logo yeni

ŞARTLARI TAŞIMADAN GÖREVDE YÜKSELEN PERSONELİN GÖREVDEN ALINMASI

Aktif . Yayınlanma Görevde Yükselme

Özeti: Girdiği görevde yükselme sınavında başarılı olan ve şef pozisyonuna atanan davacının, anılan sınava katılma koşulunu taşımadığından bahisle atamasının iptal edilerek memur pozisyonuna atanmasına ilişkin işlemde hukuka ve idari istikrar ilkesine uyarlık bulunmadığı hakkında.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27.09.2012 tarih ve E:2007/2309, K:2012/1293 sayılı Kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): PTT Genel Müdürlüğü

Vekilleri: Av. … - Av. …

Karşı Taraf (Davacı) : …

Vekili: Av. …

İstemin Özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 9.5.2007 günlü, E:2004/6581, K:2007/2231 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması, davacı tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Şehnaz Gençay Karabulut

Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava; davacının şef pozisyonuna yapılan ataması iptal edilerek memur pozisyonuna atanmasına ilişkin 05.05.2004 günlü, 4624 sayılı işlem ile PTT Yönetim Kurulunca kabul edilen 25.10.1996 günlü, 12577 sayılı "PTT Personelinin Unvan Yükselmesinde Uygulanacak Esaslar"ın 5. Maddesinde yer alan "...herhangi bir nedenle branş değişikliği yapmış olan personel son bir yıl (geçici görevler dahil) sürekli olarak görev yaptığı branşta sınava iştirak edebilir." cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Beşinci Dairesinin 09.05.2007 günlü, E:2004/6581, K:2007/2231 sayılı kararıyla; davaya konusu Esasların iptal istemine ilişkin kısmında kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık görülmediği; davacının, Yatağan Merkez Müdürlüğü memuru olarak görev yapmakta iken, 03.07.1995 tarihinde Muğla Başmüdürlüğü emrinde görevlendirildiği; 15.6.1996 tarihinde yapılan Unvan Yükselme Sınavı'na, Personel ve İdari İşler Müdürlüğü'ndeki şef (personel) pozisyonu için katıldığı ve sınavda başarılı olması üzerine 17.6.1996 tarihinde şef pozisyonuna atandığı; 06.02.2004 günlü, 9 sayılı soruşturma raporunda, adı geçenin, Başmüdürlük'te geçici görevle görevlendirildiği 3.7.1995 tarihi ile sınavın yapıldığı 15.06.1996 tarihleri arasında, sınava girdiği branştaki aralıksız çalışma süresinin 11 ay 12 gün olduğunun ve o branşta son bir yılını tamamlamadan 18 gün önce sınava girdiğinin; ayrıca, o tarihte ilgilinin aynı branşta aralıklı olarak bekleme süresi (Esaslar'a göre) 5 yıl iken, adı geçenin aralıklı toplam hizmet süresinin 4 yıl 3 ay 5 gün olduğunun ve bu suretle anılan süreyi tamamlamadığının saptandığı; soruşturmayı yapan Başmüfettiş tarafından, dava konusu Esaslar'ın 23. maddesi doğrultusunda, davacının gerekli koşulları taşımaması nedeniyle şef pozisyonuna yapılan ataması iptal edilerek memur pozisyonuna atanmasının önerilmesi üzerine, dava konusu 05.05.2004 günlü atama işleminin tesis edildiğinin anlaşıldığı; her ne kadar, unvan yükselme sınavına katıldığı tarih itibarıyla son olarak çalıştığı branşta bir yıllık aralıksız çalışma süresini ve aynı branşta aralıklı toplam bekleme süresini tamamlamadığı halde davacının sınava katıldığı açık ise de; adı geçenin, sınavda başarı sağladığı, süre koşulunu taşımamasına rağmen sınava kabul edilmesinde bir hilesinin bulunmadığı, atandıktan sonra yaklaşık 7 yıl 9 ay süreyle şeflik yaptığı ve bu suretle aralıklı toplam bekleme süresinin ve aralıksız çalışma süresinin noksan kalan bölümlerini de tamamlamış olduğu dikkate alındığında, davacının şef pozisyonuna yapılan atamasının iptali suretiyle memur pozisyonuna atanmasında hukuka ve idari istikrar ilkesine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, davacının memur pozisyonuna atanmasına yönelik işlemin ise iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare, anılan kararın iptale ilişkin kısmını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Danıştay Beşinci Dairesinin 09.05.2007 günlü, E:2004/6581, K:2007/2231 sayılı kararının belirtilen kısım yönünden onanmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.09.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Baştaki atama koşullarını taşımadığının sonradan anlaşılması üzerine şef pozisyonuna yapılan atamanın geri alınmasına ilişkin uyuşmazlıkta; her ne kadar davacının bu atama tarihinde mevzuatta öngörülen, sınava girdiği branştaki aralıksız çalışma süresi şartı ile aynı branşta bekleme süresi şartını taşımadığı açık ise de, geri alma işleminin 7 yıl 9 ay sonra yapılmasının idari istikrar ilkesi ile bağdaşmadığı ve usulsüz atamada hilesinin bulunmadığı gerekçesi ile ilk derece yargı yerince sözkonusu geri alma işleminin iptal edildiği görülmektedir.

Her kamu görevlisinin her türlü personel mevzuatını tüm ayrıntısıyla bilmesi beklenemese de, kamu görevlilerinin görevleri itibariyle bilmeleri gereken ve uygulamakta oldukları mevzuatı bilmedikleri varsayılamaz.

Somut olayda ise davacının aynı idarede Personel ve İdari İşler Müdürlüğünde şeflik pozisyonuna başvurduğu ve üstelik dosyanın incelemesinden davacının bu sınava başvurduğu tarihte Muğla Başmüdürlüğünde Personel ve İdari İşler Müdürlüğü memuru olarak çalışmakta olduğu anlaşılmaktadır. Personel Müdürlüğünde çalışmakta olan ve Personel işlerinden sorumlu şef olmak üzere başvuran bir kimsenin bu göreve atanmak için asgari çalışma sürelerini bilemeyeceğini iddia etmesi iyi niyet ve dürüstlük kuralı ile bağdaştırılamaz.

O halde, ilgilinin bu kuralları bilmediği değil, bildiği varsayılmalıdır. Bu durumun ise idareyi yanıltma olarak kabul edilmesi gerektiğinden, idarenin söz konusu işlemi hiçbir süre sınırlamasına tabi olmadan, her zaman geri alabileceğinin kabulü gerekmektedir.

Bu nedenle davada idari istikrar ilkesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz talebinin kabul edilmesi ve davanın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılamıyorum.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.