İÇİN GEREKEN ŞARTLARI TAŞIMADAN SİGORTA MÜDÜRLÜĞÜNE
ATANDIĞI ANLAŞILAN DAVACININ BU İŞLEMİN GERİ ALINARAK ŞEFLİĞE ATANMASI
SIRASINDA DAHA ÖNCE BULUNDUĞU ŞEFLİK KADROSUNDAKİ DERECESİNİN KORUNMASI GEREKTİĞİ HK.

Danıştay 5. Dairesi Başkanlığının 24.05.199 tarihli ve E:1998/4622, K:1999/1685 sayılı Kararı.

Davacı, Erzincan Sigorta Müdürlüğü görevinden alınarak Beyoğlu
Sigorta Müdürlüğü Şef kadrosuna atanması ile Personel Yönetmeliğinin
55. maddesine göre Erzincan Hastanesinde çalıştırılmasına ilişkin ...
günlü, ... sayılı işlemin iptali ile maddi zararlarının telafisine
hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
Sivas İdare Mahkemesinin 10.7.1998 günlü, 1998/268 sayılı kara-
rıyla; 27.6.1993 günlü, 21620 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yü-
rürlüğe giren Sosyal Sigortalar Kurumu Personelinin Ünvan Yükselmesin-
de Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte personelde arana-
cak nitelikler ve atamalarda uygulanacak yöntem konularında objektif
nitelikte düzenlemelere yer verildiği; 12.12.1996 tarih ve 22845 sayı-
lı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile mevcut yönetmelik tümüyle
ortadan kaldırılmış bulunmakta ise de, sözkonusu Sosyal Sigortalar Ku-
rumu Personelinin Ünvan Yükselmesinde Uygulanacak Usul ve Esaslara İ-
lişkin Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılması Hakkındaki Yönetmeliğin
iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay 5. Dairesinde
1997/13 sayılı dosya ile dava açıldığı, anılan Dairece 24.2.1997 tari-
hinde yürütmenin durdurulmasına karar verildiği ve bu karara karşı ya-
pılan itirazın ise Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun
2.5.1997 tarih ve İtiraz No:1997/239 sayılı kararı ile reddedildiği;
yürütmenin durdurulması kararında da vurgulandığı üzere, Danıştay'ın
istikrar kazanmış içtihadlarına göre; yürütmenin durdurulması kararla-
rının dava konusu idari işlemin uygulanmasını durduran ve sözkonusu
işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlayan geçi-
ci nitelikli kararlar olduğu düzenleyici bir işlemin yürütülmesi dur-
durulmuş ise, ortada hukuken doldurulması zorunlu bir boşluk olmadık-
ça, verilen yargı kararının idarenin herhangi bir uygulama işlemine
gerek kalmaksızın hukuki sonuçlarını ortaya koyacağı ve işlemin yapıl-
masından önceki hukuki durumun yürürlük kazanacağı; olayda, davacının
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak çalışmakta
iken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının atama iznine istinaden
1. derece 1. kademe aylıkla SSK Yönetim Kurulu'nun 24.1.1997 tarih ve
391 sayılı kararıyla S.S.K. Erzincan Sigorta Müdürlüğüne atandığının,
Danıştay 5. Dairesince yeni yönetmelik hakkında verilen yürütmenin
durdurulması kararı gereği yürürlüğe giren S.S.K. Personelinin Ünvan
Yükselmesi Uygulanacak Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 6/5. madde-
sinde, Sigorta Müdürlüğüne atanacak olanlarda aranılan koşulları taşı-
madığından bahisle, dava konusu 9.10.1997 günlü ve 4296 sayılı işlemle
Sigorta Müdürlüğü kadrosundan alınarak şef kadrosuna atandığının anla-
şıldığı; anılan Yönetmeliğin 6/5. maddesinde, Sigorta Müdürlüğüne yük-
selme yöntemi olarak eşitlik ve liyakat ilkesinin benimsendiği; bu iki
ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilme-
si ve haketme kavramı yer almakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve
verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin yönteminin hizmetin yetiş-
miş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesi olduğu; bu nedenle,
açıkça hukuka ve kamu yararına aykırı bulunan işlemlerin meydana geti-
receği olumsuz etkinin giderilebilmesi amacıyla her zaman geri alına-
bileceğinin kabulü gerekmekte olup, bu tip işlemlerin kazanılmış hak
doğurmayacağının idari yargı içtihatlarıyla da kabul edilmiş bulundu-
ğu; bu durumda davacının yürürlükte bulunan Yönetmeliğe göre Sigorta
Müdürlüğü kadrosuna atanabilme şartlarını taşımadığı anlaşıldığından
dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava
reddedilmiştir.
