logo yeni

UYARMA VE KINAMA CEZALARINA MAHKEMELER TARAFINDAN BAKILACAĞI

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Danıştay 12. Dairesi Başkanlığının 01.07.2011 tarihli ve E:2010/3131, K:2011/3621 sayılı Kararı.

Özeti : 6111 sayılı Yasa’nın 113. ve 117. maddeleri karşısında artık uyarma ve kınama cezalarının incelenmesi gerektiği hakkında.

Kararın Düzeltilmesini İsteyen (Davacı): …

Vekili : Av. …

Karşı Taraf : 1- Başbakanlık 2- Dışişleri Bakanlığı

İsteğin Özeti : Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 11.7.2007 günlü, E:2007/437, K.2007/1712 sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 8.12.2009 günlü E:2007/6660, K:2009/6762 sayılı kararının düzeltilmesi isteminden ibarettir.

Başbakanlık'ın Savunmasının Özeti : İleri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır. Dışişleri Bakanlığı'nın Savunmasının Özeti : İleri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : N Başak Mahmat

Düşüncesi : Anayasa ve 657 sayılı Yasanın ilgili maddelerinde yapılan değişiklikten sonra uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu açılmış olup, İdare Mahkemesince yeni oluşan hukuki durum gereği dava konusu kınama cezası hakkında işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı : Gül Filiz Ercan Aslantaş

Düşüncesi : Davacının 657 sayılı Yasa uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanmasına ilişkin Danıştay 12. Dairesi kararının davacı tarafından düzeltilmesi istenilmektedir. Hak arama özgürlüğüne yönelik temel hükümler içeren ve uluslararası ölçekli insan hakları hukukunun kaynağı olan ve Türkiye tarafından imzalanarak yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesinin "adil yargılanma hakkı" başlıklı 14.maddesinin mahkemeye başvurma hakkının hiçbir şekilde kısıtlanmamasını öngören hükümleri ile "uyarma" ve "kınama" cezalarına karşı yargı yolunu kapayan iç hukuk düzenlemelerinin aynı konu hakkında farklı hükümler içermesi nedeniyle, Anayasa'nın 90.maddesinde yargı organlarını da bağlayıcı şekilde yapılan değişiklik sonrasında oluşan son hukuki durum karşısında, BM Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 14/1.maddesinin bu uyuşmazlıkta esas alınması gereken hukuk kuralı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla "uyarma" ve "kınama" cezalarına karşı yargı yolunu kapayan iç hukuk kuralları yerine, "adil yargılanma hakkı", "hak arama özgürlüğü" ve "mahkemeye başvurma hakkı" ilkeleri doğrultusunda dava açılması gerektiğini kurala bağlayan anılan Sözleşme hükmünün uyuşmazlıkta esas alınması suretiyle davacıya 657 sayılı Yasauyarınca verilen "kınama" cezasına karşı açılan davanın esasının incelenmesi gerekmektedir. Belirtilen nedenle davacının karar düzeltme isteminin kabul edilerek, davanın incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü: Dava, Dış Ticaret Müsteşarlığı Brüksel Ticaret Müşavirliğinde yerel uzman olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-d maddesi uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 11.7.2007 günlü, E:2007/437, K.2007/1712 sayılı kararla; Anayasanın 129. maddesi ve 657 sayılı Yasa'nın 135. ve 136. maddeleri uyarınca kınama cezasına karşı yargı yolu kapatılmış olduğundan, davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş, bu kararın temyiz istemi üzerine Danıştay Onikinci Dairesinin 8.12.2009 günlü E:2007/6660, K:2009/6762 sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir. Davacı; dava konusu işlemin hukuk ve usule uygun olmadığını öne sürmekte ve Danıştay Onikinci Dairesince verilen 8.12.2009 günlü E:2007/6660, K:2009/6762 sayılı kararın düzeltilerek Mahkeme kararının bozulmasını istemektedir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen nedenler 2577 sayılı İdari Yargılama Kanununun 54.maddesinin (c) bendine uygun görüldüğünden Danıştay Onikinci Dairesinin 8.12.2009 günlü E:2007/6660, K:2009/6762 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek uyuşmazlığın esası yeniden incelendi; T.C. Anayasası'nın 129. maddesinde yer alan uyarma ve kınama cezaları dışında disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağına ilişkin düzenleme 5982 sayılı Kanun'un 13/3. maddesi ile disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağı şeklinde değiştirilmiştir. 25.2.2011 günlü, 27857 sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 113. maddesi ile 657 sayılı Kanun'un 135. maddesi "Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.

Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir." şeklinde değiştirilmiş, aynı kanunun 117. maddesi ile de, uyarma ve kınama cezalarına karşı 7 gün içinde itiraz edilebileceğini, itiraz edilmeyen veya itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğunu ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamayacağını düzenleyen 657 sayılı Kanunun 136. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Davanın açıldığı ve temyize konu kararın verildiği tarihte uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu kapalı olmakla birlikte, yukarıda yer verilen Anayasa ve yasa değişiklikleri uyarınca uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu açılmış olup, İdare Mahkemesince yeni oluşan hukuki durum gereği dava konusu uyarma cezası hakkında işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz talebinin kabulü ile Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 11.7.2007 günlü, E:2007/437, K.2007/1712 sayılı kararının İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 1.7.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.