logo yeni

SINAVDA HATA YAPILDIĞI GEREKÇESİYLE İDARE TARAFINDAN SINAVIN GERİ ALINMASI

Aktif . Yayınlanma KPSS, Sınav ve Nitelikler

DEVLET MEMURLUĞUNA GİRİŞ SINAVININ DÜZENLENMESİNDE İLGİLİNİN HİLESİ VE YALAN BEYANI DIŞINDA İDARECE YAPILAN HATA VE USULSÜZLÜKLERİN DÜZELTİLMESİNİN İŞLEMİN TESİS EDİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN DAVA AÇMA SÜRESİ İÇİNDE GERİ ALINMASI SURETİYLE MÜMKÜN OLDUĞU, BU SÜRE GEÇTİKTEN SONRA GERİ ALINMASININ İDARİ İSTİKRAR VE GÜVEN İLKELERİ İLE İDARE HUKUKU İÇTİHATLARINA AYKIRILIK TEŞKİL EDECEĞİ HK.

Danıştay 12. Dairesi Başkanlığının 26/04/1995 tarihli ve E:1995/2951, K:1995/1071 sayılı Kararı

KARAR METNİ

Sincan Belediyesinde aday memur olan davacı, memuriyete giriş sınavının iptal edildiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ve görevine son verildiği tarih ile göreve iade edileceği tarihe kadar hak edeceği kademe ve derece ilerlemeleri de dikkate alınmak suretiyle hesaplanacak parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.

Ankara 2. İdare Mahkemesinin 3.11.1994 günlü 1994/1841 sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4652. Maddelerinde Devlet Memurluğuna Alınma konusuna ilişkin usul ve esasların belirlendiği, adı geçen Kanunun 50. maddesinde de Devlet kamu Hizmeti ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve bu sınavda başarılı olmaları koşuluna yer verildiği, bu madde hükmü ile öngörülen Devlet memurluğuna giriş sınavının düzenlenmesinde idarece yapılan hata ve usulsüzlüklerin düzeltilmesinin, işlemin tesis edildiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde geri alınması suretiyle mümkün olduğu, bu süre geçirilip özellikle kişiler yönünden bazı sonuçların doğmasından sonra geri alınmasının idari istikrar ve güven ilkeleri ile İdare hukuku içtihatlarına aykırılık teşkil edeceği, ancak ilgilinin hilesi, hatası ve yalan beyanı sözkonusu olduğunda bu tür işlemlerin süreye bağlı olmaksızın her zaman geri alınabileceği, davacı hakkında ise bu yönde bir savın öne sürülmediği, ilgili yönetmeliğe aykırılığı iddia edilen konularda da davacının bilgisinin dahi bulunmadığı, bu durumda, 13.4.1993 tarihinde yapılan sınavın üzerinden bir yıldan fazla bir sürenin, davacının atanmasından itibaren de onbir ay gibi bir sürenin geçmesinden sonra, idarenin bizzat kendi yaptığı bir takım hatalı uygulamaları neden göstererek memuriyete giriş sınavını iptal ettiğinden bahisle davacının görevine son verilmesinde belirtilen idare hukuku ilke ve içtihatlarına uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük hakları ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

Davalı İdare; memuriyete giriş sınavının usulüne uygun olarak ilan edilmediğini, sınavın 6.4.1993 tarihinde ilan edilmesine rağmen, son müracaat tarihinin 7.4.1993 olarak belirtildiğini, oysa yönetmeliğin ilgili hükmüne göre sınavın ilanı ile en son müracaat tarihi arasında 15 günlük bir süre olması gerektiğini, sınav öncesi kurum dışından memur alınmayacağı yolunda şayia yayılması nedeniyle sınava müracaat edenlerin 907 kişi olmasına karşın 327 kişinin sınava katıldığını, sınav kağıtlarında adayların isimlerinin açık tutulduğunu, adaylardan bazılarının itirazı üzerine sınav kağıtlarında kazıntı, silinti, düzeltme yapılarak yeterli puan alamayan adayların sınavı kazanmalarının sağlandığını, yedeklerin atanmasında başarı listesindeki sıralamaya riayet edilmediğini, sınav komisyonu üyelerinin bazılarının eğitim seviyelerinin, sınava girenlerin bazılarının eğitim düzeylerinden daha düşük olduğunu, sınav kurulunun teşkiline ilişkin onayda sınav kurulu başkanı gözüken kişi yerine sınav kurulu başkanlığını başkasının yaptığını, sınav komisyonunun sınav süresince eksik üye ile çalıştığını, yeterince ortaokul lise, yüksekokul mezunu varken ilkokul mezunlarından da atananlar olduğunu, tüm bu usulsüzlükler karşısında kazanılmış haktan söz edilmeyeceğini bu nedenle tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığını öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Ankara 2 İdare Mahkemesince verilen 3.11.1994 günlü 1994/1841 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına karar verildi.

(DANDER; SAYI:90) (MT/ES)

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.