logo yeni

İSTİFA DİLEKÇESİNİN İSTİFA EDEN KİŞİ TARAFINDAN İMZALANMASI (ISLAK İMZA)

Aktif . Yayınlanma Memur Hakları

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25.6.2009 tarihli ve E:2008/2277, K:2009/1694 sayılı Kararı. 

Özeti : İstifanın, kişinin isteğine bağlı bir işlem olması nedeniyle açık bir irade beyanını gerektirdiği, bunun için de istifa dilekçesinin bizzat istifa eden kişi tarafından imzalanması, uyuşmazlık çıktığında ise kalem marifetiyle imzalanan (ıslak imza) dilekçenin aslının dosyaya ibraz edilmesinin zorunlu olduğu hakkında. 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı)     : Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası

            Vekilleri                       : Av. …

            Karşı Taraf (Davacı)      : …

            Vekili                           : Av. …

            İstemin Özeti               : Ankara 3. İdare Mahkemesinin 16.5.2008 günlü, E:2008/926, K:2008/1031 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir.

            Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

            Danıştay Tetkik Hakimi Muhsin Yıldız'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı Gülsen Bişkin'in Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

            Dava, Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odasının istifa nedeniyle boşalan Yönetim Kurulu Üyeliğine ikinci yedek üye olan davacı yerine beşinci yedek üyenin getirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

            Ankara 3. İdare Mahkemesinin 21.5.2007 günlü, E:2006/1763, K:2007/1334 sayılı kararıyla; 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 53. maddesinde, yönetim kurulu üyeleri arasında eksilme olduğu takdirde, yedek üyelerden Genel Kuruldaki seçimde en fazla oy alanların, oyların eşitliği halinde ise listeye göre sırayla yönetim kurulu üyeliğine getirileceği ve yeni üyenin ilk toplantıya yazılı olarak çağrılacağının düzenlendiği; Mahkemelerinin ara kararına cevaben Sanayi ve Ticaret Bakanlığından gelen Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası Yönetim Kurulu üyeliğine davetle ilgili soruşturma raporunda, davacının Yönetim Kurulu yedek üyeliğinden istifa ettiğine dair dilekçenin oda personel müdür yardımcısı tarafından düzenlendiği ve bu dilekçenin PTT kanalıyla odaya gönderildiği, dilekçedeki imzanın kimin tarafından atıldığının tespit edilemediğinin belirtildiği, öte yandan, davacı tarafından verildiği iddia olunan istifa dilekçesi üzerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda dilekçede yer alan el yazılarının Oda Personel Müdür Yardımcısı …'a ait olduğu, imzanın ise davacı tarafından imzalanmış bir başka belgeden inceleme konusu dilekçeye nakledilip, printer ile basılarak sahte olarak düzenlendiği saptandığından, davacının isteği ve bilgisi dışında düzenlenen istifa dilekçesinin gerçek iradesini yansıttığından söz etmeye olanak bulunmadığı için olağan genel kurulda 2. yedek üye seçilen davacının, boşalan yönetim kurulu asil üyeliğine davet edilmesi gerekirken istifa ettiğinden bahisle 5. yedek üyenin davet edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

            Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Sekizinci Dairesi 25.1.2008 günlü, E:2007/8695, K:2008/403 sayılı kararıyla; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişi olarak tayin edilen kişinin, olayda bilirkişilik yapabilecek nitelikte bilgi birikimine sahip olup olmadığı, bir başka anlatımla konunun uzmanı teknik bilgiyle donanımlı olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, anılan raporun uyuşmazlığın çözümünde yeterli olabilecek nitelikte bir rapor olarak değerlendirilmesine de olanak bulunmadığı; bu itibarla, uyuşmazlığın çözümü için istifa dilekçesindeki imza incelemesi hakimin mesleki bilgisini aşan teknik incelemeyi gerektirdiğinden, Mahkemece anılan dilekçenin aslı üzerinde bilgi birikimi yeterli bilirkişiye yaptırılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeye dayalı olarak verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş ise de; Ankara 3. İdare Mahkemesince, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca inceleme yaptırılan bilirkişi …'nın Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarı Eski Daire Başkanı ve Krimnilastik (grafoloji ve sahtecilik) uzmanı olduğu ve adıgeçenin Ankara Adli Yargı Adalet Komisyonunca 2006-2007-2008 yıllarında belirlenen bilirkişi listelerinde yer aldığı görülerek konusunda uzman olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporun karara esas alınabilecek nitelikte olduğu sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

            Davalı idare, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 16.5.2008 günlü, E:2008/926, K:2008/1031 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

            İdare Hukukunda istifa (çekilme), kişinin kendi isteği ile bulunduğu statüyü sona erdirmesi olarak tanımlanmaktadır. İstifa, kişinin isteğine bağlı bir işlem olduğundan açık bir irade beyanını gerektirmektedir. Bunun için de istifa dilekçesinin bizzat istifa eden kişi tarafından imzalanması, uyuşmazlık çıktığında ise dilekçenin aslının dosyaya ibraz edilmesi zorunludur.

            Olayda, davacı istifa etmediğini iddia etmekte, davalı idare tarafından ise davacıya ait olduğu iddia edilen imzalı istifa dilekçesinin aslının dosyaya ibraz edilmediği görülmektedir.

            Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca davacıya ait olduğu iddia edilen dilekçe üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; inceleme konusu dilekçe içeriğindeki el yazıları ile dilekçe sahibi adına atılı imzanın, doğrudan doğruya mürekkepli kalem ile yazılıp, atılmadığı; el yazıları ile imzanın bir başka belgeden nakledilerek bilgisayar ortamında renkli yazıcı ile basıldığı görüşlerine yer verildiğinden, bu rapordan da anlaşıldığı üzere ortada davacı tarafından elle ve kalem marifetiyle imzalanan (ıslak imzalı) bir istifa dilekçesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

            Açıklanan nedenlerle, Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen 16.5.2008 günlü, E:2008/926, K:2008/1031 sayılı kararın onanmasina, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25.6.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.