logo yeni

AFFA UĞRAMIŞ DİSİPLİN CEZASININ TEKERRÜRE KONU EDİLEMEYECEĞİ

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Danıştay 12. Dairesi Başkanlığının 15.3.2010 tarihli ve E:2007/1614, K:2010/1439 sayılı Kararı. 

Özeti : Davacının savunması alınmadan ve affa uğrayan disiplin cezaları tekerrüre esas alınarak aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık görülmediği hakkında. 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...

            Vekili               : Av. …

            Karşı Taraf        : TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü

            Vekili               : Av. …

            İsteğin Özeti    : İzmir 2. İdare Mahkemesince verilen 3.11.2006 günlü, E:2005/1104, K:2006/1493 sayılı kararın 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi hükmü uyarınca temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

            Savunmanın Özeti : Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği savunulmaktadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi : M.Önder Tekin

            Düşüncesi : Anayasanın 129/2. ve TCDD Personel Yönetmeliği'nin 122. maddeleri hükümleri uyarınca, soruşturmayı yapan veya ilgili disiplin kurulunca davacının üzerine atılı fiiller belirtilmek ve 7 günden az olmamak üzere süre verilerek savunması alınmak suretiyle disiplin cezası verilmesi gerekirken, soruşturmacı tarafından alınan ifadeyi savunma olarak kabul etmek suretiyle ceza verilmiş olması, 5525 sayılı Memurlar İle Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1/1. maddesinde, 23.4.1999 tarihinden 14.2.2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile affedildiği belirtildiği halde davacıya anılan tarihler arasında verilen iki disiplin cezasının tekerrüre esas alınması ve davalı idarede 399 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak çalışan davacıya anılan KHK'nin 44. maddesine göre, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının ancak aylıktan kesme cezası hükümlerine göre uygulanacağı açık olduğundan aylığından 1/30-1/8 arasında kesinti yapılması gerekirken brüt aylığından 1/4 oranında kesinti yapılarak cezanın uygulanmış olması hususları dikkate alındığında hukuka aykırı olduğu açık olan işlemin iptaline karar karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı : E.Nur Necef

            Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasına belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

            Dava, sözleşmeli makinist olarak görev yapan davacının TCDD Personel Yönetmeliği'nin 100/5. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekmekte ise de; belirli süre içerisinde almış olduğu iki disiplin cezası dikkate alınarak aynı Yönetmeliğin 101. ve 104. maddeleri hükümleri gereği "1/4 oranında aylıktan kesme" cezası ile cezalandırılmasına dair TCDD 3. Bölge Müdürlüğü Disiplin Kurulu'nun 19.7.2005 günlü ve 2005/39 sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle aylığından yapılan kesintinin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

            İzmir 2. İdare Mahkemesinin 3.11.2006 günlü, E:2005/1104, K:2006/1493 sayılı  kararıyla; davacının görev yaptığı trenin yük treni olması nedeniyle tren şefi görevlendirilmesi zorunluluğunun bulunmadığı, bu nedenle davacının kendisine verilen emri yerine getirmediğinin sabit olduğu, ayrıca 399 sayılı KHK'nin 44. maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının aylıktan kesme cezası esaslarına göre uygulanacağına dair hükümden mutlak surette aylıktan kesme cezasına ilişkin oranların uygulanacağı şeklinde bir yorum yapılamayacağı, aksi takdirde daha ağır fiillerin aylıktan kesme cezasını gerektiren fiillerin aynı cezaya tabi olacağı gibi bir sonucun ortaya çıkacağı, bu durumun ise disiplin hukukunun temel ilkelerine aykırı olacağı anlaşılmakta olup dava konusu disiplin cezasının davacının eylemine uygun olarak ve usulüne uygun şekilde tekerrür hükümleri uygulanarak verildiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

            Davacı; 399 sayılı KHK hükmü gereği verilecek cezanın aylıktan kesme cezası olduğunu, trenin seyri ve güvenliği açısından önem teşkil eden tren şefinin görev yaptığı trende görevlendirilmeyişi nedeniyle görevi kabul etmediğini, bu davranışın haklı ve zorlayıcı bir sebep olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesini istemektedir.

            T.C. Anayasasının 129/2. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiştir.

            TCDD Personel Yönetmeliği'nin "Savunma Hakkı" başlıklı 122. maddesinde de; savunması alınmadan, personel hakkında disiplin cezası verilemeyeceği, hakkında disiplin kovuşturması yapılan personelin, soruşturmayı yapanın, disiplin cezasını vermeye yetkili amirin ve disiplin kurulunca tanınan 7 günlük süre içinde yazılı olarak savunmasını yapacağını, bu sürenin tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, belirtilen süre içinde savunmasını yapmayan personelin, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.

            Olayda; TCDD 3. Bölge Müdürlüğü Halkapınar Loko Bakım Atölye Müdürlüğü'nde 399 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak görev yapan davacının, 17.4.2005 tarihinde Alsancak Biçerova yük treninde görevli olduğu halde, tren şefi olmadığı gerekçesiyle görevi kabul etmediği ve bu nedenle trenin 110 dakika tehirle sevk edilmesine neden olduğundan TCDD Personel Yönetmeliği'nin 100/5. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekmekte ise de; belirli süre içerisinde almış olduğu iki disiplin cezası dikkate alınarak anılan Yönetmeliğin 101. ve 104. maddeleri hükümleri gereği "1/4 oranında aylıktan kesme" cezası ile cezalandırılmasına dair TCDD 3. Bölge Müdürlüğü Disiplin Kurulu'nun 19.7.2005 günlü ve 2005/39 sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle aylığından yapılan kesintinin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmış olup, Anayasanın ve TCDD Personel Yönetmeliği'nin yukarıda aktarılan hükümleri uyarınca, soruşturmayı yapan veya ilgili disiplin kurulunca davacının üzerine atılı fiiller belirtilmek ve 7 günden az olmamak üzere süre verilerek savunması alınmak suretiyle disiplin cezası verilmesi gerekirken, davacının soruşturmacı tarafından alınan ifadesi yeterli görülerek verilen cezada hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

            Öte yandan, TCDD Personel Yönetmeliği'nin 104. maddesinin son fıkrasında, affa uğramış cezaların tekerrüre esas alınmayacağı hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu ceza davacıya TCDD Personel Yönetmeliği'nin tekerrür hükümleri uygulanarak verilmiştir. Davacıya daha önce verilen iki aylıktan kesme cezasından birincisi 21.8.2003 tarihinde ikincisi de 24.9.2004 tarihinde verilmiştir. 5525 sayılı Memurlar İle Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1/1. maddesinde, 23.4.1999 tarihinden 14.2.2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile affedildiği belirtildiğinden, davacıya anılan tarihler arasında verilen iki disiplin cezasının affa uğramış olduğu gözetilerek tekerrüre esas alınmaması gerekirken bu cezaların tekerrüre esas alınması suretiyle verilen disiplin cezasında bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

            Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz talebinin kabulü ile İzmir 2. İdare Mahkemesince verilen 3.11.2006 günlü, E:2005/1104, K:2006/1493 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 15.3.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.