Davacı; kazanılmış hakkının korunmadığını, sivil savunma uzman-
lığının şube müdürlüğü veya müdür Yardımcılığına denk olduğunu ve Yö-
netmelikte aranan şartları taşıdığını öne sürmekte ve İdare Mahkemesi
kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 21.12.1973
22.12.1973 günlü, K:1973/14 sayılı kararında; sakat tasarrufların geri
alınması ve sonuçları tartışılmış olmakla birlikte, sonuç bölümünde,
idarenin hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın
bir mahkeme kararına lüzum olmadan istirdadına karar verileceği; yok-
luk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre
aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağın
geri alınabileceği; bu istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin is-
tirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere, da-
va açma süresi içinde mümkün olduğu ve bu süre geçtikten sonra istir-
dat edilemeyeceği hususları karara bağlanmıştır.
Görüldüğü üzere sözkonusu İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı
hüküm fıkrası itibariyle idarenin hatalı işlemlere dayanarak ödediği
meblağın istirdadına ilişkindir. Yine konu ile ilgili bulunan ve söz-
konusu İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında kendisine gönderme ya-
pılan 26.9.1952 günlü, K:1952/244 sayılı İçtihatları Birleştirme Kuru-
lu kararında ise, kanunsuz yapılan bir terfiin memur lehine müktesep
bir hak doğurmayacağı aşikar olmakla beraber, bu işlemin bir çok tesir
ve neticeler tevlit ettiği ve idarece kanunsuz bir terfi işleminin
herzaman geri alınabileceğini kabul etmenin "istikrar ilkesiyle" bağ-
daştırılamayacağı, memur hakkında kanuna uygun muteaddit terfiiler
ceryan ettiği takdirde idare tarafından kanunsuz terfinin geri alınma-
sının tecviz edilmeyeceği açıklanmış; "istikrar ilkesi" bu kararın ı-
şığı altında, olayların nitelik ve özellikleri de gözönünde bulundu-
rulmak suretiyle idari yargıca uygulanagelmiştır.
Dava konusu işlem istirdada ilişkin olmayıp Sigorta Müdürü kad-
rosuna atanma işleminin geri alınmasıyla ilgili bulunduğundan, bu iş-
lemin yargısal denetiminin yukarıda içeriği açıklanan 26.9.1952 günlü,
K:1952/244 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı esas alınarak yapılması
gerekeceği açıktır.
Davacının Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü Sivil Savunma Uzmanı
kadrosundan Sigorta Müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlem
24.1.1997 tarihli olup, bu tarihten yaklaşık 8 ay gibi kısa bir süre
sonra 9.10.1997 tarihli onayla bu işlemin geri alınmasının istikrar
ilkesiyle çatıştığını kabul etmek olanaklı değildir.
Belirtilen nedenlerle bu geri alma işleminin hukuki değerlen-
dirmesi yapılırken ilgili yönetmelik, bu yönetmeliğin yürürlükten kal-
dırılmasına ilişkin yönetmelik, bununla ilgili olarak verilen yargısal
kararlar ve bu kararların hukuki sonuçlarının gözönünde bulundurulması
gerekmektedir.
