logo yeni

İŞ KANUNU HÜKÜMLERİNE GÖRE GENEL MÜDÜR OLARAK ÇALIŞAN KİŞİNİN MAKAM TAZMİNATI

Aktif . Yayınlanma Ek Gösterge ve Tazminatlar

Danıştay 11. Dairesi Başkanlığının 20.2.2008 tarihli ve E:2007/3962, K:2008/1651 sayılı Kararı. 

Özeti : Genel müdürler için öngörülen makam tazminatından yararlanabilmenin ön koşulu, 657 sayılı Kanun’a tabi genel müdür kadrosunda çalışmak olduğundan, özel hukuka göre faaliyette bulunan, 190 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde, kadroları yer almayan İSFALT A.Ş. 'de 1475 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre genel müdür olarak çalışan davacının makam tazminatından yararlanamayacağı hakkında. 

 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürülüğü)

            Vekili                : Av. …

            Karşı Taraf (Davacı)      : …

            Vekili                : Av. …

            İsteğin Özeti    : Emekli Sandığı emeklisi olan davacıya İstanbul Asfalt Fabrikası San. ve Tic. A.Ş'de yapmış olduğu "Genel Müdürlük" görevinden dolayı ödenmekte olan makam ve temsil tazminatının emekli olduğu 15.3.2005 tarihi ile 31.3.2006 tarihleri arasındaki dönem için borç çıkarılarak Nisan 2006 tarihinden itibaren aylıklarından kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle açılan davada, Ankara 6. İdare Mahkemesi 15.11.2006 gün ve E:2006/160, K:2006/2077 sayılı kararıyla, davacının görev yaptığı İstanbul Asfalt fabrikaları San. ve Tic. A.Ş.'nin 5434 sayılı Kanunun 12. maddesinin 1. işaretli fıkrasında sayılan emekli Sandığına tabi kuruluşlardan olduğu, 657 sayılı Kanunun Ek 26/a maddesinin, kanuna ekli 4. sayılı Cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara makam tazminatının ödeneceği yolundaki hükmüne göre maddede belirtilen unvanlarda bulunmanın makam tazminatı ödenmesine esas olduğu, bu unvanlara atanma şekli ile ilgili bir kısıtlama getirilmediği, buna göre davacının genel müdürler için öngörülen 7000 makam tazminatı ile 4505 sayılı Kanun ile bu kanun uyarınca çıkarılan 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca 17.000 temsil tazminatı göstergesinden yararlandırılması gerektiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile aylıklarından yapılan kesintiler ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir. Davalı idare vekili tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

            Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi : Sevil Karakaya

            Düşüncesi         : Temyiz isteminin kabul edilerek mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı : Mehmet Ali Gümüş

            Düşüncesi         : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince  işin gereği görüşüldü:

            Dava, Emekli Sandığı Emeklisi olan davacıya İstanbul Asfalt Fabrikası San. ve Tic. A.Ş'de yapmış olduğu "Genel Müdürlük" görevinden dolayı ödenmekte olan makam ve temsil tazminatının emekli olduğu 15.3.2005 tarihi ile 31.3.2006 tarihleri arasındaki dönem için borç çıkarılarak Nisan 2006 tarihinden itibaren aylıklarından kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle açılmıştır.

            T.C. Anayasasının 128. maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.

            657 sayılı Devlet Memurları Kanununa 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10. maddesiyle eklenen Ek 26. maddenin 1. fıkrasında; bu Kanuna ekli (IV) sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği belirtilmiştir.

            Sözü geçen hükmün değerlendirilmesinden; genel müdürler için öngörülen  makam tazminatından yararlanabilmenin ön koşulunun ''657 sayılı Yasaya tabi Genel Müdür kadrosunda'' çalışmak olduğu anlaşılmaktadır.

