logo yeni

İDARİ İŞEMDE, BAŞVURULACAK KANUN YOLUNUN DA BELİRTİLMESİNİN GEREKTİĞİ

Aktif . Yayınlanma Memur Hakları

Özeti: Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca idari işlemlerde başvurulacak kanun yolları ve sürelerin gösterilmesi gerektiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (20/B) maddesi ile getirilen ve genel dava açma süresinden ayrı 10 gün olarak belirlenen sürenin idari işlemde belirtilmemesi karşısında, genel dava açma süresinin esas alınması gerektiği hakkında.

Danıştay 12. Dairesinin 25.06.2015 tarihli ve Esas: 2015/2441, Karar: 2015/4304 sayılı kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...

Karşı Taraf (Davalı) : Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi

Vekili  : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 05.07.2014 tarihinde girdiği Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda kural dışı davranışta bulunduğundan bahisle sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Yönetim Kurulunun 27.10.2014 tarihli ve 2014/25.03 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; 2014 yılı temmuz ayında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı, Lisans sınavına Batman ilinde giren ve 2014 KPSS Lisans sınavı sonucu kural dışı davranışta bulunduğundan bahisle ÖSYM Yönetim Kurulu'nun 27.10.2014 tarihli ve 2014/25.03 sayılı kararıyla sınavı geçersiz sayılan davacı tarafından, bu kararın kendisine 12.11.2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 25.11.2014 tarihli dilekçeyle bu işleme karşı itiraz edildiği, bu itiraza davalı idare tarafından herhangi bir cevap verilmediği, 23.02.2015 tarihli dilekçeyle itirazın yenilendiği, bu itirazın davalı idare tarafından 02.03.2015 tarihli ve 4747 sayılı işlemle "sınav süresi bitmesine rağmen işaretlemeye devam ettiği" gerekçesiyle sınav sonucunun geçersiz sayıldığı belirtilmek suretiyle reddedildiği ve bunun üzerine ÖSYM Yönetim Kurulunun 27.10.2014 tarihli ve 2014/25.03 sayılı kararının iptali istemiyle 20.03.2015 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmış olup; Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca devlete, tesis edilen idari işlemlerde kanun yolları, başvuru süresi ve başvurulacak mercie ilişkin hususları belirtme yükümlülüğü getirildiği, bu nedenle bilhassa özel Kanun hükümleriyle başvuru yolları, süresi ve mercii daraltılan işlemlerde bir hak kaybı doğmaması açısından idari işlemin tarafı olan kişiler lehine yorum yapılabileceği ve bu sakıncadan bireyleri koruma amacıyla bu hükmün düzenlendiği ve Anayasa gerekçesinde yer alan amaca uygun düşeceği göz önünde bulundurulduğunda, davaya konu kurul kararında Anayasa hükmü uyarınca bir belirleme yapılmaması nedeniyle davacıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesinde; dava açma süresi 10 gün olarak öngören ve söz konusu idari işlemle ilgili dava açılmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesi talebiyle üst makama yapılabilecek başvuru usulünü düzenleyen 11. maddenin uygulanmayacağını belirten özel düzenlemenin uygulanamayacağı ve dava sürelerinin 7. maddede yer alan 60 günlük genel dava açma süresinin esas alınması ve 11. madde uyarınca üst makama bahsi geçen taleplerle başvurulabileceğinin kabulü gerektiği sonucuna varıldığından, davaya konu işlemin 12.11.2014 tarihinde tebliği üzerine 25.11.2014 tarihinde yapılan itiraza altmış gün içinde cevap verilmemesi üzerine oluşan zımni ret işlemi üzerine altmış günlük dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığı, başvurma tarihine kadar işleyen 13 günlük süre hesaba katıldığında kalan 47 gün içinde ve en son 12.03.2015 tarihine kadar dava açılması gerekirken dava açma süresi geçtikten çok sonra ve dava açma süresini ihya edemeyeceği açık olan

23.02.2015  tarihli ikinci başvurusunun reddi üzerine 20.03.2015 tarihinde açılan davanın esasının 2577 sayılı Kanun'un 7, 10 ve 11. maddeleri uyarınca süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Ankara 5. İdare Mahkemesince verilen 09.04.2015 tarihli ve E:2015/576, K:2015/634 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi : Selver Düdükcü

Düşüncesi : İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği düşünüldü:

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı Kanun’un 20/B maddesi uyarınca kesin olmak üzere 25.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.