logo yeni siyah

DİSİPLİN CEZASININ GERİ ALINARAK BAŞKA CEZA VERİLMESİ

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Davacının daha önce disiplin amirince uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bir fiilden dolayı, itiraz edilmeksizin kesinleşen uyarma cezasının kaldırılarak, devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde, hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

Danıştay 12 Dairesinin 26.3.2007 tarihli ve E:2006/3521, K: 2007/1413 sayılı Kararı.

İçtihat Metni

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...

Vekili: Av....

Karşı Taraf: Adalet Bakanlığı

İsteğin Özeti: Zonguldak İdare Mahkemesinin 17.5.2006 günlü E:2005/718, K:2006/823 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı

Düşüncesi: Davacıya, dava konusu disiplin cezasına konu teşkil eden eylemi nedeniyle verilen uyarma cezasının geri alınarak yeniden disiplin cezası verilmesinin disiplin hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığı, bu nedenle aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı: E.Nur Neçef

Düşüncesi: Uyuşmazlık teknisyen yardımcısı olarak görev yapan davacının 657 sayılı Yasanın 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemle ilgidir.

657 sayılı Yasanın 135 nci maddesinden disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itirazın varsa bir üst disiplin amirine, yoksa disiplin kurullarına yapılabileceği, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceği, 130 uncu maddesinde, süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği, itiraz edilmeyen kararlar ile itiraz üzerine verilen kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine idari yargı yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.

Danıştayca da kabul edildiği üzere, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde kesinleşen disiplin cezalarının, disiplin cezalarını veren İdari merciler yönünden bağlayıcı ve kesin nitelikte olup, idari mercilerin vermiş oldukları disiplin cezalarını geri almaları verdikleri disiplin cezası yerine başka bir disiplin cezası verme yoluna gitmeleri kural olarak olanaksızdır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezası, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olup, disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürenin her aşaması için öngörülen süre koşullan ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir. Bu özellikle, disiplin cezasının yeni bir idari işlemle ortadan kaldırılmasına engeldir. Ceza ancak bir yargı kararı yahut yasalara tasarrufu ile iptal edilebilir veya ancak disiplin arasının ağırlığına göre belli süreler geçtikten sonra sicil dosyasından silinmesi atamaya yetkili amirden istenebilir.

Olayda da; davacının eylemi nedeniyle 3.5.2004 tarihinde disiplin amirince uyarma cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın 20.5.2004 tarihinde kesinleştiği ancak Yüksek Disiplin Kurulunun 9.2.2005 tarihli kararıyla hırsızlık suçundan 657 sayılı Yasanın 48/A-5 maddesinde ifade edildiği üzere yüz kızartıcı suç olduğu, dolayısıyla bu eylemin 657 sayılı Yasa'nın 125/E-g maddesinde belirtilen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak hükmü uyarınca Devlet Memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği gerekçesiyle davacıya verilen uyarma cezasının yok hükmünde değerlendirilmesine karar verilerek 657/125-E/g maddesi uyarınca Devlet Memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bu durumda; davacıya verilen uyarma cezasının Adalet Bakanlığı, Yüksek Disiplin kurulunca yok sayılarak ortadan kaldırılması hukuken mümkün olmadığından temyize konu mahkeme kararındaki davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasına karşın zaman aşımı süresi içerisinde yeniden soruşturma açılarak yüksek disiplin kurulunca fiilinin karşılığı ceza ile cezalandırılmasını dava konusu işlemi sakatlamayacağı yolundaki gerekçesinde hukuki isabet görülmediğinden temyiz isteminin kabulüyle mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, davacının ... Kapalı Cezaevinde teknisyen yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 657 sayılı Yasa'nın 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 9.2.2005 günlü ve 47 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Zonguldak İdare Mahkemesinin 17.5.2006 günlü E:2005/718, K:2006/823 sayılı kararıyla; davacının kaçak elektrik kullanmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin dosya kapsamından ve anılan suç nedeniyle yargılanıp mahkum olduğu Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin 10.2.2005 günlü ve E:2004/164, K.2005/29 sayılı kararıyla sabit olması karşısında subuta eren bu fiili nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan aynı eylemi için daha önce uyarma cezasıyla cezalandırılmasının yeniden soruşturma açılmasına ve yetkili disiplin kurulunca fiilinin karşılığı olan cezanın verilmesine engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, alt ceza uygulamasına gidilmeden disiplin cezasıyla cezalandırıldığını, almış olduğu hapis cezasının ertelendiğini, bu nedenle görevine son verilemeyeceğini, aynı eylem nedeniyle uyarma cezasıyla cezalandırıldığını öne sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Yasa'nın 135.maddesinde; disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itirazın varsa bir üst disiplin amirine, yoksa disiplin kurullarına yapılabileceği, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceği, 136.maddesinde, süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği,itiraz edilmeyen kararlar ile itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu, bu kararlar aleyhine idari yargı yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.