27.6.1993 günlü, 21620 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yü-
rürlüğe giren, Sosyal Sigortalar Kurumu Personelinin Ünvan Yükselme-
sinde Uygulanacak Esaslara ilişkin Yönetmeliğin "kapsam" başlıklı 2.
maddesinde, bu Yönetmeliğin, SSK Kurumu merkez ve taşra örgütü kadro-
larında görev yapan personelin bu maddede sayılan kadrolara atanmala-
rında uygulanacak kuralları, ünvanlar arasındaki geçişlere ait yöntem
ve ilkeler ile bunlara ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilerek hizmet
grupları sıralanmış olup, aynı Yönetmeliğin "sınavla ünvan yükselmesi
yapacak personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin (s)
bendinde; Sigorta Müdürü kadrosuna atanmak için, 1- En az dört yıllık
Fakülte veya Yüksek okul mezunu olmak, 2- En az 10 yıl hizmet süresi
bulunmak, 3- 657 sayılı Yasanın değişik 68. maddesinde belirtilen ko-
şullara sahip olmak; 4- Askerlikle ilişkisi bulunmamak; 5- Son üç yıl-
lık sicil dönemi içerisinde Kurum Personel Yönetmeliğinin 124. madde-
sinin (C) ve (D) bendi veya 657 sayılı Yasanın 125. maddesinin (C) ve
(D) bendine göre ceza almamış olmak, 6- Genel Müdürlük Müfettişi, Si-
gorta Müdür Yardımcısı, Sigorta Müfettişi kadrolarında veya diğer kamu
kurum ve kuruluşlarındaki benzer kadrolarda en az iki yıl görev yapmış
olmak, 7- Son üç yıla ait sicil notu aritmetik ortalamasının en az
(80) puan olmak gerektiği hükme bağlanmıştır.
Anılan Yönetmelik, 12.12.1996 günlü, 22845 sayılı Resmi Gazete-
de yayımlanan Yönetmelikle yürürlükten kaldırılmış ise de; "SSK Perso-
nelinin Ünvan Yükselmesinde Uygulanacak Usul ve Esasları İlişkin Yö-
netmeliğin" yürürlükten kaldırılması hakkındaki Yönetmeliğin iptali
istemiyle açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin 24.2.1997 günlü,
E:1997/13 sayılı kararıyla söz konusu Yönetmeliğin yürütülmesinin dur-
durulmasına, 25.2.1998 günlü, 1998/515 sayılı kararıyla da iptaline
karar verilmiştir.
Danıştay'ın otuz seneyi aşan istikrar kazanmış içtihatlarına
göre iptal kararları dava konusu işlemi hiç tesis edilmemiş kılan ve
önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlayan kararlardır.
Eğer bireysel bir idari işlem iptal edilmiş ise idare, bireyin
eski hukuki durumunu kazanması için gereken işlemleri yapmakla yüküm-
lüdür; dava konusu işlem gibi düzenleyici bir işlem iptal edilmiş ise,
ortada hukuken doldurulması zorunlu bir boşluk oluşmadıkça, verilen
yargı kararı idarenin herhangi bir uygulama işlemine gerek kalmaksızın
hukuki sonuçlarını ortaya koyar, başka bir anlatımla iptal edilen dü-
zenleyici işlemin uygulanabilirlik (icrailik) niteliği son bulur ve
işlemin yapılmasından önceki hukuki durum yürürlük kazanır. Örneğin
herhangi bir tüzük veya yönetmeliğin belli bir maddesini kaldıran veya
değiştiren bir tüzük veya yönetmelik için iptal kararı verilmiş ise
değişiklik yapan hüküm uygulanmaz ve değiştirilen hüküm yürürlükte ka-
lır.
