logo yeni

YARGI KARARININ UYGULANMASI NEDENİYLE GÖREVDEN ALINAN KİŞİNİN ATANMASI

Aktif . Yayınlanma Memur Hakları

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 22.03.1999 tarihli ve E:1997/134, K:1999/407 sayılı Kararı.

ÖZET : Yargı kararının uygulanması amacıyla il müdürlüğü görevinden alınan davacının geçmiş hizmetleri, bulunduğu görevlerin ünvan ve nitelikleri gözetilmeden mühendis kadrosuna atanması idarenin açık takdir hatasıdır.

İstemin Özeti: Davacının kendisinden önceki il müdürü ... hakkındaki yargı kararının uygulanması nedeniyle ... Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğünden alınarak yapı işleri genel müdürlüğü emrine mühendis olarak atanmasına ilişkin 22.2.1995 günlü bakanlık işleminin iptali istemiyle açtığı dava sonunda, Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 12.12.1996 günlü, E: 1996/2306, K: 1996/3867 sayılı Kararı; davacı, müşterek kararnameyle atandığı görevden yargı kararının uygulanması amacıyla da olsa bakan işlemiyle alınamayacağı, görevden alındıktan sonra geçmiş hizmetleri gözetilmeden mühendisliğe atanmasının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Davalı Yanında Müdahilin Savunmasının Özeti: Temyiz dilekçesine yanıt verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi A.Z.`nin Düşüncesi: 93/42529 sayılı müşterek kararname ile ..., ... Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü görevinden alınmıştır. Aynı göreve 93/42530 sayılı müşterek kararnameyle davacı atanmıştır. Açılan dava sonunda, Danıştay Beşinci Dairesinin 16.11.1994 günlü, E: 1994/829, K: 1994/5279 sayılı Kararıyla 93/42529 sayılı müşterek kararname iptal edilmiştir. Bu yargı kararının uygulanması amacıyla ...`nın ... İl Müdürlüğüne atanması zorunludur. Ancak ortada yargı yerince iptal edilmemiş bulunan davacının ... İl Müdürlüğüne atanmasına ilişkin 93/42530 sayılı müşterek kararname bulunmaktadır. Yargı kararının uygulanabilmesi için 93/42530 sayılı müşterek kararnamenin idarece tesis edildiği usule paralel biçimde kaldırılması ( zira ileriye dönük sonuç doğurmasının sağlanması zorunludur ) gerekmektedir.

Uyuşmazlığa konu olayda ise bu yola gidilmeyerek bakan tarafından usulde paralellik ilkesi gözetilmeksizin davacı görevden alındığından, görevden alma işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacının il müdürlüğünden alınarak mühendisliğe atanması da; daha önce yaptığı görevler, hizmet süresi değerlendirilmeden tesis edildiğinden açık takdir hatası nedeniyle hukuka aykırı bulunmaktadır.

Bu nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı G.E.`nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Türk milleti adına hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca işin gereği görüşüldü: Davacının kendisinden önceki İl Müdürü ... hakkındaki Danıştay kararının uygulanması nedeniyle ... Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünden alınarak yapı işleri genel müdürlüğü emrine mühendis olarak atanmasına ilişkin 22.2.1995 günlü Bakanlık işleminin iptali istemiyle açtığı dava sonunda, Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 12.12.1996 günlü, E: 1996/2306, K: 1996/3867 sayılı Kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Danıştay Beşinci Dairesince; davacının ... İl Müdürü iken 15.12.1993 günlü, 93/42530 sayılı müşterek kararname ile ... İl Müdürlüğü görevine naklen atandığı, kendisinden önce bu görevi yürüten ...`nın 15.12.1993 günlü, 93/42529 sayılı müşterek kararnameyle ... İl Müdürlüğü görevinden alınması ve ... İl Müdürlüğü emrine mühendis olarak atanması üzerine açtığı davada, Danıştay Beşinci Dairesince verilen 16.11.1994 günlü, E: 1994/829, K: 1994/5279 sayılı iptal kararı gereğince, 22.2.1995 günlü Bakanlık oluru ile ...`nın ... İl Müdürlüğü görevine iade edildiği, aynı olurla davacının ... İl Müdürlüğü görevinden alınarak yapı işleri genel müdürlüğü emrine mühendis olarak atandığı, Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Yasanın 28. maddesi gereğince yargı kararına uyulmasının zorunlu olduğu, ilgililerin atandıkları usule uygun olarak görevden alınmaları gerekmekte ise de, anılan Anayasa ve yasa kuralları karşısında yargı kararlarını uygulamak konusunda bağlı yetki içinde bulunan idarenin Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunun 14.1.1966 günlü, E: 1965/473 sayılı Kararında belirtildiği gibi iptal kararlarının iptali istenen idari işlemi ve onun sonucu olan işlemleri durduran ve bu işlemin tesisinden önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlayan niteliğini de gözeterek dava konusu edilen biçimde tesis ettiği işlemde hukuka aykırılık görülmediği, işlemde takdir hatası bulunduğu yolundaki iddianın da haklı dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmıştır.

