logo yeni

YENİDEN ÇALIŞILMASI HALİNDE EMEKLİ AYLIĞININ KESİLMESİ

Aktif . Yayınlanma Emeklilik

EMEKLİ SANDIĞINDAN EMEKLİ AYLIĞI ALMAYA BAŞLADIKTAN SONRA, SERMAYESİNİN YÜZDE ELLİSİNDEN FAZLASI KAMUYA AİT BİR KİT OLAN TÜRK HAVA YOLLARI A.O. ' DA İŞ SÖZLEŞMESİ İLE PİLOT OLARAK ÇALIŞMAYA BAŞLAYAN DAVACININ EMEKLİ AYLIĞININ, 5335 SAYILI KANUN'UN 30. MADDESİ UYARINCA KESİLMESİNDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI;

Danıştay 11. Dairesinin 25.5.2007 tarihli ve E:2006/9987, K:2007/5559 sayılı Kararı.

İçtihat Metni

Türk Hava Kuvvetlerinden emekli olduktan sonra, Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığında sözleşmeli statüde pilot olarak göreve başlayan davacının, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Ek 11. maddesi hükmü uyarınca alınmış Bakanlar Kurulu Kararına istinaden ödenen emekli aylıklarının, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25/f maddesi hükmü uyarınca kesilmesine, Emekli Sandığının sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasına son verilmesine, bundan böyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümleri uyarınca tüm sigorta kolları primlerinden sorumlu tutulmasına ve buna bağlı olarak sağlık hizmetleri yönünden Sosyal Sigortalar Kurumuyla ilgilendirilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan dava sonunda, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 14.2.2006 gün ve E:2005/383, K:2006/149 sayılı kararıyla; gerek 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik aylığı alanların bu aylıkları kesilmeksizin çalıştırılamıyacaklarına ilişkin 25/f maddesi, gerekse aynı düzenlemeyi içeren 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi hükmü karşısında, davacının emekli aylığının kesilmesi işleminde ve bunun sonucu olarak Sandık sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasına son verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu işlemlere ilişkin kısmı yönünden reddine, davanın tüm sigorta kolları primlerinden sorumlu tutulmasına ve buna bağlı olarak sağlık hizmetleri yönünden Sosyal Sigortalar Kurumuyla ilgilendirilmesine ilişkin kısmı yönünden ise, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 134. maddesi hükmü uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait bulunduğu gerekçesiyle görev yönünden reddine hükmedilmiştir. Davacı vekili tarafından, dava konusu işlemlerin dayanağı olarak gösterilen 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek itirazen Anayasa Mahkemesine başvurulması ve usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur..

Danıştay Tetkik Hakimi: Abdurrahman Şimşeksoy

Düşüncesi:Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı: Mehmet Ali Samur

Düşüncesi:İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabiimesi için, 2577.sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Davacının emekli aylığının Yasayla öngörülen hükümler doğrultusunda kesildiği ancak, emekli aylığı kesilenlerin aynı zamanda Sandık tarafından sağlanan sağlık hizmetlerinin de kesileceğine dair açık bir hükme yer verilmediğinden, Sandık Sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılmasına hukuken olanak bulunmamakta ise de, Sosyal Sigortalar Kurumu ile tüm sigorta kolları üzerinden ilgilendirilmiş olan davacının, aynı kurumun sağlık hizmetlerinden de yararlandırılacak olması nedeniyle bu husus ile temyiz dilekçesinde öne sürülen diğer hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince, davacı vekilinin Anayasaya aykırılık iddiaları ciddi görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının, davacının emekli aylığının kesilmesine ilişkin işleme yönelik olarak tesis olunan hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.

Kararın, davacının Sandık sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasına son verilmesine, tüm sigorta kolları primlerinden sorumlu tutulmasına ve buna bağlı olarak sağlık hizmetleri yönünden Sosyal Sigortalar Kurumuyla ilgilendirilmesine ilişkin kısmına gelince; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunun geçici 139. maddesinde, Sandıktan emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanların, muayene ve tedavilerinin Sandıkça karşılanacağı hükme bağlanmıştır.

Olayda, davacının Türk Hava Kuvvetlerinden emekli olduktan sonra, Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığında sözleşmeli statüde pilot olarak göreve başlaması nedeniyle 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25/f maddesi ve 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi uyarınca emekli aylığı kesilmiş olması nedeniyle Sandık sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasına son verilmiş ise de, anılan yasa hükümleri uyarınca davacının emekli aylıklarının kesilmesi, emekli aylığı ödemelerinin belirsiz bir süreyle askıya alınması sonucunu yaratır. Zira sözleşmesinin feshedilmesi halinde Emekli Sandığınca emekli aylıklarının yeniden ödenmeye başlanacağı açıktır. Bu itibarla, aylıkların kesilmesi, davacıyı "Sandıktan emekli aylığı bağlanmış" biri konumundan çıkarmış sonucunu doğurmayacağından Sandık sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasına son verilmesini gerektirmez.

Nitekim, 5434 say ılı Kanunun birinci fıkrasının (a) bendinde, 31.3.2006 tarih ve 26125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5473 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile Emekli Sandığınca muayene ve tedavileri karşılanacak olanlar kapsamına, 5335 sayılı Kanun hükümleri uyarınca emekli aylığı kesilenlerin de dahil edildiği görülmektedir.

Buna göre, davacının emekli aylığının kesilmesine bağlı olarak, Sandık sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasına son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Davacının, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun hükümleri uyarınca tüm sigorta kollarından sorumlu tutulmasına ve buna bağlı olarak sağlık hizmetleri yönünden Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilişkilendirilmesine gelince;

Maddi olay incelendiğinde, uyuşmazlığın 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun uygulanmasından değil, 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25. maddesinin (f) bendinin ve bu hükmün yürürlükten kalkmasından sonra aynı yönde düzenleme getiren 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin uygulanmasına ilişkin işlemlerden kaynaklanmış olduğu görüldüğünden, Sosyal Sigortalar Kanunun 134. maddesinde yer alan ve bu Kanundan doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkemeyi belirleyen istisnai kuralın kapsamına girmeyen ve idare hukukunun uygulanması sonucu kamu gücüne dayanılarak tesis edilmeleri nedeniyle idari işlem niteliğinde oldukları açık olan dava konusu işlemlere karşı açılan davanın görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kısmen kabulüyle, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 14.2.2006 gün ve E:2005/383, K:2006/149 sayılı kararının, davacının emekli aylığının kesilmesine ilişkin işleme yönelik olarak verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığından, kararın bu kısmının onanmasına, davacının Sandık hizmetlerinden yararlandırılmasına son verilmesine, tüm sigorta kollarından sorumlu tutulmasına ve buna bağlı olarak sağlık hizmetleri yönünden SSK ile ilgilendirilmesine ilişkin işlemlere yönelik kısmında ise usul ve yasa hükümlerine uyarlık bulunmadığından, kararın bu kısmının bozulmasına, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesin, 25.5.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.