logo yeni

İDARİ MERCİLERİN VERDİKLERİ DİSİPLİN CEZALARINI GERİ ALMASI

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

İdari mercilerin verdikleri disiplin cezalarını geri almaları, verdikleri ceza yerine başka bir disiplin cezası vermeleri kural olarak olanaksızdır. Ancak dava konusu edilen disiplin cezasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar nitelikte, idari yargı tarafından verilmiş bir karar ile disiplin cezası geri alınabilir.

Danıştay 10. Dairesinin 15.02.1990 tarihli ve E:1989/2490, K:1990/270 sayılı Kararı.

İstemin Özeti:

S.Üniversitesi Tıp Fakültesi sekreteri olarak görev yapan davacının, kamu hizmetiyle bağdaşmayacak yüz kızartıcı davranışta bulunduğu, bu nedenle Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/g maddesine göre kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiği, ancak geçmiş hizmetleri ve iyi hali değerlendirilerek disiplin cezasının bir derece hafifletildiği belirtilmek suretiyle anılan yönetmelik uyarınca görevden çekilmiş sayma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin davalı Rektörlük işlemi, davacının açtığı dava sonunda Konya İdare mahkemesince, ilgili yönetmeliğe göre kamu görevinden çıkarma cezası verilmesi, bu disiplin cezasının hafifletilmesi yetkisinin yüksek disiplin kuruluna ait olduğu, belirtilen konuda davalı Rektörlüğün yetkili bulunmadığı, öte yandan davanın üzerine atılı disiplin suçunu işlediğinin kesinlik kazanmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Davalı idare, Konya İdare Mahkemesinin 14.6.1989 tarih, E: 1988/1138;K: 1989/482 sayılı anılan iptal kararının, dava konusu edilen disiplin cezasının idare mahkemesince iptal kararı verilmeden önce geri alındığı, böylece dava konusunun ortadan kalkmış olduğu, davanın reddi gerektiği iddialarıyla temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti:

Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: M.Ü.

Danıştay Savcısı M.İ.D.`nin Düşüncesi: S .Üniversitesi Tıp Fakültesi Sekreteri olan davacının; işlediği öne sürülen disiplin suçu nedeniyle, "görevden çıkılmış sayılma" cezası ile tecziyesine dair işlemin iptali talebiyle açtığı dava sonunda, dava konusu işlemi yetki ve esas yönlerinden iptal eden Konya İdare Mahkemesi kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Davacı hakkında yaptırılan disiplin soruşturması sonunda; soruşturmacı tarafından düzenlenen raporda, davacının, Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/g maddesindeki suçu işlediği sübut bulmakla "kamu görevinden çıkarma" cezası teklif edilmiş, aynı Yönetmeliğin 16. Maddesine göre bir alt ceza uygulanması önerilmiş, disiplin amiri, teklif doğrultusunda "kamu görevinden çıkarma" cezası yerine, bir alt ceza olan "görevden çekilme" cezası ile tecziyeyi uygun bulmuştur.

Bu konuya ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada vaki yürütmenin durdurulması talebi üzerine; Konya İdare Mahkemesinin 18.1.1989 günlü 1989-47sayılı Yürütmenin durdurulması kararı uyarınca, Üniversite Rektörlüğü tarafından, soruşturma raporundaki öneri doğrultusunda davacının "kamu görevinden çıkarma" cezasıyla tecziye edilmesi teklif edilerek, soruşturma dosyası Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmiştir.

Olayın işbu gelişim seyrine göre, rektörlükçe davacıya verilen dava konusu" görevden çekilmiş sayma" cezasına ilişkin işlemin, davalı tarafından yürütmenin durdurulması kararına uyulmak suretiyle geri alınmış olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Öte yandan, Yüksek Disiplin Kurulunun; davacı fiilinin, yönetmeliğin, 11/g maddesinde sayılan fiillerden olmadığından bahisle, rektörlük teklifini reddettiği, dosyada mevcut 8.3.1989 günlü 89/9 sayılı Yüksek Disiplin Kurulu Kararından anlaşıldığı cihetle, ortada, davacının Yönetmeliğin 11/g maddesi kapsamına giren bir fiili ve buna terettüp eden ceza ve binnetice dava konusu kalmamıştır.

Bu itibarla, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm tesisi gerekirken, işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülememiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ve idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Türk Milleti Adına Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince işin gereği düşünüldü: S.Üniversitesi Tıp Fakültesi Sekreteri olarak görev yapan davacı, bir hemşireye karşı davranışının yüz kızartıcı olduğu, bu davranışından dolayı Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/g maddesine göre kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiği, ancak geçmiş hizmetleri ve iyi hali değerlendirilerek disiplin cezasının hafifletildiği belirtilmek suretiyle, davalı Rektörlükçe, anılan yönetmelik uyarınca görevden çekilmiş sayma cezasıyla cezalandırılmıştır. Bu işlem, davacı tarafından açılan dava sonunda ,Konya İdare Mahkemesince, ilgili yönetmeliğe göre kamu görevinden çıkarma cezası verilmesinin veya bu disiplin cezasının hafifletilmesinin yüksek disiplin kurulunun yetkisinde olduğu, davalı Rektörlüğün yetkili bulunmadığı, ayrıca davacının üzerine atılı disiplin suçunun işlediğinin kesinleşmediği gerekçesiyle hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Davalı İdare Konya İdare Mahkemesinin 14.6.1989 tarih, E: 1988/1138; K: 1989/482 sayılı anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Davacı tarafından açılan dava sırasında Konya İdare Mahkemesi, 18.1.1989tarihli kararla, kamu görevinden çıkarma cezası verme ve bu disiplin cezasının hafifletilmesi yetkisinin ilgili yönetmeliğe göre davalı Rektörlüğe değil, yüksek disiplin kuruluna ait olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Bu karar üzerine davalı Rektörlük, kararda belirtilen gerekçe doğrultusunda davacının kamu görevinden çıkartılması önerisiyle soruşturma dosyasını yüksek disiplin kuruluna intikal ettirmiştir. Yüksek Disiplin Kurulu, 8.3.1989 tarih 89/9sayılı kararıyla davacının üzerine atılı suç nedeniyle ilgili disiplin yönetmeliğinin 11/g maddesine göre kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılamayacağı sonucuna varmış, fakat yönetmelikteki düzenleme gereği davacıya başka bir disiplin cezası verilip verilemeyeceğine ilişkin bir değerlendirme yapmadan soruşturma dosyasını davalı Rektörlüğe iade etmiştir.

