logo yeni

DİSİPLİN CEZALARINA İTİRAZ SONRASI DAVA AÇMA SÜRESİ

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Özet : 657 sayılı Kanun'un 135’inci maddesinde geçen disiplin cezalarına itiraz, itiraz merci ve itirazın tâbi olacağı süre yönlerinden ''özel'' bir düzenleme yapılmış ve söz konusu disiplin cezalarının usule ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla, yasal süresi içerisinde doğrudan doğruya dava açmak veya yetkili merciye itirazda bulunmak seçenekleri tanındığı; buna göre, davacının itirazı üzerine tesis işlem, davacı hakkında verilen disiplin cezası ile ilgili olarak tesis edilen nihai işlem niteliğinde olduğundan ve bu işleme karşı altmış günlük yasal süresi içinde açılmış olan davada süre aşımından söz edilmesi hukuken olanaklı görülmediği hakkında.

Danıştay 16. Dairesinin 02.04.2015 tarihli ve Esas: 2015/12742, Karar: 2015/1296 sayılı Kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...

Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) :Adalet Bakanlığı

İstemin Özet : Mersin 2. İdare Mahkemesinin 30.04.2014 tarih ve E:2013/1101, K:2014/426 sayılı kararının; dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hâkimi : Seval Kösa Öztürk

Düşüncesi : Davacı tarafından 14.05.2013 tarihli dilekçe ile üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına itiraz edildiği, bu itirazın 05.07.2013  tarih ve 223 sayılı karar numarası ile reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işleminde; bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idari yargı yoluna başvurulabileceğinin belirtilmesi karşısında, davanın süresinde açılmadığından söz edilemeyeceğinden İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onaltıncı Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, Mersin E Tipi Kapalı ve Açık Ceza ve İnfaz Kurumu İkinci Müdürü olan davacının, Kastamonu E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Birinci Müdürü olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün 06.05.2013 tarih ve 3400 sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine yönelik Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın 05.07.2013 tarih ve 223 karar sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Mersin 2. İdare Mahkemesi'nin 30.04.2014 tarih ve E:2013/1101, K:2014/426 sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 135. maddesinde, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarına karşı yapılacak itiraz ve tabi olacağı süre yönlerinden özel bir düzenleme yapıldığı ve bu düzenlemenin özel niteliğinden dolayı, davacının disiplin cezasına karşı yaptığı itiraza kadar geçen sürenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında düşünülerek değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, zira disiplin cezalarının, anılan düzenleme gereği 7 günlük itiraz süresinin son gününe kadar kesinleşmeyeceği, ancak disiplin cezasına anılan 135. madde kapsamında itiraz edilmesi durumunda idare tarafından verilen cevap üzerine veya 60 gün içerisinde cevap verilmemesi durumunda (zımni ret işlemi üzerine dava açma süresi bakımından, anılan düzenlemede hüküm bulunmaması nedeniyle) 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uygulanarak, 60 günlük dava açma süresinin işlemeye başlayacağı, öte yandan, 657 sayılı Kanunun 135. maddesinde idareye tanınan 30 günlük cevap verme süresinin, idarenin iç işleyişine ilişkin olduğu, zımni reddin 60 gün içerisinde idarece cevap verilmemesi üzerine oluşacağı, bu durumda; davacının, 09.05.2013 tarihinde tebliğ edilen disiplin cezasına, 14.05.2013 tarihinde itiraz ettiği açık olup, cezanın tebliğ tarihi olan 09.05.2013 tarihini takibeden 7 günlük itiraz süresinin son günü olan 16.05.2013 tarihi dikkate alınarak bu tarihi takibeden günden itibaren 60 günlük süre içinde (15.07.2013 tarihine kadar) idare tarafından cevap verilmemesi üzerine zımni ret işleminin oluşacağı, bu zımni ret işlemi takibeden günden itibaren 60 gün içinde en son 13.09.2013 gününde dava açması gerekirken, 25.10.2013  tarihinde idare mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle dava süre yönünden reddedilmiştir.

Davacı vekili tarafından, disiplin cezasına karşı yapılan itiraz üzerine Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 05.07.2013 tarih ve 223 sayılı kararının müvekkiline 16.09.2013 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihi takibeden 60 günlük dava açma süresi içinde davanın açıldığı, kaldı ki bu kararda idari yargıda 60 gün içinde dava açılabileceğinin de belirtildiği, bu nedenle davada süre aşımı bulunmadığı ileri sürülmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7/1. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemeleri'nde altmış gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 6111 sayılı Kanun'un 113.maddesiyle değişik 135. maddesinde, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebileceği, itirazda sürenin, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gün olduğu, süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği, itiraz mercilerinin, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorunda oldukları, itirazın kabulü hâlinde, disiplin amirlerinin kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebileceği veya tamamen kaldırabileceği, disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.

Bahsi geçen bu düzenlemelerle; 657 sayılı Kanun'un 135.maddesinde geçen disiplin cezalarına itiraz, itiraz merci ve itirazın tâbi olacağı süre yönlerinden ''özel'' bir düzenleme yapılmış ve söz konusu disiplin cezalarının usule ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla, yasal süresi içerisinde doğrudan doğruya dava açmak veya yetkili merciye itirazda bulunmak seçenekleri tanınmıştır.

Anlaşılacağı üzere, 657 sayılı Kanununun 135.maddesinde yer alan ''özel'' düzenleme gereği, maddede zikredilen cezalara karşı idari aşamada tanınan itiraz hakkının kullanılmasının tercih edilmesi halinde, itiraz mercileri tarafından değerlendirme yapılarak tesis edilen işlemin cezalar hakkında nihai işlem niteliğinde olduğu ve bu nihai işlemin, tebliğ tarihini takibeden 60 günlük süre içinde dava konusu edilebileceği açık olup; söz konusu maddede itiraz mercilerinin, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorunda oldukları yolundaki düzenleme uyarınca itiraz mercileri tarafından itiraz dilekçesi incelenmek suretiyle bir değerlendirme yapılmaması halinde ise ceza kesinleşmeyecek, uygulanabilirlik özelliği taşımayacaktır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 06.05.2013 tarih ve 3400 sayılı Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü işleminin davacıya 09.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 14.05.2013 tarihli dilekçe ile cezaya itiraz edildiği, bu itirazın 05.07.2013 tarih ve 223 sayılı karar numarası ile reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı işleminin 16.09.2013 tarihinde davacıya tebliği üzerine 25.10.2013  tarihinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; davacının itirazı üzerine tesis edilen Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın 05.07.2013 tarih ve 223 sayılı karar numaralı işlemi, davacı hakkında verilen disiplin cezası ile ilgili olarak tesis edilen nihai işlem niteliğinde olduğundan ve bu işleme karşı altmış günlük yasal süresi içinde açılmış olan davada süre aşımından söz edilmesi hukuken olanaklı görülmediğinden, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davanın süre aşımından reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Mersin 2. İdare Mahkemesi'nin 30.04.2014 tarih ve E:2013/1101, K:2014/426 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. 

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.