logo yeni

BAŞKA BİR GÖREVE ATANAN KİŞİNİN, YENİ GÖREV AYLIĞANA HAK KAZANMASI

Aktif . Yayınlanma Mali ve Sosyal Konular

Danıştay 11. Dairesi Başkanlığının 18.3.2003 tarihli ve E:2003/1330, K: 2000/9268 sayılı Kararı.     

BAŞKA BİR GÖREVE NAKLEN ATANAN VE ATAMA EMRİNİ YILLIK İZNİ SIRASINDA TEBELLÜĞ EDEREK ALDIĞI RAPOR SONRASINDA ATANDIĞI GÖREVE BAŞLAYAN DAVACININ ATAMA EMRİNİ TEBELLÜĞ ETMEKLE BİRLİKTE YENİ KADRO GÖREVİ İÇİN ÖNGÖRÜLEN AYLIĞA HAK KAZANACAĞI HK

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

Karşı Taraf (Davacı) : ?

İsteğin Özeti : Genel Müdürlük görevinden alınarak baş iş müfettişliğine atanan ve atama emrini yıllık izni sırasında tebellüğ ederek 18.11.1997 tarihinde yeni görevine başlayan davacı tarafından, Kasım ayı maaşının yeni kadro ünvanına göre ödenmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada, Ankara 4. İdare Mahkemesi 26.6.1998 günlü ve E:1998/20, K:1998/691 sayılı kararıyla; 657 sayılı Yasanın 170. maddesi ile 62. maddesi uyarınca, kanuni izinlerini kullanmakta iken görev yeri değişenlerin aylıklarının izin bitimine kadar eski görev yerleri kadro tasarrufundan ödeneceği, bu nedenle, yıllık izni sırasında atama işlemini 13.8.1997 tarihinde tebellüğ eden ve 40 günlük sağlık izni kullandıktan sonra 18.11.1997 tarihinde yeni görevine başlayan davacının bu tarihten önce tahakkuk eden 1997 Kasım ayı maaşının eski görevinin kadro tasarrufundan ödenmesi gerekeceğinden aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir. Davalı idarece, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Sibel Kaya Saçmalı

Düşüncesi : 657 sayılı Yasanın 62 ve 170. maddeleri uyarınca memurun izinli olması nakil işleminin tebliğine engel bulunmamaktadır. Bu nedenle atama işlemini tebellüğ eden davacı, bu andan itibaren eski kadro göreviyle hukuki irtibatı kesilerek yeni kadro görevi için öngörülen aylığa hak kazanmaktadır.

Bu durumda, atama işlemini 13.8.1997 tarihinde tebellüğ eden davacının Kasım ayı maaşının yeni kadro ünvanına göre ödenmesi gerekeceğinden davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, dava konusu işlemin iptaline karar veren idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : Sevim Göle

Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Genel Müdürlük görevinden alınarak baş iş müfettişliğine atanan ve atama emrini yıllık izni sırasında tebellüğ ederek 18.11.1997 tarihinde yeni görevine başlayan davacı tarafından, Kasım ayı maaşının yeni kadro ünvanına göre ödenmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 62. maddesinde, ilk defa veya yeniden veyahut yer değiştirme suretiyle; aynı yerdeki görevlere atananlar atama emrinin kendilerine tebliğ gününü, başka yerdeki görevlere atananlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde o yere hareket ederek belli yol süresini izleyen iş günü içinde işe başlamak zorunda oldukları, memurun izinli ve raporlu olmalarının tebligata engel olmamakla beraber bu sürelerin izin ve rapor müddetinin bitiminden başlayacağı belirtilmiş, "izin veya geçici görevde iken görev yeri değiştirilen memurların aylıkları" başlıklı 170. maddesinde ise kanuni izinlerin kullanılması sırasında veya geçici bir görevde iken asıl görev yeri değiştirilen memurların aylıkları, izin veya geçici görevin sona ermesine kadar eski görev yerlerinde kadro tasarrufundan ödenir, hükmüne yer verilmiştir.

Mevzuatımızda izinli bulunulan süre içinde nakil işleminin tebliğ edilemeyeceğine dair engelleyici bir hüküm yer almadığından memurun atama emrini tebellüğ etmesi ile birlikte yeni bir hukuki statüye girdiği açık olup eski kadro göreviyle hukuki alaka ve irtibatı kesilmektedir. Bu nedenle memur, atama emrini tebellüğ etmekle birlikte yeni kadro görevi için öngörülen aylığa da hak kazanmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, Sosyal Güvenlik Kuruluşları Genel Müdürü olan davacının yıllık iznini kullandığı sırada anılan görevden alınarak baş iş müfettişliğine atandığı ve atama işlemini 13.8.1997 tarihinde tebellüğ ederek kırk günlük sağlık izni kullandıktan sonra 18.11.1997 tarihinde yeni görevine başladığı, 17.11.1997 tarihinde ödenen Kasım ayı maaşının yeni kadro ünvanı üzerinden ödenmesi üzerine davacı tarafından Kasım ayı maaşının eski kadro ünvanından ödenmesi gerektiği ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, her ne kadar idare mahkemesince, 657 sayılı Yasanın 170. maddesi uyarınca kanuni izinlerini kullanmakta iken görev yeri değişenlerin aylıklarının izin bitimine kadar eski kadro görevinden ödeneceği, bu nedenle 18.11.1997 tarihinde yeni görevine başlayan davacının 1997 yılı Kasım ayı maaşının eski kadro görevinden ödenmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, söz konusu maddede kanuni izin süresi içinde naklen atanan memurların maaşlarının hangi görev yerinden ödeneceği açıklanmış olup evvelki görev kadrosu üzerinden ödeneceğine dair bir açıklık getirilmemiştir.

Bu durumda, atama işlemini 13.8.1997 tarihinde tebellüğ eden davacı bu tarihten itibaren yeni kadro ünvanı için öngörülen aylığa hak kazandığından kendisine atandığı kadro ünvanı aylığının ödenmesinde hukuka aykırılık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idare temyiz isteminin kabulüyle Ankara 4. İdare Mahkemesinin 26.6.1998 günlü ve E:1998/20, K:1998/691 sayılı kararının bozulmasına, yargılama giderlerinin bozma üzerine verilecek kararda gözönünde bulundurulmasına 18.3.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.