Davacıdan önce ... İl Müdürlüğü görevini yürüten ...`nın bu görevden alınmasına ilişkin işlemin idari yargı yerince iptal edilmesi üzerine yargı kararını uygulama amacıyla davacının bakan onayı ile görevden alınması işleminde temyiz edilen kararda belirtilen gerekçelerle hukuka aykırılık, bu kısma ilişkin davanın reddinde hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacının yapı işleri genel müdürlüğü emrine mühendis olarak atanmasına gelince;

... İl Müdürlüğü görevini daha önce yürüten ...`nın görevden alınması işleminin yargı yerinde iptali nedeniyle bu göreve iadesini sağlamak üzere davacının görevden alınmasından sonra davacının hizmet süresi, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar bulunduğu görevler, alındığı ve atandığı görevlerin ünvan ve nitelikleri, bu iki görev arasındaki hiyerarşik kademeler ve değişik hizmet kadroları dikkate alınmadan, davacının mühendis kadrosuna atanması işleminde "İdarenin açık takdir hatası" bulunmakta olup, davanın bu kısmının reddinde hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kısmen reddiyle, kararın davacının ... İl Müdürlüğünden alınması işlemine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına oyçokluğu ile davacının temyiz isteminin kısmen kabulüyle yapı işleri genel müdürlüğü emrine mühendis olarak atanması işlemine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA oybirliği ile 22.3.1999 günü karar verildi.

KARŞI OY

15.12.1993 günlü, 93/42529 sayılı müşterek kararname ile ..., ... Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü görevinden alınmıştır.

15.12.1993 günlü, 93/42530 sayılı müşterek kararname ile de davacı ... Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğünden ... Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğüne naklen atanmıştır.

...`nın 15.12.1993 günlü, 93/42529 sayılı müşterek kararnamenin iptali istemiyle açtığı dava sonunda, Danıştay Beşinci Dairesinin 16.11.1994 günlü, E: 1994/829, K: 1994/5279 sayılı Kararıyla dava konusu bu müşterek kararnamenin iptaline karar verilmiştir.

Anayasanın 138. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesi gereğince, bu yargı kararının uygulanması zorunludur. Uyuşmazlık bu uygulamanın nasıl yapılacağından doğmuş bulunmaktadır.

İptal kararlarının iptali istenen idari işlemi ve onun sonucu olan işlemlerin tesisinden önceki hukuki duruun yürürlüğünün sağlayan niteliğinde kuşku bulunmamaktadır. Ancak verilen iptal kararı üzerine iptal edilen işlemden sonra bu işleme bağlı olarak tesis edilen işlemler kendiliğinden yok hükmüne girmez. Bu işlemlerin de usulüne göre geri alınması ya da iptal edilmesi gerekmektedir.

Zira 2577 sayılı Yasanın "Kararların Sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrası, idareye yargı kararlarının icaplarına göre işlem tesis etme veya eylemde bulunmayı zorunlu kılmaktadır. Lehine bir iptal kararı verilen kişi bu yargı kararına dayanarak idarece herhangi bir işlem veya eylem yapılmasını beklemeksizin kendiliğinden iptal edilen işlemden önceki hukuki durumun devamını sağlayamaz. Yine aynı maddeye göre yargı yerince iptal edilen işlemden sonra bu işleme bağlı olarak tesis edilen işlemler hakkında da yargı kararının uygulanması amacına yönelik olarak idarece bir tasarrufta bulunulması gerekmektedir. Bu işlemler hakkında idarece yapılacak tasarrufların da tesis edildikleri usulden ayrı bir yönteme tabi olduğuna ilişkin bir kural hukukumuzda bulunmamaktadır.

Durum böyle olunca, yargı yerince iptal edilen işlemden etkilenen işlemlerin de yargı kararının uygulanabilmesi amacıyla tesis edildikleri usule uygun biçimde geri alınması gerekmektedir.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacının ... Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğünden ... Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğüne naklen atanmasına ilişkin 93/42530 sayılı müşterek kararnamenin ortada olduğu, bu işlemin tesis edildiği usule göre geri alınması gerekmekte iken, bakan onayı ile bu işlemin geri alınması sonucunu doğuracak şekilde işlem tesis edilmiş olduğu konusu gözönüne alındığında bu işlem usul yönünden hukuka aykırı bulunmaktadır.

Bu nedenlerle; davanın, davacının ... İl Müdürlüğü görevinden alınması işlemine yönelik kısmının da bozulması oyuyla, karara karşıyız.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.