Danıştayca da kabul edildiği üzere, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde kesinleşen disiplin cezaları, disiplin cezalarını veren idari merciler yönünden bağlayıcı ve kesin nitelikte olup, idari mercilerin vermiş oldukları disiplin cezalarını geri almaları verdikleri disiplin cezası yerine başka bir disiplin cezası verme yoluna gitmeleri kural'olarak olanaksızdır. Kamu hizmetinin beli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezası, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olup, disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturulması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürenin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir. Bu özellik disiplin cezasının yeni bir idari işlemle ortadan kaldırılmasına engeldir.Ceza ancak bir yargı kararı yahut yasama tasarrufu ile iptal edilebilir veya ancak disiplin cezasının ağırlığına göre belli süreler geçtikten sonra sicil dosyasından silinmesi atamaya yetkili amirden istenebilir.

Olayda ise, davacının dava konusu Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına neden olan eylemi nedeniyle 3.5.2004 tarihinde disiplin amirince uyarma cezasıyla cezalandırıldığı, bu cezanın itiraz edilmeksizin 20.5.2004 tarihinde kesinleştiği ancak Yüksek Disiplin Kurulunun 9.2.2005 günlü kararıyla; hırsızlık suçunun 657 sayılı Yasa'nın 48/A-5 maddesinde ifade edildiği üzere yüz kızartıcı suç olduğu, dolayısıyla bu eylemin 657 sayılı Yasa'nın 125/E-g maddesinde belirtilen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak hükmü uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği, bu durumda Yüksek Disiplin Kurulunun yetkisine giren bir fiilden dolayı disiplin amirinin yetkisini aşıp uyarma cezası vermesinin disiplin hukukunun amacı ile de bağdaşmadığı, kaldı ki, bu durum disiplin amirlerince memurların işledikleri kademe ilerlemesinin durdurulması veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren eylemlerden dolayı daha hafif disiplin cezaları verilmek suretiyle suistimal edileceği gerekçesiyle davacıya verilen uyarma cezasının yok hükmünde değerlendirilmesine ve davacının 657 sayılı Yasa'nın 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir,

Yukarıda sözü edildiği gibi davacıya verilen uyarma cezasının Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca yok sayılarak ortadan kaldırılması hukuken mümkün bulunmadığından, İdare Mahkemesinin davacının uyarma cezasıyla cezalandırılmasına karşın zamanaşımı süresi içerisinde yeniden soruşturma açılarak yetkili yüksek disiplin kurulunca fiilinin karşılığı cezanın verilmesinin dava konusu işlemi sakatlamayacağı yolundaki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Zonguldak İdare Mahkemesinin 17.5.2006 günlü E:2005/718, K:2006/823 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin l/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, kullanılmayan 19.90 YTL yürütmenin durdurulması harcının isteği halinde davacıya iadesine, 26.3.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.