Davalı Rektörlük de 2.6.1989 tarihli işlemiyle davacıyı dava konusu olaydan dolayı aylıktan kesme cezasıyla cezalandırmıştır.

İlgili yasal düzenlemeler çerçevesinde kesinleşen disiplin cezaları, doktrin ve uygulamada kabul edildiği üzere, disiplin cezalarını veren idari merciler yönünden de bağlayıcı ve kesin niteliktedir. İdari mercilerin, vermiş oldukları disiplin cezalarını geri almaları, verdikleri disiplin cezası yerine başka bir disiplin cezası verme yoluna gitmeleri kural olarak olanaksızdır. Ancak dava konusu edilen disiplin cezasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar nitelikte, idari yargıca verilmiş bir kararın varlığı halinde, artık disiplin cezasının geri alınamayacağından söz etmeye olanak bulunmamaktadır. İdari mercilerin, yargı kararlarını uygulamaları, yargı kararları doğrultusunda işlem tesis etmeleri Anayasal zorunluluktur. Bu zorunluluğun doğal sonucu olarak, yargı kararıyla saptanan hukuki durumun olanak vermesi halinde, idari mercilerin aynı konuda yeniden disiplin cezası verme yoluna gidebileceklerinin de kabulü gerekir.

Yürütmenin durdurulması, iptal davalarına sıkı sıkıya bağlı, adli yargıdaki ihtiyati tedbirden farklı, bütünüyle idari yargıya özgü idari yargı denetim biçimidir. İdari yargıca verilen yürütmenin durdurulması kararları, tıpkı iptal kararları gibi geriye yürüyen, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlemleri tesis edildiği tarih itibariyle işlemez hale getiren, askıya alan yargısal işlemler, olup; dava konusu işlemlerden önceki hukuki durumların yürürlüğünü sağlarlar.

Olayda da Konya İdare Mahkemesince, davacıya kamu görevinden çıkarma cezası verilmesi ve bu cezanın bir alt cezaya dönüştürülmesi konusunda davalı Rektörlüğün değil, Yüksek disiplin kurulunun yetkili olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin yürütülmesi durdurularak, dava konusu işlemden önceki hukuki durumun yürürlüğü sağlanmış, davalı idarece dava konusu işlemin geri alınmasına ve yetkili idari merci tarafından aynı konuda işlem, tesisine olanak tanınmıştır. Dolayısıyla, davalı idarenin, anılan yürütmenin durdurulması kararı üzerine, davacıya kamu görevinden çıkarma cezası veya bir alt ceza verilip verilmeyeceği konusu, gerekli kararın verilmesi için, idare mahkemesi tarafından yetkili olduğu saptanan yüksek disiplin kuruluna intikal ettirerek dava konusu işlemi geri almış olduğunun kabulü gerekir. Dava konusu işlemin belirtilen şekilde geri alınması karşısında, dava konusu ortadan kalkmış bulunmaktadır. Yüksek disiplin kurulunun, üzerine atılı suç nedeniyle davacıya kamu görevinden çıkarma cezası verilemeyeceğine ilişkin kararını bildirmesinden sonra davalı Rektörlüğün, üzerine atılı suç nedeniyle davacıya aylık kesim cezası verilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığının ise bu davada tartışılamayacağı açıktır.

Dava konusunun, iptali istenilen işlemin geri alınması nedeniyle ortadan kalkması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekirken, Konya İdare Mahkemesince, idarece geri alınmış bulunan işlemin, iptali şeklinde verilen temyiz konusu kararda isabet görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle davalı idarenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49 uncu maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, Konya İdare Mahkemesinin 14.6.1989 tarih E: 1988/1138; K:1989/482 sayılı kararının bozulmasına, 15.2.1990 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

AYRIŞIK OY

Yetkili kurul ve makamlarca verilen ilgili yasal düzenleme çerçevesinde kesinleşen disiplin cezalarının, doktrin ve uygulamada kabul edildiği üzere geri alınmaları olanaksızdır. Bir disiplin cezasının, dava konusu olması üzerine idari yargı tarafından yürütülmesinin durdurulması da, idareye disiplin cezasını geri alma, başka bir ceza verme olanağını sağlamaz. İdarenin, belirtilen durumda davanın sonucunu bekleyip, dava sonucuna göre karar vermesi gerekir.

Olayda da, Konya İdare Mahkemesince dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulması üzerine, davalı idarenin, davacıya kamu görevinden çıkarma cezası verilmesi veya bu cezanın bir derece hafifletilmesi konusunu yüksek disiplin kuruluna intikal ettirmesinden dolayı dava konusu işlemin geri alındığının kabule olanak görülmemektedir. Konya İdare Mahkemesinin, işin esasına girip, dava konusu işlemi yetki ve esas yönlerinden iptal etmesi yerinde bulunmaktadır.

Açıklanan nedenle davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve temyizen incelenen kararın onanması gerektiği görüşüyle aksi yoldaki karara karşıyız.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.