logo yeni

MAHKUMİYET KARARI OLMADIĞI HALDE, SUÇ İŞLENDİĞİ GEREKÇESİYLE DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurunun 17.10.2008 tarihli ve E:2005/1636, K:2008/1781 sayılı Kararı. 

Özeti : 1918 sayılı Yasa’nın 39. maddesinde yer alan kaçakçılık suçunu işlediği kanaatine varıldığından bahisle, 657 sayılı Yasa’nın 125/E-g maddesine istinaden devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının, hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığından, davacının üzerine atılı disiplin suçu ve verilen disiplin cezası 4455 sayılı Yasa ile öngörülen af kapsamında bulunmakta olup, soruşturma raporuna istinaden verilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar) : 1- Maliye Bakanlığı

                                                                        2- Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı

            Karşı Taraf (Davacı)      : …

            Vekili                            : Av. …

            İstemin Özeti: İstanbul 3. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Onikinci Dairesinin 4.2.2003 günlü, E:2002/3753, K:2003/177 sayılı bozma kararına uyulmayarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin bulunan 31.12.2004 günlü, E:2004/3058, K:2004/2722 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve  kararın bozulması  istenilmektedir.

            Savunmanın Özeti : .Savunma verilmemiştir.

            Danıştay Tetkik Hakimi  Pınar İmirzalıoğlu'nun Düşüncesi : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İstanbul 3. İdare Mahkemesince verilen  ısrar kararının onanması  gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı Erkan Cantekin'in Düşüncesi : Temyize konu edilen ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 4.2.2003 günlü, E:2002/3753, K:2003/177 sayılı bozma kararı doğrultusunda bozulması gerektiği  düşünülmektedir. 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosyanın tekemmül etmiş olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki talebi görüşülmeksizin dosya incelendi, gereği görüşüldü;

            5622 sayılı Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün Gümrük Müsteşarlığına Bağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5. maddesinin 6. fıkrasında; ...... bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Maliye Bakanlığı Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğü leh ve aleyhine açılmış ve açılacak davalar ile icra takiplerinin bütün hak, yetki, yükümlülük, alacak ve borçlarıyla birlikte Gümrük Müsteşarlığına geçtiği ve bu davalar ile icra takiplerinin Gümrük Müsteşarlığı husumetiyle yürütüleceği öngörüldüğünden, bakılan davada, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığının da davalı konumuna alınmasına karar verildi.

            Dava, TASİŞ İstanbul İşletme Bölge  Müdürlüğünde ambar memuru  olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Yasanın 125/E-g maddesi uyarınca Devlet  memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

            İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 29.3.2002 günlü, E:2001/208, K:2002/584 sayılı kararıyla; 4455 sayılı Af Yasasından söz edilerek, bakılan davada, davacının TASİŞ İstanbul İşletme Bölge Müdürlüğünde ambar memuru olarak görev yapmakta iken 7.3.1996 tarihinde Merter Kaçak Eşya ambarına alınmış olan 3213 bidon asit anhidritten 2018 bidonun imha edilmesinden sonra arta kalan 1195 bidondan 1088'inin ziyana uğratıldığı iddiasıyla ilgili olarak Tasfiye Kontrolörü tarafından yapılan inceleme sonrasında 30.3.2000 günlü, 01/İR.2/2 sayılı inceleme raporunun düzenlediği, bu raporda; kaçak zannı ile yakalandıktan sonra 7.3.1996 tarihinde Merter 1 Nolu Kaçak Ambarı defterine kaydedilerek ambar memuru …'a  teslim edilen ve ambar memuru …'ün sorumluluğunda olan Merter 2 Nolu Kaçak Eşya Ambarına konulan 5'er litrelik 3213 asit anhidrit bidondan bozulan 2018 adedinin mahkeme kararına istinaden imha komisyonu tarafından imha edilmesinin ardından, sağlam kalan 1195 adet bidondan 101 adedinin verilen izin üzerine Toprak Mahsulleri Ofisi'ne bırakıldığı, bundan kalan 1094 adedinin de 6.2.1999 tarihinde ambar memuru …'ın görevli bulunduğu Erenköy Tasfiye ve Kaçak Eşya Ambarına nakledildiği, anılan bidonlardan 6 adedinin Sakarya Üniversitesi Fen Fakültesi yetkililerine teslim edilmesinin ardından da az miktarda yarım veya tam dolu sıvı bulunan 69 adet bidon ve içi boşaltılmış durumda 942 adet bidon olmak üzere toplam 1011 adet bidonun bulunduğu, 77 adet bidonun ise kaybolduğu, söz konusu kayıp, boş ve eksik bidonların Erenköy'e nakledilmeden önce Merterdeki ambarda … ve … tarafından ziyaa uğratıldığı veya değiştirildiği 1918 sayılı Yasanın 39. maddesi uyarınca yapılacak adli takibat sonucunda davacının "suçunun sabit görülmesi halinde" 657 sayılı Yasanın 48/A-5 ve 125/ E-g hükmü uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesinin uygun olacağı kanaatine ulaşıldığı, bu raporun Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı'na intikal ettirilmesi üzerine, Kurulun 17.1.2001 gün ve 2001/01 sayılı kararı ile davacının 1918 sayılı Yasanın 39. maddesinde yer alan kaçakçılık suçunu işlediği kanaatine varıldığından bahisle 657 sayılı Kanunun 125/E-g maddesine istinaden görevden çıkarma cezasının tesis edildiğinin anlaşıldığı, aynı zamanda soruşturma raporunun bir örneğinin de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, Mahkemelerinin 23.1.2002 tarihli ara kararına cevaben davacı vekilince verilen 27.2.2002 havale tarihli yazıda, davacının Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2000/447 sayılı dosyasında yargılandığı ve davanın halen derdest olduğu ve iş bu kararın verildiği tarihe kadar hakkında verilmiş herhangi bir mahkumiyet kararı da bulunmadığının görüldüğü, henüz hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmayan davacının üzerine atılı disiplin suçu ve verilen disiplin cezasının 4455 sayılı Yasa ile öngörülen af kapsamında kaldığının anlaşıldığı, bu duruma göre 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenen ve af kapsamına giren disiplin cezasının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı ilgililer hakkında disiplin soruşturması yapılamayacağı, soruşturma raporuna istinaden verilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, Anayasanın 125. maddesi hükmü uyarınca da hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının da dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihi olan 16.2.2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya tazminen ödenmesine karar verilmiştir.

            Anılan karar temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onikinci Dairesinin 4.2.2003 günlü, E:2002/3753, K:2003/177 sayılı kararıyla; temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararında; kararın verildiği tarihe kadar hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmayan davacının üzerine atılı disiplin suçu ve  verilen disiplin cezasının 4455 sayılı Yasa uyarınca af kapsamında kaldığının anlaşıldığı, 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenen ve af kapsamına giren disiplin cezasının verilmesini gerektiren fiilden dolayı ilgililer hakkında disiplin soruşturması yapılamayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği,  Dairelerinin  26.9.2002 günlü ara kararı üzerine gönderilen Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2002 günlü, E:2000/447, K:2002/402 sayılı kararı ile, davacının 1918 sayılı Kanuna muhalefet suçundan yargılanarak  beraatine karar verildiğinin anlaşıldığı, 657 sayılı Yasanın 131. maddesi gereğince memurun Ceza Kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezası uygulanmasına engel olmayacağından, dava konusu olayın disiplin hukuku açısından soruşturma dosyasında mevcut bilgilere göre değerlendirilmesinin gerektirdiği, soruşturma dosyasının incelenmesinden ise; kaçak zannı ile yakalandıktan sonra 7.3.1996 tarihinde Merter 1 Nolu Kaçak Eşya Ambarı defterine kaydedilerek ambar memuru …'a teslim edilen ve davacı …'ün sorumluluğunda olan söz konusu bidonların kayıp, boş ve eksik olmasından Merter'deki ambarda görevli davacı ve arkadaşının kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, bu durumda, her ne kadar 1918 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasında, davacının beraatine karar verilmiş ise de, davacının cezalandırılmasına dayanak teşkil eden; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derece yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin yukarıda anılan 4455 sayılı Yasa ile  affedilen suçlardan olmaması ve davacının da isnat edilen fiilleri işlediğinin anlaşılması karşısında, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, bozulmuş ise de,  İdare Mahkemesi bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk  kararında ısrar etmiştir.

            Davalı idare, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 31.12.2004 günlü, E:2004/3058, K:2004/2722 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

            Temyiz dosyasının incelenmesinden; temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 31.12.2004 günlü, E:2004/3058, K:2004/2772 sayılı ısrar kararının onanmasına, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.