logo yeni

MÜSTAFİ SAYMAYA İLİŞKİN 10 GÜNLÜK SÜREYE HAFTASONLARININ DAHİL OLACAĞI

Aktif . Yayınlanma Göreve Son Verme

Özeti : 1- idare Mahkemesi kararında, davacının istese de görevinin başında olamayacağı haftasonu tatiline isabet eden 2 gün düşüldüğünde, müstafi sayılması için kanunla aranan 10 günlük süreye ulaşmadığı belirtilmekte ise de, yasa hükmünde yer verilen "görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde" ifadesinden anlaşılacağı üzere, sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin dikkate alınmaması halinde kesintisiz olarak 10 gün göreve gelmeme durumunun fiilen mümkün olamayacağı, bu nedenle sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin de dikkate alınması gerektiği,

2- Öte yandan, davacı tarafından davalı idareye sunulan üç adet muayene formuna göre, farklı tarihlerde "üriner sistemin diğer tanımlanmış bozuklukları", "Baş Dönmesi- Vertigo" ve "renal kolik" tanısıyla tedavi gördüğü hususları gözetildiğinde, davacının mesaiye devamsızlığının özürsüz bir şekilde olduğu veya haklı bir nedene dayanmadığının ileri sürülemeyeceği, dolayısıyla davacının, mazeretsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın 10 gün süreyle görevini terk ettiğinden bahisle müstafi sayılarak görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

Danıştay 16. Dairesinin 03/03/2015 tarihli ve E: 2015/9334, K: 2015/500 sayılı Kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar): 1- Adalet Bakanlığı

2- İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı

Karşı Taraf (Davacı) : ...

İsteğin Özeti : İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin 30.04.2014 günlü, E:2013/1760, K:2014/683 sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Kevser Özbay

Düşüncesi : Olayda, davacının 10 gün süreyle görev yerine gitmediği, belirtilen süre içerisinde üç farklı günde kısa süreli muayene için hastaneye gitmiş olmasının, gün boyunca görev yerine uğramayan davacı için haklı bir mazeret kabul edilemeyeceği, kaldı ki hastane kayıtlarından birinin mesai saatleri dışında yer aldığı, bu durumda, görevini terk etmesini haklı kılacak nitelikte kurumlarınca kabul edilebilir bir mazereti olmayan davacının 10 gün süreyle görevini terk ettiğinden bahisle müstafi sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi gerekçesinde de hukuka uyarlık görülmediğinden, kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onaltıncı Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği görülerek yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

