logo yeni

ÜVEY ÇOCUKLAR İÇİN AİLE YARDIMI VERİLMESİ

Aktif . Yayınlanma Mali ve Sosyal Konular

Özeti : Kanun koyucunun, aile yardımı ödeneğine müstehak çocukları belirlerken; öz-üvey ayrımı yapmadığı, çocuk üvey de olsa, geçiminin Devlet memuru tarafından sağlanması halinde aile yardımı ödeneğine müstehak gördüğü hakkında.

Danıştay 5. Dairesinin 25.6.2012 tarihli ve E:2009/536, K:2012/4817 sayılı Kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …

Vekili : Av. …

Karşı Taraf : Kayseri Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı

İsteğin Özeti : Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 26.9.2008 günlü, E:2007/550, K:2008/913 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle bozulması istenmektedir.

Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Betül Yıldız

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı : Aylin Bayram

Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Davacı, eşinin ilk evliliğinden olan çocuğunun kendisine ait sağlık hizmetlerinden yararlanması için davalı idareye başvurmuş, davalı idarenin 8.10.2007 günlü ve 2007/633 sayılı işlemi ile Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği uyarınca üvey oğlunun bakmakla yükümlü olduğu kişiler kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilmek suretiyle isteği reddedilmiştir.

Davacı, üvey çocuğunun velayetinin mahkemece eşine verildiğini, çocuğun tedavi yardımından yararlandırılmamasının mağduriyetine neden olacağını ileri sürerek anılan işlemin iptali istemiyle dava açmış, Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 26.9.2008 günlü ve E:2007/550, K:2008/913 sayılı kararla; tedavi giderlerinden ve sağlık hizmetlerinden kimlerin yararlanacağının 657 sayılı Yasanın 209 uncu maddesi ile Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinde belirtildiğinden bahisle davacının üvey çocuğuna bakmakla yükümlü olmadığı, evli bulunduğu eşinin velayeti altındaki çocuğun davacıdan dolayı tedavi giderlerinden yararlanmasının hukuken olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulmasını talep etmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Tedavi Yardımı" başlığı altında düzenlenen 209. maddesinde; Devlet memurları ile herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanmayan eşlerinin veya bakmakla yükümlü bulundukları ana baba ve ikiden fazla dahi olsa aile yardımı ödeneğine müstahak çocuklarının hastalanmaları halinde, evlerinde veya resmi veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında ayakta veya yatarak tedavilerinin kurumlarınca sağlanacağı belirtilmiştir.

Anılan maddede sözü edilen "Aile Yardımı Ödeneği" ise, aynı Yasa'nın 202. maddesinde düzenlenmiş, evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verileceği belirtildikten sonra, maddenin son fıkrasında "Devlet memurlarının geçimini sağladığı üvey çocukları için de bu ödenek verilir." hükmüne yer verilmiş, aynı Yasa'nın 210. maddesinin son fıkrasında, 209. madde ile bu madde hükümlerinin Maliye, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak yönetmeliğe göre uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

Anılan madde ile çıkarılması öngörülen Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği, 11.8.1973 günlü ve 14622 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, Yönetmeliğin 3. maddesinde, tedavi giderlerinden yararlanacak olanlar sayılmış; (A-d) fıkrasında, Devlet memurlarının aile yardımı ödeneğine hak kazanan çocuklarına bu kapsamda yer verilmekle kanuna paralel bir düzenleme getirilmiştir.

Kanunun 209. maddesinde sözü edilen aile yardımına müstehak çocuklar arasında, aynı Kanunun 202. maddesinin son fıkrasında yer verilen Devlet memurunun geçimini sağladığı üvey çocukları da bulunmaktadır.

Kanun koyucu, aile yardımı ödeneğine müstahak çocukları belirlerken; öz-üvey ayrımı yapmamış, çocuk üvey de olsa, geçiminin Devlet memuru tarafından sağlanması halinde aile yardımı ödeneğine müstahak görmüştür.

Davacı, 657 sayılı Yasanın 202. maddesinde değinildiği şekilde, eşinin ilk evliliğinden olan çocuğunun geçimini sağlamak durumunda olup, aynı Yasanın 209 uncu, Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinde belirtildiği şekilde üvey çocuğuna bakmakla yükümlüdür.

Kanunun 209. maddesine göre davacının üvey çocuğu, davacıdan dolayı tedavi yardımından yararlanacak kişi konumunda bulunduğundan, üvey çocuğunun tedavi yardımından yararlandırılarak sağlık karnesi düzenlenmesi talebiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin 8.10.2007 günlü ve 2007/633 sayılı işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Kaldı ki, bu konudaki mevzuat hükümleri uyarınca, davacının üvey çocuğunun kendi babasından ötürü sağlık yardımından yararlanması, ya da hiç bir sosyal güvenlik sistemine dahil olmaması halinde dahi sağlık yardımından faydalanması gereken vatandaş konumunda bulunması dikkate alındığında, öz babasından veya davacıdan dolayı Devlet tarafından sağlanacak tedavi yardımdan yararlanacağı açıktır.

Bu husus ve ayrılmış ailelerde, velayeti anneye verilmiş çocuğun babasının, çocuğun sağlık giderleri ile ya da diğer giderleriyle ilgilenmesi hususundaki ülke gerçekleri dikkate alındığında, davacının isteminin olumlu karşılanmasının Sosyal Devlet ilkesinin de bir gereği olduğu tartışmadan uzaktır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 26.9.2008 günlü, E:2007/550, K:2008/913 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, 25.6.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Mahkeme kararının dayandığı gerekçelerle aynen onanması gerektiği görüşü ile karara karşıyım.  

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.