            Dava dosyasının incelenmesinden, davacının TEKEL Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş'de şube müdürü olarak çalışmakta iken 8.11.1999 tarihinde istifaen bu görevden ayrıldığı ve İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi ve Tic. A.Ş Yönetim Kurulunun 27.10.1999 tarihli ve 10-5 sayılı kararı ile bu kuruma Genel Müdür olarak atandığı, bu atama sebebiyle davacının Emekli Sandığıyla ilgilendirilmesi için yaptığı başvurunun davalı idarece reddi üzerine açılan davada Mahkemece verilen 25.5.2001 tarih ve E:2001/1141, K:2001/697 sayılı karar üzerine 5434 sayılı Kanunun 192. maddesi uyarınca Emekli Sandığı ile ilgilendirildiği, 12.12.2005 tarihli dilekçesi ile emeklilik talebinde bulunması, 1.3.2005 tarih ve 13 sayılı emekliye sevk onayı üzerine davalı idarece davacıya 25 yıl 6 ay 15 gün hizmetine karşılık tespit edilen 1. derece 4. kademe + 3600 ek gösterge intibakı üzerinden emekli aylığı bağlandığı, ancak, davacının İstanbul Asfalt Fabrikaları San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürlüğü görev ünvanı için görülen +6400 ek göstergeden yararlanma talebi ile davalı idare aleyhine açtığı davanın Ankara 5. İdare Mahkemesinin 7.10.2004 tarih ve E:20004/2788, K:2004/1559 sayılı kararı ile davacının lehine sonuçlanması nedeniyle ek göstergesinin 6400 olarak tadil edildiği, daha sonra davalı idare Yönetim Kurulu'nun 24.3.2005 tarih ve 2002 sayılı kararı uyarınca Genel Müdür unvanı için öngörülen makam ve temsil tazminatı uygulanmak suretiyle Emekli aylıklarının tadil edildiği, ancak Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 5.5.2005 tarih ve 8110 sayılı yazıları ile Yönetim Kurulunun 2.12.2005 tarih ve 665 sayılı kararı esas alınarak 5434 sayılı Kanunun 192. maddesi uyarınca Sandıkla ilgisinin devamı sağlanan davacının İstanbul Asfalt Fabrikaları Tic. A.Ş.'ne genel müdür olarak müşterek kararname ile atanmayıp bu şirketin yönetim kurulu kararıyla atanması nedeniyle makam ve temsil tazminatından yararlandırılamayacağından bahisle makam ve temsil tazminatı kesilerek davacıya ödenen 12.354.27 YTL'nin yersiz ödendiği ileri sürülerek davacı adına borç çıkarıldığı ve borcun aylıklarından kesilmesine başlandığı, belirtilen işlemlerin iptali ile aylıklarından yapılan kesinti ve yoksun kalınan makam ve temsil tazminatlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, mahkemece dava konusu işlemin iptali ile parasal hak talebinin kabulü üzerine davalı idarece mahkeme kararının temyiz edildiği anlaşılmaktadır.

            Anayasanın yukarıda belirtilen hükmü uyarınca kamu görevlilerinin yaptıkları kamu hizmetiyle irtibatını sağlayan kadronun kanunla ihdas edilmesi zorunluluğu ve 25.6.1981 tarih ve 7371 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 23.4.1981 tarih ve 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama usuluüne ilişkin Kanunun 2. maddesinde söz konusu kanuna ekli (I) sayılı Cetvelde gösterilen unvanları taşıyan görevlere Bakanlar Kurulu Kararı ile (II) sayılı Cetvelde gösterilen unvanları taşıyan görevlere ise müşterek kararla atama yapılacağı, (II) sayılı Cetvelde ise, "Genel müdür ve yardımcılarının" da sayılması karşısında sermayesinin büyük kısmı kamuya ait olmakla beraber tamamen özel hukuk hükümlerine göre kurulan Belediye iştiraklerinin ihtiyaçlarına göre yönetim kurulu kararıyla  istihdam edilen görevlilerin bağlı bulundukları pozisyon veya unvanlarının, kanunla ihdas edilmesi gereken kadro kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

            Olayda, mahkemece davacının daha önce Emekli Sandığı ile ilgilendirildiği ve ek göstergesinin de genel müdür olarak belirlendiği ve davacının genel müdür olarak çalıştığı A.Ş'nin 5434 sayılı Kanunun 12. maddesinin (j) bendi kapsamında sayılan Emekli Sandığına tabi kuruluşlardan olduğu ve davacının atanma şeklinin üçlü kararname ile olmayıp yönetim kurulu kararıyla olmasının makam tazminatı almasında önem arzetmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile parasal hak talebinin kabulüne hükmedilmiş ise de, davacının genel müdürlük yaptığı İSFALT San. Tic. Anonim Şirketinin özel hukuk hükümlerine göre faaliyet göstermesi, personelinin kadrosunun 190 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde ekli cetvellerde yer almaması, davacının İSFALT San. Tic. Anonim Şirketinde 1475 sayılı İş kanunu hükümlerine tabi olarak çalışması karşısında, 657 sayılı Kanunun 26. maddesinde ve buna bağlı (IV) sayılı Cetvelden kaynaklanan bir parasal hak olan makam tazminatı ve 4505 sayılı Kanun ile bu kanun uyarınca çıkarılan 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca bu tazminata bağlanan temsil tazminatından faydalandırılmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

            Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun sistematiğinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, Kanunun IV sayılı Cetvelinde yer alan ve makam tazminatını hak eden görevlerde bulunanların bu görevlere yine 2451 sayılı Kanunun 2. maddesiyle öngörülen şekilde müşterek kararname ile atanmalarının da şart olduğu açık olup, davacının Yönetim kurulu kararıyla genel müdürlük görevine atanması da 657 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığını göstermektedir.

            Bu durumda; 15.3.2005 - 31.3.2006 tarihleri arasında 657 sayılı Yasaya tabi Genel Müdür kadrosunda çalışmadığı anlaşılan davacının, atandığı genel müdür kadrosunda iken  657 sayılı Yasanın ek 26. maddesi uyarınca Genel Müdürlük kadrosu için belirlenen  makam ve temsil tazminatından yararlandırılmayarak borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle  birlikte ödenmesine karar veren mahkeme kararında mevzuata ve hukuka uyarlık görülmemiştir.

            Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 15.11.2006 gün ve E:2006/160, K:2006/2077 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 20.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.