logo yeni

BELEDİYE MECLİSİ KARARIYLA KADRO İPTALİ

Aktif . Yayınlanma Kadro, Hizmet ve İntibak

BELEDİYELERİN MEMUR KADROLARININ 190 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN 5.MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN USULE UYGUN OLARAK İPTAL EDİLMESİ GEREKİP, BELEDİYE MECLİSİ KARARIYLA DAVACIYA AİT KADRONUN İPTAL EDİLMESİNDE MEVZUATA UYARLIK BULUNMADIĞI HK.<

KARAR METNİ

Kadınhanı Belediyesinde teknik hizmetler sınıfındaki teknisyen kadrosunda görev yapan davacı, belediye meclis kararı ile kadrosunun iptal edilmesi nedeniyle genel idare hizmetleri sınıfında şoför kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

Konya İdare Mahkemesinin 12.6.1991 günlü, 1991/692 sayılı kararıyla; 1580 sayılı Belediye Kanununun 83.maddesinin 10.bendi gereğince belediye memurlarının atanmaları sırasında belediye başkanlığı teklifinin belediye envümenince incelenerek karara bağlanmasının yasal zorunluluk olduğu, olayda, davacıya ait teknisyen kadrosunun belediye meclisince iptal edilmesi üzerine davacının belediye başkanı tarafından şoför kadrosuna atandığının anlaşıldığı, bu durumda davacının belediye encümenince karar alınmaksızın belediye meclisi kararına dayanılarak belediye başkanı tarafından atanmasında mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare, belediye meclisince teknisyen kadrosu iptal edildiğinden davacının kadrosuz kaldığını, 1580 sayılı Belediye Kanununun 83.maddesinde öngörülen hükmün bir kadrodan başka bir kadroya atama yapılmasına ilişkin olduğunu, oysa olayda kadrosuz kalan bir memurun atanmasının sözkonusu olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 33.maddesinin 3. ve 4. fıkralarında "İl Özel İdareleri ve belediyeler ile Bunların kurdukları birliklerin kadroları yetkili organlarınca hazırlanarak İçişleri Bakanlığının onayı ile tamamlanır.

Yukarıdaki fıkrada sözü edilen kadroların kaldırılması veya bu kadrolarda yapılacak değişiklikler de aynı usule tabidir." hükmüne yer verilmiş; daha sonra yürürlüğe giren Genel Kadro ve Usulü Hakkındaki 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Mahalli idarelerin kadroları" başlıklı 5.maddesi ile "il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamına giren memur kadroları ile ilgili usulüne uygun taleplerini bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen esaslara göre İçişleri Bakanlığına gönderirler. İçişleri Bakanlığı; uygun gördüğü kadro istekleri hakkında Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve Devlet Personel Dairesinin görüşlerini alır.

Buna göre Bakanlıkca hazırlanan kadro teklifleri bahis konusu görüşler aynen eklenerek Başbakanlığa sunulur. Uygun görülen kadrolar Bakanlar Kurulu kararı ile ihdas edilir." hükmü getirilerek bu konuda yeni bir düzenleme yapılmış ve aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kaldırılan Hükümler" başlıklı 14.maddesinde 1322 sayılı Genel Kadro Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiştir.

Her ne kadar, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede kadroların iptaline veya değiştirilmesine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de; anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 1.maddesinde yer alan "Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadroların ihdası, iptali ve kullanılmasına dair esas ve usulleri düzenlenmektedir." hükmü karşısında kadroların ihdası sırasında izlenen usule kadroların iptali veya değiştirilmesinde de uyulması gerektiği açıktır.

Olayda, teknisyen kadrosunda bulunan davacının, belediye meclisinin 4.6.1990 günlü, 3 sayılı kararı ile kadrosunun iptal edilmesi üzerine şoför kadrosuna atandığı dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.

Bu durumda, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5.maddesinde öngönülen usulü uyulmak suretiyle davacıya ait kadronun iptal edilmesi gerekirken, anılan maddede belirlenen usule uyulmaksızın Belediye Meclisi kararıyla davacıya ait kadronun iptal edilmesinde ve buna dayalı olarak davacının şoför kadrosuna atanması yolunda tesis edilen işlemde mevzuata uyarlık bulunmamakta olup, dava konusu işlemi belediye encümen kararı alınmaksızın tesis edildiği gerekçesiyle iptal eden İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesince kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına karar verildi.

(DANDER; SAYI:91) (MT/NÇ)

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.