logo yeni

ARICILIK YAPMANIN TİCARİ FAALİYET SAYILMASI

Aktif . Yayınlanma Memur Hakları

ÖZET: ZABITA MEMURU OLARAK GÖREV YAPMAKTA İKEN 26.3.1989 TARİHİNDE YAPILAN MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNE KATILMAK İÇİN BU GÖREVDEN İSTİFA EDEN DAVACININ, SEÇİMİ KAZANAMAMASI NEDENİYLE GÖREVE DÖNDÜRÜLMESİ İSTEMİNİN REDDİNE DAİR İŞLEMİN İDARE MAHKEMESİNCE İPTAL EDİLMESİ ÜZERİNE AÇIKTA GEÇEN SÜRELERDE YOKSUN KALDIĞINI ÖNE SÜRDÜĞÜ MAAŞ VE PARASAL HAKLARI TUTARININ TAZMİNAT OLARAK ÖDENMESİ İSTEMİYLE AÇTIĞI DAVADA, DAVACININ BAŞVURU TARİHİNDEN, GÖREV BAŞLATILACAĞI TARİHE KADAR AÇIKTA GEÇİRMİŞ OLDUĞU SÜRELERDE ARICILIK FAALİYETİ SEBEBİYLE ELDE ETTİĞİ GELİRİN 657 SAYILI KANUNUN 28.MADDESİNDE BELİRTİLEN FAALİYETLER KAPSAMINDA OLMAMASI SEBEBİYLE TAZMİNAT MİKTARINDAN DÜŞÜLEMEYECEĞİ HK

Danıştay 12. Dairesinin 21.03.1995 tarihli ve E:1995/275, K:1995/345 sayılı Kararı.

Dere Belediye Başkanlığında zabıta memuru olarak görev yapmakta iken, 26 Mart 1989 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimine katılmak için bu görevden istifa eden davacı, belediye başkanlığı seçimini kazanamaması nedeniyle eski görevine iadesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin Danıştay 5. Dairesince de onaylanan Konya İdare Mahkemesinin 20.12.1989 günlü, 1989/1284 sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle açıkta geçen sürelerde yoksun kaldığını öne sürdüğü maaş ve sair parasal hakları tutarı olan 25.000.000,- liranın tazminat olarak kendisine ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.

Konya İdare Mahkemesinin 15.4.1992 günlü 1992/303 sayılı kararıyla; davacının, eski görevine iadesi yolundaki 24.4.1989 günlü başvurusunun idarece reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, anılan işlemin Konya İdare Mahkemesinin 1989/1284 sayılı kararıyla iptal edilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine davacının 15.5.1991 tarihi itibariyle göreve başlamasının idarece istenilmiş olması nedeniyle 24.4.1989 - 15.5.1991 tarihleri arasında yoksun kaldığı aylık ve buna bağlı sair haklarının tazminat olarak davacıya ödenmesi Anayasa ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası gereği olduğu; davacının belirtilen tarihlerde kademe ve derece ilerlemeleri verilmek ve yasal kesintileri de yapılmak suretiyle eline geçecek olan net miktarları gösteren onaylı aylık bordroların incelenmesinden sözü edilen sürelerde maaş ve maaşa bağlı parasal hakları yönünden net olarak 12.964.091,- liradan yoksun bırakıldığının, buna karşılık bu süre içerisinde davacının arıcılık faaliyetinde bulunarak 12.510.000,- lira gelir elde ettiğinin davalı idare tarafından öne sürüldüğünün dosyanın incelenmesinden anlaşıldığı; her ne kadar idarece davacının arıcılık faaliyetinden elde etmiş olduğu gelirin hükmedilecek tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının bu süre içinde geçimini temin etmek için çalışmasının doğal olduğu ve elde ettiği iddia edilen gelir miktarının da 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 13. maddesinde belirtilen zirai kazanç ölçütlerinin altında kaldığı görüldüğünden tazminat hesabında dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davacının açıkta kaldığı sürelerde yoksun bırakıldığı 12.964.091,- liranın tazminat olarak kendisine ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın ise reddine karar verilmiştir.

Davalı idare, davacının açıkta kaldığı süreler içinde arıcılık faaliyetinden elde etmiş olduğu gelirin Mahkemece davacıya ödenmesine hükmedilen tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini, davacı ise, kendisine net miktarın değil, brüt miktar üzerinden tazminat ödenmesi gerektiğini öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup taraflarca ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28. maddesinde Devlet Memurlarının Türk Ticaret Kanununa göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek nitelikte bir faaliyette bulunamayacakları, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamayacakları, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamayacakları belirtilmiştir.

Bakılan uyuşmazlıkta davacının açıkta geçirmiş olduğu sürelerde arıcılık faaliyetinden gelir elde etmiş olduğu idarece ileri sürülmüş ise de, bu faaliyetin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun anılan maddesinde belirtilen faaliyetler kapsamına da girmediği açık bulunduğundan, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile hukuk ve usule uygun bulunan Konya İdare Mahkemesinin 1992/303 sayılı kararının onanmasına karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.