Anayasa Mahkemesi'nin bir yasayı yürürlükten kaldıran yasanın
iptal edilmiş olmasının, yürürlükten kalkan yasanın kendiliğinden yü-
rürlüğe girmesi sonucunu doğurmayacağı yolundaki içtihadının, İdari
Yargıda iptal (ve yürütmenin durdurulması) kararlarının hukuki sonuç-
ları yönünden kabulü olanaksızdır. Çünkü Anayasa Mahkemesinin söz ko-
nusu içtihadı Anayasa'nın 153 üncü maddesinde ifadesini bulan ve Ana-
yasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği yo-
lundaki kuralın zorunlu ve doğal sonucudur. Oysa idari yargıda iptal
kararları (ve buna bağlı olarak yürütmenin durdurulması kararları),
yukarıda açıklandığı ve bilimsel ve yargısal içtihatlarda tartışmasız
kabul edildiği gibi, dava konusu işlemin tesis edildiği andan itibaren
hukuki sonuç doğurduklarından, bir düzenleyici işlemi kaldıran veya
değiştiren yeni bir düzenleyici işlemin idari yargı yerince iptal e-
dilmesi (veya yürütülmesinin durdurulması) halinde, eski düzenleyici
işlem hiç değiştirilmemiş ve kaldırılmamışcasına uygulanma niteliğini
sürdürür. Aksi bir yorumu, hukuk düzenine vaki ihlalleri ihlalin vuku-
bulduğu tarihten itibaren ortadan kaldırmayı amaçlayan iptal davaları
ve bu davaların hukuksal araçları olan iptal (ve yürütmenin durdurul-
ması) kararları ile bağdaştırmak mümkün değildir.
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak gö-
rev yapan davacının, SSK Personelinin Ünvan Yükselmesinde Uygulanacak
Usul ve Esaslara ilişkin Yönetmeliğin 12.12.1996 günlü, 22845 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle yürürlükten kaldırıldığı dönem
içinde 24.1.1997 günlü, 391 sayılı onayla Sigorta Müdürü kadrosuna a-
tamasının yapıldığı; belirtilen Yönetmeliğin iptali istemiyle açılan
davada Danıştayca verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine, ön-
ceki Yönetmeliğin hiç kaldırılmamış gibi uygulama niteliğini sürdürdü-
ğünden bahisle Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak yapılan atamala-
rın önceki statülere uygun olarak değiştirilmesi hususunda SSK Yönetim
Kurulunca alınan 9.10.1997 günlü, 4296 sayılı kararı üzerine davacının
Şef kadrosuna atanmasının yapıldığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Bu durumda; SSK Personelinin Ünvan Yükselmesine İlişkin Esasla-
rı düzenleyen Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasına dair Yönetmelik
hakkında Danıştay Beşinci Dairesince önce yürütmenin durdurulması, bi-
lahare iptal kararı verilmiş ve bu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıl-
dığı Yönetmelik kendiliğinden yürürlüğe girmiş bulunduğundan ve hiç
yürürlükten kaldırılmamış gibi hukuki sonuç doğurmaya devam edeceğin-
den, sözü edilen Yönetmelikte Sigorta Müdürü kadrosuna atanacaklarda
aranılan genel müdürlük müfettişi, sigorta müdür yardımcısı, sigorta
müfettişi kadrolarında veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki ben-
zeri kadrolarda en az iki yıl görev yapmış olmak koşulunu taşımayan
davacının Sigorta Müdürü kadrosuna yapılan atamasının iptal edilerek
Şef kadrosuna atanmasına ilişkin işlemde bu yönden hukuka aykırılık
görülmemiş ise de; 1. dereceli Sivil Savunma Uzmanı kadrosunda kaza-
nılmış hak aylık derecesi 2. derecenin 3. kademesi iken 1. dereceli
Sigorta Müdürü kadrosuna 1. derecenin 1. kademesinden maaş almak üzere
atanmış olan adıgeçenin, dava konusu işlemle 3. dereceli Şef kadrosu-
na 2. derecenin 4. kademesinden maaş almak üzere atandığı 18.9.1997
günlü onay ile de kazanılmış hak aylığının 1. derecenin 1.kademesine
yükseltildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.
