logo yeni

İKRAMİYE ÖDEMESİNDE ESAS ALINACAK AYLIK

Aktif . Yayınlanma Mali ve Sosyal Konular

Aylık ücret kavramının gösterge (ek gösterge dahil) rakamlarının Genel Bütçe Kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarı ifade ettiğinde duraksamaya yer bulunmadığı.

Danıştay 5. Dairesinin 28.2.1989 tarihli ve E:1987/2391, K:1989/338 sayılı Kararı.

"İçtihat Metni"

Temyiz isteminde Bulunan (Davacı) : ..............

Karşı Taraf : TRT Genel Müdürlüğü

İsteğin Özeti : ........... idare Mahkemesinin 17.2.1987 günlü, E:1986/294, K: 1987/127 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Savunmanın Özeti : Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri Sürülen nedenlerin 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolunda.

Danıştay Tetkik Hakimi : Zeynep Yılmaz

Danıştay Savcısı : Nevin Gönenç

Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, davacının 1984, 1985 ve 1986 yılına ait ikramiyelerinin maaş ye tazminatın toplamı üzerinden ödenmesinin mümkün olmadığı yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

........... idare Mahkemesinin 17.2.1987 günlü E:1986/294, K:1987/127 sayılı kararıyla, 2954 sayılı Yasanın 51. maddesinde, yılda iki aylık ücret tutarını aşmamak üzere ikramiye verileceğinin öngörüldüğü, ancak aylık ücret kavramı konusunda bu yasada açıklık bulunmadığı, kamu görevlilerine, gösterge rakamı ile katsayının çarpımı sonunda bulunan aylık dışında, çeşitli adlar altında yan ödeme, çeşitli yardımlar ve hizmetin özelliklerine göre tazminatların ödendiği ancak bunların sabit ve maktu ödemeler olmadığı bu nedenle aylık ücretin sadece gösterge (ek gösterge dahil) rakımı ile katsayının çarpımı sonucunda bulunan miktarı ifade edeceği, bu kavrama diğer zam, tazminat, yardım ve yan ödemelerin dahil edilemiyeceği, bu durumda 1986 yılına ilişkin ikramiyelerin hesaplanması ve ödenmesinde aylığın esas alınmasına yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; 1984 ve 1985 yılları ikramiyelerine ilişkin istemin ise bu yıllardaki ödemeler için davacının 2577 Sayılı Yasada öngörülen altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra 3.2.1986 tarihinde davalı idareye başvurduğu ve verilen olumsuz cevap üzerine 26.3.1986 gününde dava açtığı, bu duruma göre davanın bu kısmında süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle dava kısmen esastan kısmen süre aşımı, yönünden reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin iptali için süresinde dava açtığını, yürürlükteki mevzuata göre ikramiyelerin maaş ve tazminatların toplamı üzerinden ödenmesi gerektiğini öne sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Davacının 1986 yılı ikramiyesine ilişkin istemi hakkında mahkemece verilen karar hukuk ve usule uygun olup, bozmayı gerektiren bir yön bulunmamaktadır.

Kararın 1984 ve 1985 yılı ikramiyelerinin maaş ve tazminat toplamı üzerinden ödenmesi istemine ilişkin kısmına gelince; 2577 Sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde dava açma süresinin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlıyacağı hükme bağlanmış olup, anılan yıllarda ödenen ikramiyeler için davacıya herhangi bir yazılı bildirim yapılmadığı, dosyadaki belgelerin incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu durum nedeniyle 1984, 1985 ve 1986 yıllarında ödenen ikramiyeler için 3.2.1986 tarihli başvuru üzerine, davalı idarece tesis edilen 3.3.1986 günlü işleme karşı 26.3.1986 tarihinde açılan dava süresinde olduğundan Mahkeme kararının bu noktaya ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamakta ise de, 657 sayılı Yasanın 155. maddesinde "aylık" kavramının; "Bu Kanunun 36. maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, Genel Bütçe Kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktarı ifade ettiği açıklanmış olup Kanunun 43. maddesinde de göstergelerin aylık ve ek göstergelerden oluştuğu belirtilmiş bulunmaktadır. Bu durumda aylık ücret kavramının gösterge (ek gösterge dahil) rakamlarının Genel Bütçe Kanununda o yıl için tesbit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarı ifade ettiğinde duraksamaya yer bulunmadığından davacının ikramiyelerinin maaş ve tazminatlarının toplamı üzerinden ödenmesi yolundaki istek ve iddiası haklı dayanaktan yoksun kalmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 1986 yılına ait ikramiye yönünden davacının "temyiz isteminin reddiyle ........... idare Mahkemesinin 17.2.1987 günlü, E:1986/294, K:1987/127 sayılı kararının bu kısmının onanmasına, davanın 1984 ve 1985 yıllarına ait ikramiyelere ilişkin kısmında ise davacının temyiz isteminin kabulüyle kararın bu kısmının 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin l/b bendi uyarınca bozulmasına ve uyuşmazlık sadece hukuki noktalara ilişkin bulunduğundan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca davanın bu noktaya ilişkin kısmının reddine, temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 28.2.1989 tarihinde kararın 1984 ve 1985 yıllarına ait kısmında oyçokluğu, 1986 yılına ait kısmında ise oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY

2577 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur hükmüne yer verilmektedir.

1984 ve 1985 yıllarına ait ikramiyelerinin gösterge (ek gösterge dahil) rakamı ile katsayının çarpımı sonucunda bulunan miktar üzerinden ödendiğini sözü edilen yıllara ilişkin bordrolardan öğrenen davacının, 11/1. maddeye uygun biçimde davalı idareye herhangi bir başvuruda bulunmadığı ve yasada öngörülen altmış günlük dava açma süresini geçirdikten sonra 3.2.1986 tarihinde idareye yaptığı başvuruya olumsuz cevap verilmesi üzerine 26.3.1986 tarihinde dava açtığı dosyadaki belgelerin incelenmesinden anlaşılmıştır.

Bu durumda dava konusu istemin 1984 ve 1985 yılları ikramiyelerine ilişkin kısmında süreaşımı bulunduğundan ........... idare Mahkemesince bu doğrultuda verilen 17.2.1987 günlü. E: 1986/294, K: 1987/127 sayılı kararın bu kısmında da usule hukuka aykırı bir yön" bulunmamaktadır. Bu nedenle anılan kararın yukarıdaki gerekçede eklenerek onanması gerektiği görüşüyle kararın bu noktaya ilişkin kısmına katılmıyorum.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.