logo yeni

MEMUR AYLIKSIZ İZİNDE AVUKALIK STAJI YAPABİLİR Mİ?

Aktif . Yayınlanma İzin

Özeti : Aylıksız izinli iken avukatlık stajını tamamlayan kamu görevlisinin avukatlık ruhsatnamesi talebinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2014 tarihli ve Esas No: 2010/3468 Karar No: 2014/124 sayılı Kararı

Temyiz Eden (Davacı): Adalet Bakanlığı

Karşı Taraf (Davalı) : Türkiye Barolar Birliği

Vekili    :              Av. ...

Davalı Yanında Davaya Katılan : ...

İstemin Özeti : Ankara 14. İdare Mahkemesi'nin 30/06/2010 günlü, E:2010/850, K:2010/955 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması, davacı tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Mustafa Karabulut

Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava; Tokat Barosu Yönetim Kurulunun ...'ın Baro Levhasına yazılması yolundaki kararını uygun bulan Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun, bu kararında ısrar etmesine ilişkin 05/11/2006 günlü, 5900-7 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 14. İdare Mahkemesince; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 3. maddesinde, avukatlığa kabul için, avukatlığa engel bir halin bulunmaması gerektiğinin hükme bağlandığı; 5. maddesinde, avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işle uğraşmanın mesleğe kabulde engel olduğunun belirtildiği; 11. maddesinde de, aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görevin avukatlıkla birleşmeyeceği hükmüne yer verildiği; alıntısı yapılan hükümler uyarınca, avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işte çalışmama şartının avukatlık mesleğini icra edebilmek için aranan bir koşul olduğu, aksi bir düşüncenin kabulünün, avukatlık ruhsatnamesini aldıktan sonra herhangi bir nedenle baro levhasından kaydını sildirmek suretiyle avukatlık mesleğinden ayrılan ve başka bir işte çalışmaya başlayan kişilerin avukatlık ruhsatnamelerinin iptal edilmesi sonucunu doğuracağı, bununla birlikte avukatlık ruhsatnamesi verilmesinin memuriyetle birlikte avukatlık mesleğinin icra edilebileceği anlamına gelmeyeceği anlaşıldığından, usulüne uygun olarak avukatlık stajını tamamlayan ve staj bitim belgesi idarece de geçerli kabul edilen ilgilinin baro levhasına yazılması kararını uygun bulan dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Anılan karar, Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/12/2008 günlü, E:2008/3355, K:2008/8274 sayılı kararıyla; Tokat Defterdarlığında memur olan davacının bir yıl ücretsiz izin alarak yaptığı avukatlık stajı sonrasında yaptığı başvuru üzerine Baro Levhasına yazıldığının anlaşıldığı, 1136 sayılı Kanun hükümleri gereği ilgilinin avukatlık mesleğine kabul edilmesi için avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işle uğraşmaması gerektiğinden, devlet memuru olan bir kişinin aylıklı bir işle uğraşması nedeniyle bu görevin avukatlıkla birleşmesinin olanaksız olduğu, bu olanaksızlığın görevle ilişki tamamen kesilene değin süreceği, kamu görevlisinin izin, hastalık gibi durumlarında da kadrosuyla bağlantısı ve dolayısıyla kamu görevlisi olma durumu sürdüğünden, böyle bir kişinin avukatlık yapamayacağı; aylıksız iznin de bir izin türü olduğu, aylıklı kadrolu görevle ilişkiyi ortadan kaldırmadığı, bu durumda, aylıksız iznin, geçici bir süre görevden izinli olma durumunu oluşturduğu ve aylıklı (kadrolu) bir görevde bulunma konumunda değişiklik yaratmadığından avukatlığa ve dolayısıyla staja engel oluşturduğu anlaşıldığından, avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işi yürüten şahsın baro levhasına yazılması talebini kabul eden kararı uygun bulan dava konusu işlemde ve aksi yönde değerlendirmeyle davayı reddeden idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, Ankara 14. İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak davanın reddi yolundaki ilk kararında (Israr kararında sehven ... adlı kişiyle ilgili işlemden söz edilmişse de dava konusu işlemin, ...'ın Baro Levhasına yazılması yolundaki kararı uygun bulan Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun, bu kararında ısrar etmesine ilişkin 05/11/2006 günlü, 5900-7 sayılı işlemi olduğu açıktır.) ısrar etmiştir.

Davacı, Ankara 14. İdare Mahkemesi'nin 30/06/2010 günlü, E:2010/850, K:2010/955 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Ankara 14. İdare Mahkemesi'nin 30/06/2010 günlü, E:2010/850, K:2010/955 sayılı ısrar kararının onanmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/01/2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyize konu Ankara 14. İdare Mahkemesinin 30/06/2010 günlü, E:2010/850, K:2010/955 sayılı kararının; Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/12/2008 günlü, E:2008/3355, K:2008/8274 sayılı kararındaki gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.