657 sayılı Kanunun Ek Geçici 9. maddesi uyarınca bu madde kap-
samındaki Kurumlar içinde yer alan Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Mü-
dürlüğü Personelinin aylık derecelerinin tesbitinde 657 sayılı Kanunun
bu konuya ilişkin maddelerinin uygulanması gerekmektedir.
657 sayılı Kanunun 161. maddesinin (B) fıkrasında "Kazanılmış
hak aylık derecesinden daha aşağı bir dereceye atanan memur kazanılmış
hak aylık dereceleri saklı kalmak kaydıyla, a) atandığı derecede eski derecesinde
almakta olduğu kademe göstergesine, b) atandığı derecede eşit gösterge yok ise, eski
göstergesine en yakın kademenin göstergesine, tekabül olan aylığı
alır" hükmü getirilmiş ve kazanılmış hak aylık derecesi 1/1. derece
olan davacı da bu hükme dayalı olarak 3. derece Şef kadrosuna 2. dere-
cenin 4. kademesinden maaş almak üzere atanmışsa da, 161/B. madde
hükmünün, bulunduğu derecenin daha altındaki bir dereceye atanması
Kanuna uygun şekilde yapılanlar için uygulanabi- leceği açıktır.
657 sayılı Kanunun gerek kurumlararası nakli düzenleyen 74.
maddesinin 1. fıkrasında gerekse aynı kurum içinde görev ve yer değiş-
tirmeyi düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında memurların kazanılmış
hak derecelerinin en çok üç derece altındaki kadrolara atanabilmeleri
memurların isteğine bağlı tutulmuştur. Bu durumda kazanılmış hak aylık
derecesi 1/1. derecede bulunan davacının daha alt bir dereceye atanma-
sına ilişkin bir isteği olduğu konusunda dosyada bir bilgi ve belge
bulunmadığına göre idarece davacının 1. dereceli Sigorta Müdürlüğü
kadrosundan alındıktan sonra en azından bu kadroya atanmadan önceki
kadrosundaki kazanılmış hak aylık derecesi olan 2. derece kadrolu bir
göreve kazanılmış hak aylığı olan 1. derecenin 1. kademesinden maaş
almak üzere atanması gerekirken 3. dereceli Şef kadrosuna atanmasında
hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Si-
vas İdare Mahkemesince verilen 10.7.1998 günlü, 1998/268 sayılı kara-
rın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b.
fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasayla deği-
şik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetile-
rek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adıgeçen Mahkemeye gön-
derilmesine, karar verildi.
(X)-AZLIK OYU-
Sosyal Sigortalar Kurumu Personelinin Ünvan Yükselmesinde Uygu-
lanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve
12.12.1996 günlü 22845 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren yönetmelik hakkında Dairemizce önce 24.2.1997 günlü, E:1997/13
sayılı yürütmenin durdurulması kararı, bilahare 25.2.1998 günlü,
E:1997/13, K:1998/515 sayılı iptal kararı verilmiş ise de; anılan yü-
rütmenin durdurulması kararının azlık oyunda ayrıntılarıyla açıklandı-
ğı gibi, sözkonusu yürütmenin durdurulması kararı üzerine yürürlükten
kaldırılan yönetmeliğin kendiliğinden ve doğrudan yürürlüğe girmesine
hukuken olanak bulunmamakta; idarenin yürütmenin durdurulması veya ip-
tal kararı üzerine yürürlükten kalkmış olan eski yönetmeliği aynen ve-
ya değiştirerek yürürlüğe koyduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ise
dosyada yer almamaktadır.
Bu duruma göre yürürlükten kaldırılmış olan yönetmelik hükümle-
ri esas alınarak tesis edilen dava konusu işlem hukuksal dayanaktan
yoksun kaldığından davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bu gerek-
çe ile bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyım. MT/NÇ
(DAN-DER; SAYI:102)

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.