logo yeni

DEVLET MEMURUNUN AVUKATLIK RUHSATI ALMASI

Aktif . Yayınlanma Memur Hakları

Özeti : Avukatlık ruhsatnamesi verilmesinin, memuriyetle birlikte avukatlık mesleğinin icra edilebileceği anlamına gelmediği, bu nedenle usulüne uygun olarak avukatlık stajını tamamlayan kamu görevlisinin avukatlık ruhsatnamesi talebinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2014 tarih ve Esas No :2010/2022 Karar No : 2014/123 sayılı Kararı.

KARAR

Temyiz Eden (Davacı) : Adalet Bakanlığı

Karşı Taraf (Davalı) : Türkiye Barolar Birliği. Vekili    : Av. ...

İstemin Özeti : Ankara 14. İdare Mahkemesinin 17/03/2010 günlü, E:2010/365, K:2010/338 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması, davacı tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Mustafa Karabulut

Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava; İzmir Defterdarlığında 25/07/2001 tarihinden itibaren Milli Emlak Denetmeni olarak görev yapmakta olan ve 2000 yılında avukatlık stajını tamamlayan ...'in avukatlık ruhsatnamesi verilmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine Baro Levhasına yazılmasına ilişkin İzmir Barosu Yönetim Kurulu kararını uygun bulan Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun, bu kararında ısrar etmesi yolundaki 21/10/2006 günlü, 5789-5 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 14. İdare Mahkemesince; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 3. maddesinde, avukatlığa kabul için, avukatlığa engel bir halin bulunmaması gerektiğinin hükme bağlandığı; 5. maddesinde, avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işle uğraşmanın mesleğe kabulde engel olduğunun belirtildiği; 11. maddesinde de, aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görevin avukatlıkla birleşmeyeceği hükmüne yer verildiği; alıntısı yapılan hükümler uyarınca, avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işte çalışmama şartının avukatlık mesleğini icra edebilmek için aranan bir koşul olduğu, aksi bir düşüncenin kabulünün, avukatlık ruhsatnamesini aldıktan sonra herhangi bir nedenle baro levhasından kaydını sildirmek suretiyle avukatlık mesleğinden ayrılan ve başka bir işte çalışmaya başlayan kişilerin avukatlık ruhsatnamelerinin iptal edilmesi sonucunu doğuracağı, bununla birlikte avukatlık ruhsatnamesi verilmesinin memuriyetle birlikte avukatlık mesleğinin icra edilebileceği anlamına gelmeyeceği anlaşıldığından, usulüne uygun olarak avukatlık stajını tamamlayan ve staj bitim belgesi idarece de geçerli kabul edilen ilgilinin baro levhasına yazılması kararını uygun bulan dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Anılan karar, Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/06/2008 günlü, E:2008/2601, K:2008/4466 sayılı kararıyla; avukatlık stajını 2000 yılında tamamlayan ve ruhsatname verilmesi istemiyle başvuruda bulunan ...'in 1136 sayılı Kanun hükümleri gereği avukatlık mesleğine kabul edilmesi ve adına ruhsat düzenlenebilmesi için avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işle uğraşmaması gerektiğinden, ilgilinin yürüttüğü Milli Emlak Denetmeni görevinin avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir iş olduğu ve avukatlığa kabule engel oluşturduğu anlaşıldığından, avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işi yürüten şahsın baro levhasına yazılması talebini kabul eden kararı uygun bulan dava konusu işlemde ve aksi yönde değerlendirmeyle davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, Ankara 14. İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

Davacı, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 17/03/2010 günlü, E:2010/365, K:2010/338 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine Ankara 14. İdare Mahkemesinin 17/03/2010 günlü, E:2010/365, K:2010/338 sayılı ısrar kararının onanmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/01/2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyize konu Ankara 14. İdare Mahkemesinin 17/03/2010 günlü, E:2010/365, K:2010/338 sayılı kararının; Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/06/2008 günlü, E:2008/2601, K:2008/4466 sayılı kararındaki gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.