Dava; İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu'nda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta olan davacının, 10.07.2013-19.07.2013 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinden bahisle müstafi sayılmasına ilişkin İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 09.10.2013 tarih ve 2013/2497 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin 30.04.2014 günlü, E:2013/1760, K:2014/683 sayılı kararıyla, davacının 10.07.2013-19.07.2013 tarihleri arasında göreve gitmediği sabit olmakla birlikte, görevine gitmediği bu günlerden cumartesi ve pazar günlerine isabet eden 13.07.2013 ve 14.07.2013 tarihlerinin haftasonu tatiline rastladığı ve bu tarihlerde davacının nöbetçi olmadığı ve mesaisinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının görevinin başında olması gerekirken görevine gelmediği ve terk ettiği günlerin sayısının istese de görevinin başında olamayacağı haftasonu tatiline isabet eden 2 günlük kısmı düşüldüğünde müstafi sayılması için Kanunla aranan 10 günlük süreye ulaşmadığı, diğer yandan, davalı tarafından davacının göreve gelmediği sürelerin ortasında kalan 13.07.2013 ve 14.07.2014 günlerinin müstafi sayılma süresi olan 10 günlük süreye dahil edilmesi gerektiği, aksi halde var olan hukuki görüşlerden hareketle Kanunun aradığı kesintisiz olarak 10 gün göreve gelmemenin fiilen mümkün olamayacağı ileri sürülmekte ise de, örneğin ülkemizde sıkça yaşanan 9 günlük resmi bayram tatili öncesi bir gün ve sonrası bir gün olmak üzere toplamda 2 günlük mesai gününde görevine gelmeyen bir Devlet memurunun görevinden çekilmiş sayılmasına karar verilebileceği, bu durumun ise Kanunun amacına ters düşen bir durum olacağının izahtan vareste olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesinde müstafi sayılmak için öngörülen "bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinin" memurun mesaiye gelmekle mükellef olduğu halde gelmediği çalışma günlerinde aralıksız olarak devam etmesi halinin anlaşılması gerektiği, bu nedenle davacının görevinin başında olması gerekirken görevini terk ettiği gün sayısının, Kanunda aranan 10 günlük süreye ulaşmadığının anlaşılması sebebiyle müstafi sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idareler, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinde; "Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. Çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir. Olağanüstü mazeretle çekilenler, üstüne haber vermek şartiyle bir ay kaydına tabi değildirler." hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; infaz ve koruma memuru olan davacının, görev yaptığı İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu Müdürlüğünce, 10.07.2013-19.07.2013 tarihleri arasında görevine gelmediğinin tespiti ve her gün için tutanak tutulması üzerine gereğinin yapılması için 04/10/2013 tarihli yazı ile tutanakların İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'na gönderildiği, Komisyon Başkanlığı'nın 09.10.2013 tarih ve 2013/2497 sayılı kararı ile davacının, 10.07.2013-19.07.2013 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinden bahisle müstafi sayılmasına karar verildiği, anılan kararın 07.11.2013 tarihli Bakanlık Olur'u ile onaylanması üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, davacı tarafından 04.10.2013 tarihli dilekçe ekinde İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'na sunulan üç adet muayene formunda, 13.07.2013 tarihinde Menemen İlçe Devlet Hastanesi Acil Polikliniği'nde "üriner sistemin diğer tanımlanmış bozuklukları" tanısıyla tedavi gördüğü, 17.07.2013 tarihinde Menemen Yaşam Tıp Merkezi'nde Baş Dönmesi-Vertigo tanısıyla enjeksiyon tedavisi uygulandığı, 18.07.2013 tarihinde Menemen Yaşam Tıp Merkezi'nde "renal kolik" tanısıyla enjeksiyon tedavisi uygulandığı hususları gözetildiğinde, davacının mesaiye devamsızlığının özürsüz bir şekilde olduğu veya haklı bir nedene dayanmadığının ileri sürülemeyeceği, dolayısıyla davacının, mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın 10 gün süreyle görevini terk ettiğinden bahisle müstafi sayılarak görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, İdare Mahkemesince, davacının 10.07.2013-19.07.2013 tarihleri arasında göreve gitmediği sabit olmakla birlikte, görevine gitmediği bu günlerden cumartesi ve pazar günlerine isabet eden 13.07.2013 ve 14.07.2013 tarihlerinin haftasonu tatillerine rastladığı ve bu tarihlerde davacının nöbetçi olmadığı ve mesaisinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının terk ettiği günlerin sayısının istese de görevinin başında olamayacağı haftasonu tatiline isabet eden 2 günlük kısmı düşüldüğünde, müstafi sayılması için Kanunla aranan 10 günlük süreye ulaşmadığı ileri sürülmekte ise de, yukarıda sözü edilen yasa hükmünde yer verilen "görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde" ifadesinden anlaşılacağı üzere, sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin dikkate alınmaması halinde kesintisiz olarak 10 gün göreve gelmeme durumunun fiilen mümkün olamayacağı, bu nedenle sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin de dikkate alınacağı açıktır.

Bu durumda, davacının görevini terk ettiği gün sayısının, Kanunda aranan 10 günlük süreye ulaşmadığı yönündeki mahkeme kararı gerekçesinde hukuki isabet görülmemekte ise de dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararı sonucu itibariyle hukuka uygun bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz isteminin reddiyle İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan 30.04.2014 günlü, E:2013/1760, K:2014/683 sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idareler üzerinde bırakılmasına, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.