logo yeni

ALT DİSİPLİN CEZASI UYGULAMASININ, ESAS CEZAYI VERECEK MAKAMIN TAKDİRİNDE OLDUĞU

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Özeti : Disiplin cezası verecek olan yetkili merciin belirlenmesinde eylemin dikkate alınacak olması ve alt ceza uygulanmasına karar verilmesinin eylemin karşılığı olan cezayı vermeye yetkili olan merciin takdirinde olduğu hususları dikkate alındığında, eylemin niteliği gereği hakkında Devlet Memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulu’nca verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasında usule aykırılık bulunmadığı hakkında. Danıştay 12. Dairesinin 16.3.2012 tarihli ve E:2011/9023, K:2012/1561 sayılı Kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Adalet Bakanlığı

Karşı Taraf : …

İsteğin Özeti : Malatya İdare Mahkemesince verilen 9.9.2011 günlü, E:2011/954 K:2011/1691 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Harun Samsa

Düşüncesi: İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı : Gül Filiz Ercan Aslantaş

Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49’uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, Malatya Adliyesinde hizmetli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Yasa'nın 125E-f maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 6.12.2010 günlü işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Malatya İdare Mahkemesince verilen 9.9.2011 günlü, E:2011/954 K:2011/1691 sayılı kararıyla; davacı hakkında soruşturma sonucu eyleminin 657 sayılı Yasa'nın 125E-f maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği, ancak geçmiş hizmetleri itibariyle aldığı siciller dikkate alınarak bir derece hafif disiplin cezası uygulanmak suretiyle üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği görüşü ile soruşturma dosyasının Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna tevdi edildiği ve sonunda davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı, 657 sayılı Yasanın 126. maddesi uyarınca memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu tarafından disiplin amirlerince önerilen cezanın kabul veya reddedilmesi gerektiği, oysa olayda, davacının disiplin amirlerince önerilen cezadan ayrı bir ceza olan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare, işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesinde, "Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği, yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisinin olmadığı ve cezayı kabul veya reddedeceği, ret halinde atamaya yetki amirlerinin 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbest olduğu" hükmü, 126. maddesinde ise; "Devlet memurluğundan çıkarma cezasının memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verileceği" hükmü yer almış olup Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği 13. maddesinde ise; "Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulunun 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen alt ceza uygulaması hariç, ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur; cezayı kabul veya reddedeceği" hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, hizmetli olan davacının, amiri olan idari işler müdürü ile görev sırasında kavga ettiği ve amirini basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez mahiyette yaraladığı yolunda isnat edilen eylemle ilgili yapılan soruşturma sonucunda, soruşturmacı tarafından eyleminin 657 sayılı Yasa'nın 125. maddesinin E fıkrasının f bendi gereğince "amirine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak" şeklinde değerlendirildiği, ancak geçmiş hizmetleri itibariyle almış olduğu siciller dikkate alınarak 657 sayılı Yasa'nın 125. maddesinin sondan 5. fıkrası gereğince hakkında bir derece hafif disiplin cezası uygulanmak suretiyle üç yıl kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği görüşü ile soruşturma dosyasının Malatya Adli Yargı İlk Derece Adalet Komisyonu Başkanlığına verildiği, Komisyonun aynı yönde görüşü ile ancak eylemin karşılığı verilecek ceza nedeni ile soruşturma dosyasının Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığına tevdi edildiği, Yüksek Disiplin Kurulunun ise eyleminin sübut bulduğundan bahisle davacının 657 sayılı Yasanın 125/E-f maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verdiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar İdare Mahkemesince, 657 sayılı Yasa'nın 126. maddesi uyarınca memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu tarafından disiplin amirlerince önerilen cezanın kabul veya reddedilmesi gerektiği, oysa olayda, davacının disiplin amirlerince önerilen cezadan ayrı bir ceza olan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, eylemin devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirmesi, disiplin cezası verecek olan yetkili merciin belirlenmesinde eylemin dikkate alınacak olması ve alt ceza uygulanmasına karar verilmesinin eylemin karşılığı olan cezayı vermeye yetkili olan merciin takdirinde olduğu hususları gözönüne alındığında, Adli Yargı İlk Derece Adalet Komisyonunun Devlet memurluğundan çıkarma cezasının gerektiği ancak bir alt cezasının uygulanması yönündeki görüşünün, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren eylemini değerlendirmeye yetkili olan Yüksek Disiplin Kurulunu bağlayıcı nitelik taşımaması karşısında bu teklifin devlet memurluğundan çıkarma cezası olarak kabul edilip soruşturma sonucu saptanan eylemine uyan cezayı vermeye yetkili Yüksek Disiplin Kurulunca tesis edilen işlemde usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, İdare Mahkemesince davanın esasının incelenmesi gerekirken aksi yönde verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Malatya İdare Mahkemesince verilen 9.9.2011 günlü, E:2011/954 K:2011/1691 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 16.3.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.